Bu otobüs Çernobil’e gider!

Son yılların yükselen trendi Dark turizmi son günlerin en çok konuşulan dizisi “Chernobyl” ile yeniden gündemde. Peki nedir bu Dark turizmi ve acılara basmak neden ilgimizi çekiyor...

Bu otobüs Çernobil’e gider!

Çernobil nükleer santralindeki dört numaralı reaktör patladığında tarihler 26 Nisan 1986’yı gösteriyordu. Tarihin en büyük nükleer felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen patlamanın etkisi yıllar geçtikçe daha iyi anlaşıldı. Üzerinden 33 yıl geçtikten sonra bu büyük facia HBO’nun 5 bölümlük mini dizisi “Chernobyl” ile gündemde. Imdb’de 9,6’lık puanı olan dizi birkaç yıldır butik tur organizatörlerinin gözde destinasyonlarından olan Çernobil’e ziyaretleri daha da artırmış durumda. Çernobil’e tur düzenleyen SoloEast şirketi, 2019’daki rezervasyonlarda yüzde 40’a kadar bir artış olduğunu açıkladı. Chernobyl Tour yetkilileri de aynı şekilde bir artışı bildirdi. Dizi sonrası bölgeye yapılan tur taleplerinde yüzde 30 ila 40 arasında genel bir artış görülüyor. Biz de geçtiğimiz yıl “Say” isimli single’larına Çernobil’deki patlama sonrası hayalet şehre dönen Pripyat’ta klip çeken ilk müzik grubu olan Sıcak, DR TRAVEL’dan Fikret Atalay ve Gezgin Tayfa’dan Erkan Karaköse’yle son dönemlerin popüler lokasyonu Çernobil’i ve Dark turizm kavramını konuştuk.

Bu otobüs Çernobil’e gider

Türk rock grubundan ilk

Çernobil nükleer felaketinin ardından geçtiğimiz yıl burada “Say” adlı single’larına klip çekerek bir ilke imza atan Sıcak üyelerinin Eren Özsan imzalı klipleri uluslararası yedi film festivalinde gösterildi. 2015 yılında Kemal Çetkin, Taner Öztonbul ve Altuğ Coşkun tarafından kurulan rock grubunun Çernobil’e ilgisi grubun solisti Kemal Çetkin’in bölgeye turist olarak gitme isteğiyle başlamış. Grup şarkılarını tamamladıktan sonra buranın dokusunun şarkılarını tamamladığını düşünerek Çernobil’de klip çekmeye karar vermiş. Grup çekim zamanına kadar geçen sürede Çernobil ile ilgili tüm kitapları ve dökümanları okumuş. Grubun davulcusu Taner Öztonbul ön bilgi için Çernobil’i ziyaret etmiş ve yönetmen Eren Özsan ile tura katılıp çekim yapılacak alanları belirlemişler. Grubun solisti Kemal Çetkin yolculuklarını “Özel izinler aldık. Dokuya uygun kıyafet ve müzik aletleri provamız oldu. Ayrıca bölgenin neresinde ne kadar radyasyon olduğu, nelere dikkat etmemiz gerektiği, toprak ve metal yapılarla ilgili ne kadar temasta olmamız gerektiği ve soğuktan korunma yolları hakkında ön çalışmalar yaptık. Bu işlerin bir kısmını Kiev’de bağlantı kurduğumuz Go2Chernobyle tur şirketiyle hallettik” sözleriyle anlatıyor.

Botlar çöpe

Yaklaşık iki saatlik bir yolculuğun ardından Kiev’den Çernobil’e giriş noktasında askeri bir kapı önünde durdurulan grup üyelerinin seyahat ettiği aracın içi tamamen arandıktan sonra geçiş izni alarak Çernobil’de yer alan bir otele yerleşilmiş. Gitarist Altuğ Coşkun, “Çekimlerin ilk günü Çernobil’deki Radar İstasyonu, Kinder Garden ve Memorial’da çekimlerimizi yaptık. Memorial çekimlerini gece ortalama -15 derecede yapmak bizi bir hayli zorladı. Tüm bölgenin karlar altında olması ortama rahatsız edici bir rahatlık katıyordu” diyor. Çekimlerin ikinci günü Pripyat’a giden Sıcak grubu tüm girişleri askeriye tarafından denetlenen şehirde doğanın kendi gücüne tanık olmuş. “Tüm binaların etrafı ağaçlar tarafından kuşatılmış ve bazı binalar zorlukla seçiliyordu” diye ifade ediyor gördüklerini Taner Öztonbul. Sıcak grubunun üyeleri soğuktan korunmak için kimyasal kömür tozu kullanmış ve oldukça da sıkı giyinmiş. Çernobil askeri çıkış kontrol noktasında bir makinenin içine girip üzerinizde radyasyon olup olmadığı tespit ediliyor. Sıcak grubunun üyeleri yine de Kiev’e döndüklerinde botlarını çöpe atmış. Çernobil ve Pripyat’ta birkaç saatten fazla zaman geçirdiğinizde boğazınızda metalik bir tat ve gıcık oluştuğunu belirten grup üyeleri hassas olanları uyarıyor. Sıcak, felaket bölgesine tanık olmalarının müzikal yaşamlarına yansığdını “Bunlar şarkılarımızın içinde şifrelenmiş bir şekilde dinleyicileri bekliyor” sözleriyle ifade ediyor.

Yükselen trend Dark turizmi

Fotoğrafçıların gözdesi

“Dark turizmini kısaca hüzün turizmi diye tanımlayabilirim. Bir mozoleyi ziyaret de bu kapsamda” diye anlatıyor DR Travel’dan Fikret Atalay.

Atalay, Dark turizminin trend olmasını insanların böyle bir felaketin sonuçlarını merak etmelerine bağlıyor ve ekliyor: “Bu turlarda bir artış olmasına rağmen, insanlar hâlâ radyasyondan çekindiklerinden temkinli yaklaşıyorlar. Bu turlar özellikle fotoğraf meraklıların ilgisini çekiyor.”

DR Travel’ın Kiev’den hareketle başlayan Çernobil turunda 25’inci radyasyon, kimyasal madde ve bakteri güvenliği ekibinin karargahı, yasak bölgenin resmi girişlerinden olan Dyttky kontrol noktası, terk edilmiş ev ve ahırlarıyla Zalissya Köyü, Kızıl Orman, Pripyat Luna Parkı’nın dönme dolabı, ilk afet merkezi olarak kullanılan belediye binası, Çernobil nükleer santrali ve lahit, 1986’da arındırma sürecinde kullanılan araç ve robot örneklerinin yanı sıra pek çok nokta görülebiliyor.

Bu otobüs Çernobil’e gider

Sadece günlük turlar

Gezgin Tayfa’dan Erkan Karaköse Dark Turizmi “İnsanlık üzerinde etkileri olan, duygusal kayıpların yaşandığı yerlerin ziyaretidir. 20. yy’ın ikinci yarısından itibaren yapılmaya başlanan bu turlara, 1996’dan sonra Dark Turizm denilmeye başlandı. Çanakkale Şehitleri Gezisi ya da Anıtkabir Gezisi buna örnek olabilir” şeklinde ifade ediyor.

Çernobil turlarıyla ilgilenenler Kiev’den düzenlenen günlük turlara katılabilir. Turlar İngilizce düzenleniyor ve belli sertifikası olan acenteler turları organize ediyor. Yaz aylarında bile Çernobil’e kısa kollu kıyafetler ve şortla girmek yasak. Çernobil turuna katıldığınızda pasaportunuzun da mutlaka yanınızda olması gerekiyor.

Çernobil turlarında radyasyondan dolayı sadece günlük tura katılabiliyorsunuz. Karaköse: “Biz Kiev’de konaklayıp Çernobil’e günübirlik tur düzenliyoruz. Türkiye’den uçak, otel, turlar ve girişler dahil olmak üzere, sezonuna göre 400 - 600 euro civarında bir maliyeti var” sözleriyle Çernobil deneyimi yaşamak isteyenleri bilgilendiriyor.

Notlar:

Gezilen yerlerde objelere dokunmak kesinlikle yasak. Sokakta bulunan direkler, banklar yani aklınıza gelebilecek her türlü nesneye dokunmak yasak. Yanınızda getirdiğiniz yiyecekleri açıkta yemek, sokaklarda göreceğiniz hayvanlara dokunmak, bir yere oturmak ya da çantanızı yere koymak yasak. Yine yoğun radyasyon nedeniyle birçok binanın içine girmek de yasak.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber