"Cahil Periler kalıplarımı kırdı"

Koray Candemir Türkiye’nin genç "yükselen değerlerinden". İlk sinema filmi "Cahil Periler" hâlâ gösterimde. Grubundan ayrı yaptığı ilk albümü "Sade" de bu hafta sonu piyasada olacak. Candemir hem müzik hem de sinema tecrübesinin "mutlu hayatında" kendisine çok şey öğrettiğini söylüyor

"Cahil Periler  kalıplarımı kırdı"

‘Hayranlarım oturduğum apartmandaki asansöre isimlerini yazıyorlar’
"Cahil Periler kalıplarımı kırdı"

Koray Candemir Türkiye’nin genç "yükselen değerlerinden". İlk sinema filmi "Cahil Periler" hâlâ gösterimde. Grubundan ayrı yaptığı ilk albümü "Sade" de bu hafta sonu piyasada olacak. Candemir hem müzik hem de sinema tecrübesinin "mutlu hayatında" kendisine çok şey öğrettiğini söylüyor

Mefaret Aktaş

Kargo’yla verdiğiniz röportajlarda hep, bir arada olmayı seven bir grup gibiydiniz. Ama ben aslında öyle bir grup olmadığınızı düşünüyordum. Siz iyi arkadaş olduğunuz için mi müzik yapmaya başlamıştınız, yoksa müzik yaptığınız için mi arkadaştınız?
Doğrusunu söylemek gerekirse ikincisi. Biz aslında müzik yapmak için bir araya gelmiş adamlarız. Yani okuldan başlayan bir beraberlik değil bu. Profesyonelce müzik yapmak, konser vermek, albüm çıkarmak için bir araya geldik.

Artık solo çalıştığınız için durum değişti ama Kargo, yaptığı müzik itibariyle, albümleri zor satacak gruplar arasındaydı. Türkiye’deki büyük plak şirketlerinin sizin gibi gruplara neden yatırım yaptığını merak ediyorum.
Buna biraz kendini beğenmiş bir cevap verebilirim. Bence biz çok değerli bir gruptuk. Ticari açıdan zordu ama biz her zaman masrafımızı kurtarıyorduk. Para kazandırdığımız oldu yani. Birazcık prestij işiydi bu şirket için. Özellikle Raks zamanı. O zaman Raks’tan hiçbir rock grubu albüm yapmamıştı. Biz onların prestij grubuyduk. O zamanki patronumuz "Aslanlarım Kargo" falan diye takılıyordu. Onun için satış önemli değildi. Getirdiği ses önemliydi.

Ölümcül bir trafik kazası
Toplamda kaç albüm sattınız?
Hemen söyleyeyim. Biz "best of" dahil beş albüm yaptık. Her albüm yüz bin civarı sattı.

Bu albümden nasıl bir satış bekliyorsunuz?
Bilmiyorum ki...

Bir şey bekliyor musunuz?
Bekliyorum tabii. Ya, esasında büyük şeyler yapmak istiyorum. Benim bir hayalim var. İleride bir plak şirketi kurup güzel prodüksiyonlar yapmak istiyorum. Çünkü biz Kargo olarak gerçekten bu sektörde çok tecrübe edindik.

Kötü şeyler yaşadınız mı?
Evet. Çok acayip şeyler yaşadık. Mesela ikinci albümümüz çıktı, ilk haftadan çok inanılmaz bir satış yaptı. Turne teklifi geldi. Turne onaylanınca konser almadık, turneye çıktık, turne iflas etti. Turneyi düzenleyenin ismini vermeyeyim, hala olaydır çünkü, 25 konser için yola çıkıp dört konser verebildik. Ulusoy otobüsüyle turluyorduk. Turne elimizde patladıktan sonra, bir gittik otobüse, otobüs değişmiş. Dökülen bir otobüs, şoför ve karısı, ailesi falan beraber seyahat ediyoruz.
O otobüsle çok korkunç, ölümcül bir kaza atlattık. Hayata bakışımız değişti. İçimizde sakladığımız, bastırdığımız, hakkımızın yendiği olaylar vardı. Bu olayla birlikte patladı her şey. Döner dönmez Kadıköy’de bir stüdyo kiraladık. Beş ay sabah on akşam sekiz stüdyoya girip "Yalnızlık Mevsimi"ni yaptık. Yani böyle bir albüm çıktı sonunda.

"Sade"de bir karamsarlık var. Ama siz "mutlu ve huzurlu" biri gibisiniz. Bu parçalar sıkıcı bir dönemde mi yazıldı?
Aslında hayır. Karamsar değil. Yalnızca eve kapanıp kendimle çok iç içe olduğum bir dönemde yazıldılar.

Ferzan çok sıcak davrandı
Mesela "Gördüklerimden sonra yaşamak hiç eskisi gibi olmaz"...
Bu aslında pozitif bir şarkı. Gördüklerimin ardından her şey daha iyi olacak gibi...

Peki "Dinlerin arasında sıkışmış insanlarla, yalvarırken Tanrı’ya inancım kaldıysa"... Ne demek?
Bugün dünyada olup bitene bakın. İnsanlar gerçekten dinler arasında sıkışıp kalmış. Oysa bence Tanrı bir, tek. Ben bütün insanların bir araya gelip Tanrı’yı oluşturduğuna inanıyorum.

Sizin en sevdiğiniz parçalar hangileri?
"Kuyunun Dibinde", "Sade" ve "İçini Dök".

İlk kez bir klibinizi gördüğünüzde nasıl hissettiniz?
İlki "Yüzleşme"nin klibiydi. Onu ilk gördüğümde çok iyi şeyler hissetmemiştim açıkçası. Ama "Son Defa"nın klibiyle bir anda girdiğim her yerde tanınmaya başladım. O klip Kargo için çok özeldir. Ama bana asıl, albüm çıkmadan önce evimde, televizyonda izlediğim adamlarla, oturup muhabbet etmek absürd geliyordu.

Siz arada, bir de "Cahil Perileröde oynadınız...
"Harem Suare" ve "Hamam"ı izlemiştim sadece. Herhalde Ferzan (Özpetek) beni televizyonda görüp kafasına yazmış. Gittim, konuştuk. O "yapalım" deyince bu kez ben heyecanlandım. Senaryo İtalyanca. Tırstım önce açıkçası. Ama ben bir şeyin güzel olacağına inanırsam direkt giderim. Gözüm karadır. Gittim Roma’ya. Ferzan çok sıcak davrandı. 25 gün kaldım toplam. O tecrübenin faydalarını gördüm hep yaptığım işte. Yeni klibimde mesela... Keşke güzel bir sinema filmi olsa da oynasam.

Emir gibi maceracı değilim
Filmde Serra Yılmaz sizin "geçmişinde işkence görüp, Türkiye’yi terk etmiş ablanız" rolünde. Sizin yakın çevrenizde böyle insanlar var mı? Böyle şeyler hayatınıza yakın mı?
Yok. Zaten oradaki Emir rolü bana çok uzak. O gezgin bir Türk genci gibi. Ben böyle yaşayan, maceracı bir insan değilim.

Siz çok mutlu bir çocukluk mu geçirdiniz?
Evet güzel yaşadım, ailem her zaman destek oldu. Hayat anlamında tırnaklarımla falan kazımadım ama iş anlamında böyle diyebilirim. Gerçekten Kargo ile çok şey yaşadık.

Kiminle tanışmak heyecanlandırır sizi?
Mazhar Alanson gibi, tanışıp, muhabbet etmeyi çok istediklerim var. Yurtdışında da Bono’yla oturup konuşmak isterdim herhalde.

Türkiye’de en çok kimin canlı performansını izlemeyi seviyorsunuz?
Çok güzel soru. Bülent Ortaçgil, MFÖ ve Erkan Oğur. Kendi kuşağımdan aklıma gelmiyor.

Bizim kuşağımızın kendine örnek alacak rol modeli olmadı pek. Siz birini örnek aldınız mı?
Katılıyorum. Bizim kuşağın yok. Bana göre biz öncü birlik oluyoruz. Biz kırk yaşına geldiğimizde çok daha farklı olacak, özellikle müzik piyasası. Müzikten çok fazla anlayan yok müzik piyasasında. 80’lerde hiçbir şey yok zaten. O dönemde bir şey olmadığı için doksanlarda ancak bir şeyler çıktı. Düşünsene biz bile öncü gruplardan biri olduk. 1996’da çıktı ilk albüm. Öncü gruplardan biri olduk. 1996 yılında! Aradaki 15 sene kayıp zaten.

"Gay’lerin bana karşı ilgisi yeni değil..."
"Bazı gece kulüplerinde erkekler ‘Seni çok beğeniyorum, tanışmak istiyorum’ gibi şeyler söyleyince anladım gay ikonu olduğumu. Bu durumu çok garipsemiyorum, normal geliyor"

"Cahil Perileröden sonra gay hayranlarınızın sayısı arttı, değil mi?
Yeni değil! (Gülüyor) İlk klibimiz "Yüzleşme" ile başladı. Suratıma ağır bir makyaj yaptılar. Ben yapılırken görmedim. Odaya girenler bir acayip bakıyorlardı bana. Makyaj bitince tuvalete gittim. Aynada "Aman Tanrım bu ben değilim ki" oldum. "Merak etme, öyle gözükmeyecek" dediler. Öyle gözüktü! Sonra başladı ufak tefek şeyler.

Hayranlarına mesafeli
Nasıl hissettiniz gay ikonu oluverdiğinizi?
Bazı yerlerde karşılaştım işte öyle tepkilerle. Gece kulüplerinde birileri gelip, bu beğenilerini ifade etti.

Nasıl belli ediyorlardı?
"Senin hayranınım. Konuşmak istiyorum, tanışmak istiyorum" gibi şeyler söylendi. Böyle şeyler geliyor başıma ama çok da garipsemiyorum. Normal geliyor.

Tabii çünkü "mutlu bir çocukluğunuz oldu"!
O kadar mutluyum ki! (Gülüyor.)

"Cahil Periler"in de etkisi oldu hayran kitlenizin bu şekilde değişmesinde herhalde...
Ferzan inanılmazdı. Ayrıca ortalık çok renkliydi. Çok eğlendim, çok komikti. Gay’lerle ilgili ne kalıbım varsa, her şeyi orada kırdım zaten.

Var mıydı?
Varmış! Farkında değildim. Ekiple alakalı. Ekipte gay’ler vardı. Onlarla tanışınca değişti. Buradaki gibi değil. Burada medyayla mı, öğrendiğimiz kalıplarla mı ilgili bilmiyorum ama ne olursa olsun bir kalıp var.

Sizin çok kız hayranınız da var. Onlar nasıl yaklaşıyor size?
Evimin kapısına gelip hediyeler bırakanlar, evin duvarlarını boyayanlar, binanın içindeki asansöre isimlerini yazanlar var.

Nasıl karşılıyorsunuz bunları?
Hem kapıcı hem ailem hem ben gülüyorduk. Hayranlarımla hafif mesafeli bir durumum var. Ama çok soğuk, uzak bir durum yok. Oturup konuşabiliriz tabii ki. Ama çok da fazla içli dışlı olmak istemem tabii ki. Çünkü tanımadığım birileri... Yani başka bir ortamda karşılaşsak farklı olur, oturup konuşabiliriz tabii.

Öykü’ye parça yaptı
Siz sunucu Öykü Serter’le birliktesiniz. Nasıl tanıştınız?
Barda tanıştık. Barda başlayan ilişkiler yürümez derler ama çok güzel yürüdü. Ben zaten Öykü’yü gördüm, direkt yanına gittim.

İkinizin kariyeri de şu anda yükselişe geçti. Birbirinizi nasıl etkiliyorsunuz?
Beraber olduğumuzdan beri birbirimizi yükseltiyoruz, ivmemiz yükseliyor. İnanılmaz bir diyalog olduğundan kaynaklanıyor herhalde.

Ona yaptığınız bir şarkı var mı?
Yaptım ama albüme koymadım. Öyle bir durum... Biraz yarım kaldı ama çok güzel bir şarkıydı. Koymak istiyordum albüme ama iyi ki de koymamışım. Böyle şeylerin özel kalması daha güzel. (Gülüyor) Olmadı n’apalım kısmetmiş!




CUMARTESİ


















Norm Ender başlattı, ünlü isimlerden destek yağdı‘Mekanın Sahibi’ şarkısıyla dikkat çeken rapçi Norm Ender, son günlerde artan orman yangınları üzerine bir kampanya başlattı

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber