‘Brecht peşimi hiç bırakmadı’

Genco Erkal ile Tülay Günal’ın rol aldıkları “Ben Bertolt Brecht” ünlü yazarın eserlerinden uyarlanmış bir kabare

‘Brecht peşimi hiç bırakmadı’

Dostlar Tiyatrosu’nun yeni oyunu “Ben Bertolt Brecht”... Brecht’in şiir, şarkı ve öykülerinden uyarlanmış müzikli bir kabare. Brecht kendini anlatıyor. Tabii kendini anlatırken başka konulara ve insanlara da dokunuyor; dünya düzeni, insan ilişkileri, savaşlar ve kadınlar... Özellikle de hayat kadınlarını, yaşadıklarını, toplumdaki yerini ele alıyor. Genco Erkal’ın uyarladığı oyuna, Kurt Weill, Hans Eissler, Paul Dessau ve Sarper Özsan’ın müzikleri eşlik ediyor. Tülay Günal ve Genco Erkal’ın rol aldıkları oyunda, piyanist Yiğit Özatalay da sahnede şarkıları canlı yorumlayacak.

Birlikte oynadıkları ilk oyun “Simyacı”

Henüz oyunun provalarının sürdüğü bir zamanda, Muammer Karaca Tiyatrosu’nda bir araya geldik Erkal ve Günal’la. Sahnede hummalı bir çalışma... Tülay Günal bir sandalyede oturmuş piyano eşliğinde şarkısını söylüyor. Şahane bir sesi ve yorumu var. Şarkı bitiyor; usta yönetmen-oyuncu Genco Erkal ve Tülay Günal’la sohbetimiz başlıyor. Meğer birlikte ilk çalışmaları değilmiş. Mehmet Ulusoy’un yönettiği “Simyacı”ymış ilk oyunları. Erkal’ın önerisiyle, Brecht’le Kurt Weill’i buluşturan oyunda oynamak bir ‘zevk’ olmuş Günal için. “Brecht zaten sevdiğim bir yazar ama Kurt Weill şarkılarını söylemek üniversiteden beri hayalimdi” diyen oyuncunun caza olan yatkınlığından bahsetti Erkal. Uzun yıllar caz söylemiş. Ama asıl gönlünde yatan tiyatro olunca her şeyi bırakıp Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’na gitmiş. İçindeki şarkı söyleme isteğine iyi gelense müzikaller olmuş...
“Peşimi bırakmayan yazarlar var. O yazarlardan biri de Brecht” diyor Genco Erkal: “Düşünce şekli Brecht’i benim için farklı kılar. Dünyaya ve tiyatroya olan bakış açısından çok etkilendim. Politik tiyatro yapmayı seçmem, ‘60’lı yıllarda Bertolt Brecht ve Nazım Hikmet’le tanışmamla oldu. Bu iki yazar ve bir de Aziz Nesin’le öncelikle kafa birliğimiz var. Dünyayı yorumlayış biçimi olarak aynı bakıyoruz. Brecht bu yazarlar içinde en önde geleni, çünkü tiyatro kuramı yol göstericiydi benim için. Tiyatrocu olarak, politik tiyatronun nasıl yapılacağı konusunda kuramı olan bir yazar. Bir ara ülkemizde katı ve bağnaz Brecht’çiler vardı. Tabii biz hiçbir zaman bağnaz Brecht’çi olmadık. Brecht’ten çok şey aldık ve geleneksel tiyatromuzun özellikleriyle harmanlayarak bize özgü bir Brecht’çi tiyatro yaratmaya çalıştık.”

Farklı zamanlarda yapılmış çeviriler

Farklı zamanlarda yapılmış çeviriler bir araya getiriliyor oyunda. Şiir ve öykü çevirileri A. Kadir, Ali Sait, Arif Gelen, Asım Bezirci, Can Yücel, Gülen Fındıklı, Hasan Kuruyazıcı, Sevgi Soysal ve Zehra İpşiroğlu’na ait. Şarkılar ise daha önce Kent Oyuncuları için “Üç Kuruşluk Opera”yı çeviren Tuncay Çavdar ile Genco Erkal tarafından dilimize çevrilmiş. Çevirenler farklı farklı olsa da hepsini tek tek elden geçirerek ortak bir dil oluşturmuş usta yönetmen. Oyun altı ay gibi bir zamanda hazırlanmış ama aslında
“Ben Bertolt Brecht”, 1978’den bu yana
birikenlerin ürünü. Dostlar Tiyatrosu’nun dördüncü Brecht yorumlaması. Ama öncekilerden farklı bir yorum.
Oyunun adından Brecht’in hayatından bir kesitmiş gibi algılansa da aslında oyuncular çeşitli konularda şarkılarla, şiirler ve anlatılarla söyleşiyor. Oyunda iki karakter yok, ‘karakterler’ var. Günal ve Erkal, sahnede kimi zaman yaşlı bir kadın, bir asker kimi zaman çocuk ya da bir erkek oluyor. Tülay Günal da sahnedeki kişinin sürekli değiştiğini ama temelde Brecht’in oyunlarındaki
o anlatıcı formunu koruduklarını söylüyor.

(Yazının tamamını Milliyet Sanat’ın mart sayısında bulabilirsiniz)

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber