Bloglar butik oldu

Başta takipçilerine haber ve tavsiye veren, yorumlarını paylaşan moda blogger’ları artık gardıroplarını da paylaşıma açtı. Kimi taşınacağı için, kimi gardırobunda yeni kıyafetlere yer açmak, kimi de takipçileri istediği için kıyafetlerini satışa çıkarıyor

Bloglar butik oldu

Moda blogları önceleri sadece moda tutkunlarının görüşlerini aktardıkları mecralardı. Bir de moda dünyasından bazı haberler olurdu bu bloglarda. Daha sonra bu yazıların arkasındaki insanlar her gün giydikleri kıyafetlerin fotoğraflarını da okuyucularıyla paylaşmaya başladılar.
Her gün giydiği kıyafetlerle fotoğraf çektirip bunları takipçileriyle paylaşan blogger’ların adreslerini daha cazip hale getirdikleri kesin. Ama görünen o ki; blog dünyasında yapılacak yeniliklerin sonu yok. Yüzlerce takipçileri olan, ne giydikleri merak edilen bu kızlar artık gardıroplarını okuyucularıyla paylaşıyor.
Bazen açık artırma yöntemiyle, bazen de belirlenen bir fiyat üzerinden yapılan satışların dışında, takas yaparak birbirleriyle kıyafet, aksesuar değiştiren moda tutkunları da var. Kimisi taşınacağı için yükünü azaltmak istiyor kimisi de gardırobunda yenilere yer açmak için. Bazıları ise sadece sıkıldığı için satıyor.
Bloglardan bu eşyaları satın alan insanlar da zaten zevkine güvendikleri blogger’ın kıyafetlerini aldıkları için zaman kaybetmemiş oluyorlar. Üstelik eşyalar ikinci el olduğu için fiyatları da çok uçuk değil.


“En çok ayakkabı, çanta, tişört, elbise gibi az riskli ürünler tercih ediliyor”
“Sıkıldım Satıyorum”, bir arkadaşımın “Bu kadar alışveriş yapma; artık altın al, dolar al. Bu paralar geri gelmez” demesiyle başladı. Aynı gece tüm giymediğim, sıkıldığım, aylardır dolapta etiketleriyle bana bakan, mutsuz ve sahibini isteyen elbiselerimin fotoğraflarını çekip blog’umu yarattım. Böylece sıkıldıklarım altın gibi değerleniyor ve sosyal bir ortamın kapıları aralanıyordu. Sonrasında Gittigidiyor.com ve Sahibinden.com’da ikinci el satanlar gibi bu iş büyüdü. Vintage modasının yükselişi ve maddi krizin cep boşalttığı o günler yükseliş dönemimiz oldu. “Benim ürünlerimi sat” diyen insanları da bir senedir teşvik ederek onlara da blog açtırıyorum. En çok ayakkabı, çanta, tişört, elbise gibi az riskli ürünler tercih ediliyor. Ölçüler soruluyor, giyilme durumları, defoları belirtiliyor. Her şey oldukça şeffaf. Ben ve benim gibi 90’a yakın blogger (ki hepsi Türkiye’de Garage Sale bünyesinde entry giriyor) şu anda eskilerini paraya dönüştürüyor ya da geçenlerde yaptığımız gibi takas kabul ediyor. Çünkü birincil amaç mutsuz oldukları eşyaları evlerinden uzaklaştırmak.
“Dolandırıyorlar mı?’ sorusu silindi”
Bazı eşyaları satarken bir titreme geliyor ama anında gidiyor. Çünkü oraya koyduklarım bir daha giyilmeyen ve kullanılmayan ürünler oluyor. Arada yardım için eşya topladığım da oluyor. Son olarak Acil İhtiyaç Projesi’ne hem kendimin hem de birkaç blogger arkadaşımın gönderdiklerini bağışladık. Şu an geldiğimiz nokta oldukça tatmin edici. Çünkü eskisi kadar internetten almaktan korkan bir kalabalıkla uğraşmıyoruz. İnsanların kafasından “Dolandırıyorlar mı?” sorusu silindi.
Güvenin ne kadar önemli bir his olduğunu o zaman anlıyorsunuz. 14 ayda toplam 162.000 izleyiciye ulaştım 307 kişi ise düzenli izleyicim. Bu skorla 10-20 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Blog Ödülleri 2010 (BÖ!2010) da kişisel kategoride “Sıkıldım Satıyorum” da oylamaya sunulacak. Şu an en büyük sevincim ben ve benim gibi vitrin temalı ikinci el blogu olan arkadaşlarımın da bu kategoride yarışıyor olması.




FERHAN TALİB
“Kıyafetlerimi satma fikri benden değil izleyicilerimden geldi”

Üzerimdeki tişörtü beğenip almak isteyen bir takipçimin ısrarlarına dayanamayıp tişörtümü satmam ile başladı bu macera. ‘’Devamı nasıl geldi?’’ derseniz orası daha komplike. Bir süreliğine yurtdışında yaşama planım var ve ne yazık ki sahip olduğum tüm kıyafetleri yanımda götürmem mümkün değil. Çok severek aldığım parçaları da değerini bilemeyecek kişilere vermek istemediğimden onları sevecek kişileri bulmaya çalışıyorum. İlgi beklediğimden daha yoğun oldu. Her parça ile vedalaşıyorum ve onları yeni sahiplerini de en az beni ettikleri kadar mutlu ve güzel hissettirmeleri konusunda tembihliyorum. iconjane.com


MODA CADISI
“Dolabımdakilere daha fazla ilgi görecekleri yeni evler bulmak en büyük motivasyonum”

“Giydiklerini nereden aldın? Biz de bulabilir miyiz?” gibi sorular gelmeye başladı. Alışverişi seven, dolabında giyilmeyen ve yeterince değer görmeyen parçaları bulunan biri olarak “Acaba dolabımdaki fazlaları okuyucularla paylaşsam mı?” diye bir düşünce oluştu. Hatta buna ilgi olur mu, okuyucular tarafından nasıl karşılanır diye önce nabzı ölçmek amaçlı bir anket yaptım. Sonunda bu düşüncenin pozitif karşılandığını gördüğüm için önce Gittigidiyor’dan ürünlerimi satmaya başladım. Daha sonraları buranın yükümlülükleri, zaman kısıtlamaları beni sıkınca, bir de bu olayı blog üzerinden yapsam ne olur diye denemek istedim. 2009 eylül ayından beri cadipazari.blogspot.com ve Gittigidiyor üzerinden satışlarımı devam ettiriyorum. İnternetten alışveriş ülkemizde hâlâ gelişmekte olan bir olgu olduğu için satışlar süper diyemem. Ben her türlü konuda alıcılara elimden gelen yardımı yapıyorum ve şimdiye kadar hiçbir sorun olmadı, herkes memnun kaldı. Bana maddi açıdan fazla bir getirisi yok ancak dolabımdakilere daha fazla ilgi görecekleri evler bulmak, ürün seçmek, fotoğraflamak ve benim imkanlarıma sahip olamayanlara biraz da olsa yardımcı olabilmek benim cadı pazarına devam etmem için en büyük motivasyonlarım. cadipazari.blogspot.com

“İtiraf ediyorum, satıp pişman olduklarım bile var!”
Eşyalarımı satmaya, yeni kıyafetlerimin artık dolabıma sığmadığını anladığım gün karar verdim. Eskiden her beğendiğini alan biriydim. Bir yerden başlamak lazımdı, ben de blogumda beni takip eden okuyucularımla paylaşmaya karar verdim. Gerçekten severek aldığım ama giymeye elimin gitmediği ya da benzeri olduğu için giymediğim şeyleri satıyorum. Yine de benim hakkını veremediğim bir parça bile olsa kıyafetlerimden kopmak zor oluyor. Her seferinde son anda vazgeçebilirim gibi geliyor ama, karşı taraf parasını ödeyince de geri dönüşü olmuyor. İtiraf ediyorum, satıp pişman olduklarım bile var! Sonuçta aldığımdan beri giymiyorum diye giymeyeceğim anlamına gelmiyor diye düşünen biriydim. Artık daha gerçekçi bakıyorum ve satıyorum!
zetsatiyor.blogspot.com

Satış yapan diğer blog’lar
http://www.mervenindolabi.blogspot.com/
http://aysegulsatiyor.blogspot.com/
http://www.stilpazari.com/
http://blogdakiseninolsun.blogspot.com/
http://aldimsatiyorum.blogspot.com/
http://mydepodukkan.blogspot.com/
http://sandiktanciciler.blogspot.com/
http://poshbutik.blogspot.com/
http://nevarsasatiyorumm.blogspot.com/
http://wardropshopping.blogspot.com/
http://jojeeesbazaar.blogspot.com/
http://kokoshkizlarindukkani.blogspot.com/

Bahçe biçimi değil, saç kesimiSilivri'de bir berberin müşterisinin saçını bahçe tırmığı ve makasıyla kesmesi ilginç görüntüler oluşturdu.Silivri Hacı Pervane caddesi üzerinde, uzun yıllardır berberlik yapan Samet Aydın, bir müşterisinin saçlarını bahçe tırmığı ve bahçe makasıyla kesti. Saç kesimi ilginç görüntüler oluşturdu.Müşterisinin saçlarının çok gür olduğunu belirten Aydın, “Müşterimizin saçları çok gür ve bonus kafa şeklindeydi. Bizde muziplik olsun diye bu şekilde kesmek istedik. Güzel de oldu. Bir arkadaşımızda bu anları kaydetti. Müşterimiz çayını yudumlarken bizde işimizi yaptık” dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber