“Bu projeyle İstanbul’a borcumu ödemek istedim”

Milliyet’in deneyimli foto-muhabirlerinden Ercan Arslan’ın “Şimdi Fotoğraf Zamanı” isimli programı World Travel Channel’da başladı

“Bu projeyle İstanbul’a borcumu ödemek istedim”

Onu tanıyanlar bilir, ailesi dışında iki şeye tutkuyla bağlıdır; fotoğraf ve İstanbul. Şimdilerde bu iki tutkusunu bir araya getiren projesi için hiç olmadığı kadar heyecanlı. Ercan Arslan çarşambaları 21.00’de World Travel Channel’da yayımlanan“Şimdi Fotoğraf Zamanı” isimli programında İstanbul’a dair söyleyecek sözü olan, fotoğrafa gönül vermiş isimleri ağırlıyor. Onlarla onların İstanbul’unda buluşuyor. Birlikte fotoğraf çekip şehrin dününü, bugününü ve yarınını konuşuyorlar. Yakında projenin bir kitabı ve sergisi de olacak. Açık artırmayla satılacak olan fotoğrafların geliri kız çocuklarının eğitimine gidecek. Projenin ayrıntılarını konuşmak üzere önce Eminönü’ne sonra vaktiyle eğitim gördüğü, şimdilerde de ders verdiği Mimar Sinan’a gidiyoruz. Hep “Ben hayata vizörün arkasından bakıyorum” diyen Arslan’a soruyorum, “Bu proje için kameranın önüne geçmiş olmak durumu değiştirdi mi?” Gülümsüyor; “Vaziyet hala aynı”. Röportaja ikimize de en çok sorulan iki soruya yanıt vererek başlamak istiyoruz; evet, soyadımızda ‘r’ var ve pek çok kişiyi amca-yeğeniz diye kandırmış olsak da, hayır aslında akraba değiliz.

Nasıl doğdu bu program fikri?

Kanalın yayın yönetmeni Şule Bekrioğlu’nun “Ben karlı İstiklal fotoğrafı çok severim” dediği sırada o ortamda bulunan arkadaşım Aslı (Öktener) “Bizim Ercan’ın da böyle fotoğrafları var” demiş. Bunun üzerine buluştuk. Sonrasında bu program doğdu.

Ne hedefliyorsunuz bu programla?

İstanbul’a borcumu biraz olsun ödemek istedim. İstanbul kabul eder, etmez, bilmiyorum (gülüyor). Herkes “İstanbul dünyanın en güzel şehri” diyor ama kimse turist gibi bile gezmiyor şehri.

Foto-muhabirliği ve televizyonculuk arasında nasıl bir fark varmış?

Foto-muhabirliğinde orkestra şefi sensin. Televizyon ise bir takım işi.

Sıradaki bölümlerde kimler var?

Haftaya Ara Güler var. Bu hafta Sinan Genim’i çekeceğiz. Sırada Kamil Fırat ve Kezban Arca Batıbeki var. Başlarken kafamdaki üçgenin üç noktasında Ara Güler, Orhan Pamuk ve Nuri Bilge Ceylan duruyordu. Ara Güler’i çektik. Orhan Pamuk şimdi romanı üzerinde çalışıyormuş. Daha uygun bir zamanda yapacağız sanırım. Nuri Bilge Ceylan’a da henüz iletmedik teklifimizi.

Çekimde rotayı siz mi çiziyorsunuz?

Evet. Ahmet Ümit’i İstanbul Hatırası romanından yola çıkarak Sarayburnu, Ayasofya, Çemberlitaş ve kara surlarında çektik. Coşkun Aral’la Taksim’de 1 Mayıs’ı çektik. Zülfü Livaneli’yle Beyazıt Kulesi’ne çıktık. Parkurları genelde Süleymaniye’de kuru fasülye yiyerek bitiriyoruz.

Konuklaınızı evlerini açmaya nasıl ikna ediyorsunuz?

Çoğuyla aramızda maddi karşılığı olmayan bir ilişki var. Beni yalnız bırakmıyorlar, sağolsunlar. Evde biri mutlaka o kişi hakkında bir şey söylesin istiyorum. Ahmet Ümit’in eşi Vildan hanımın “Ahmet çok iyi çiğ köfte yapar” demesi benim için çok önemli.

Çekimlerde komik anlar yaşanıyor mu?

Ara Güler gibi asabi bir adama o parkuru tamamlatmak kolay değil. Birlikte tramvaya bindik, Haccopulo Pasajı’na gittik. Karaköy’den motorla karşıya geçtik. Korktuğu için uçağa binmez. Motordan da en az uçak kadar korktu. Biz de nasibimizi aldık Ara Güler’in meşhur küfürlerinden. Arkamdan “Bizi perişan etti oğlan” demiş (gülüyor).

“Bu projeyle İstanbul’a borcumu ödemek istedim”

“Fotoğrafta arka plana ne koyulduğu çok önemli. Arka plana Süleymaniye’yi koymak demek Mimar Sinan’a selam çakmak demek, ‘Hoca sağol, sayende fotoğraf güzel oldu’ demektir.”

“Bu projeyle İstanbul’a borcumu ödemek istedim”

“Zülfü Livaneli’yi Serenad romanından, Ahmet Ümit’i İstanbul Hatırası romanından yola çıkarak belirlediğimiz yerlerde çektik.”

“Bu projeyle İstanbul’a borcumu ödemek istedim”

“Galata Köprüsü’nde fotoğraf da çekilir, üçkağıtçılık da yapılır”

Konuklarınıza İstanbul’un onlar için özel olan yerleri soruyorsunuz. Sizin için neresi özel?

Galata Köprüsü. Şehrin stratejik noktalarından biri. Bütün uygarlıkları görebiliyorsun; Helenistik dönem, Bizans, Roma, Osmanlı, Cumhuriyet... Alttan geçen teknoloji de gelecekle ilgili bir fikir veriyor. Köprüyü, Kız Kulesi’ni görünüyor. Galata Köprüsü’nden İstanbul’un neresine istersen ulaşabilirsin. İki yakayı birleştirme misyonu da var. Burada roman da yazılır, fotoğraf da çekilir, üçkağıtçılık da yapılır.

22 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber