Çeyrek asırlık DJ'in evinde tek albüm bile yok

DJ Suat Ateşdağlı: "İşimi eve getirmiyorum. Evde tek bir albümüm, plağım yoktur. Tüm arşivim ofisimde. Evde müzik dinlemek istemiyorum. Aklıma bile gelmiyor"

axcum021.jpg Ateşdağlı geçen hafta açılan Nişantaşı City's alışveriş merkezinin müzik danışmanı oldu. Burada çalan -kafeler ve restoranlar hariç- müziğe o karar veriyor. Ateşdağlı'nın isminin baş harfini taşıyan bir şirketi de var: S Music Design. Şirketiyle düğün, davet ve organizasyonlarda ses, ışık, DJ hizmeti sunuyor. DJ'in ilkini geçen yıl çıkardığı ve çok satan albümü "Bosphorus Night by Suat Ateşdağlı"nın ikincisi önümüzdeki ay piyasada olacak. Moda 29, Etiler 29, Çubuklu 29, Vaniköy 29, Plaza, Nick's, Havana, Reina... DJ'lik yaptığı kulüplerin listesi uzayıp gider. Suat Ateşdağlı 25 yıldır "gece kuşlarını" eğlendiriyor. Reina'nın, Adam&-Eve otelinin ve Gaja Restoran'ın müzik direktörlüğünü yapıyor. Koridorlarda ve mağazalarda çalan müzikten ben sorumluyum. Kafeler ve restoranlar kendi müziklerinden sorumlu. Alışveriş merkezindeki müzik performansı yaklaşık 14 saat sürüyor. Bunun sekiz saatinde iki DJ canlı olarak müzik yapıyor. 17.00-20.00 saatleri arasında ilk DJ, 20.00-21.00 arasında ikinci DJ geçiyor pikapların başına. Müziğin yanı sıra her saat başı ışık şov gerçekleştiriliyor. Yeni açılan Nişantaşı City's alışveriş merkezinin müzik danışmanısınız. "City's'te daha çok lounge ve jazzy house çalıyoruz" Daha çok lounge ve jazzy house çalıyoruz. Arada tempo hızlanıyor. 17.00-20.00 saatleri arasında okuldan çıkan gençler geliyor City's'e. Bu yüzden yabancı pop müzik ağırlıklı parçalar seçtik bu saat dilimi için. Neler çalıyor gün boyunca? Orada mağaza açacak markalara baktım, alışveriş merkezinin dekorasyonunu inceledim. City's yönetimiyle yaptığımız toplantılarda "Müşteri kitlesi kimler olur?", "Hangi saatler arasında, hangi yaştaki insanlar gelir?" gibi belli başlı sorulara cevap aradık. City's'de ne tür müzik çalacağınıza nasıl karar verdiniz? O yıllarda kimsenin heves ettiği bir meslek değildi. Uzun soluklu bir işmiş gibi görünmüyordu. Bense çocukluktan beri müzik dinlemeyi çok seviyordum. Yurtdışına çıktıklarında annem ve babamdan istediğim tek şey plaklardı. Odamda kulaklık takıp DJ taklidi yapıyordum. DJ olmaya 1983'te 16 yaşındayken heves ettim. Ailemin bir arkadaşları aracılığıyla Moda 29'un sahibi Metin Fadıllıoğlu'na ulaştım. "Burada çalışmak istiyorum" dedim. Fadıllıoğlu beni kulübe aldı ama hemen DJ'liğe başlamadım. Kulübe yedi-sekiz ay boyunca gidip geldim. DJ'i izledim, kulüpçülüğün nasıl olduğunu gördüm, boya bile yaptım. Alaylıyım yani ben. Siz bundan 25 yıl önce DJ olmaya karar verdiğinizde bu iş bugünkü kadar popüler miydi? İşimi eve getirmiyorum. Evde tek bir albümüm, plağım yoktur. Tüm arşivim ofisimde. Evde müzik dinlemek istemiyorum. Aklıma bile gelmiyor. Arkadaşlarım geliyor. Muhabbet ediyoruz. Maç izliyoruz. Fanatik Galatasaraylıyım. 2001-2004 tarihleri arasında Ultraslan'ın başkanlığını yaptım. Yıllardır müziğinizle gece hayatındakileri eğlendiriyorsunuz. Eve gittiğinizde ne yapıyorsunuz? Müziğe tahammülünüz kalıyor mu? "Shantel gibi dünya müziklerinin etkisiyle pop yapanlar moda" 2000 yazında Emre Ergani ile birlikte Bodrum Havana Club'da beach partisi konseptini başlattık. Bizden sonra beach partileri patladı. O yıllarda akşamüstleri içki sohbeti popülerdi Bodrum'da. Bir gün Ergani ile birlikte "Akşam saatlerinde müziğin sesini yükseltip Havana'yı dolduralım" dedik ve beach partileri çıktı ortaya. Son yıllarda dans etmek için gece kulüplerinin açılmasını beklemeye gerek kalmıyor. Bodrum, Çeşme gibi tatil beldelerindeki beach partilerinde "eller havaya" kalkıyor. Türkiye'de ilk beach partisini yaptığınızı söylüyorsunuz. 1970'ler ve 1980'ler modası, disko müziği trendi devam ediyor. Elektronik müzik daha çok öne çıkıyor. Bir de dünya müziklerinin etkisiyle pop yapanlar ilgi görüyor. Shantel gibi mesela. "Disco Partizani" albümü çok tuttu. 2008'de, gece hayatında müzik trendleri ne olacak? "Risk alır, kimsenin cesaret edemediği parçaları seçerim. İbrahim Tatlıses'i ilk ben çaldım" Aslında yok. Şarkıyı beğenirsem her parça girebilir bu kulübe. Risk almayı severim. Kimsenin çalmaya cesaret edemediği şarkıları seçerim. Mesela beş yıl önce İbrahim Tatlıses çaldım. "Herkes ne oluyor?" dedi ama sonra onlar da Tatlıses çalmaya başladı. Yedi yıldır Reina'nın müzik direktörüsünüz. Bu kulüpte "İmkanı yok çalamam" dediğiniz bir parça var mı? Reina'da çalan şarkıların yüzde 70'i yabancı yüzde 30'ü Türk. Mutlaka David Vendetta çalarız. Serdar Ortaç sanki Reina için yapıyor parçalarını. Kenan Doğulu da öyle. Son günlerin en hit şarkıları Elif Turan'ın "Büyüt İstersen"i, Sıla'nın "..Dan Sonra"sı, Shantel'in "Disco Partizani"si, Sami'nin "Hadi Hadi" remiksi ve DJ'imiz Yalçın'ın "Memleket" remiksi. Çaldığım her yer için geçerli bu: Benim için her gece yeni bir senaryodur. Gecenin yönetmeni benim. Filmi, geceyi yönetirim. Dinleyiciyi izlerim. Hangi parçalara tepki verdiğine dikkat ederim. Ona göre seçerim parçayı. Reina'daki havaya göre bazen gecenin ilk Türkçe parçasını 24.00'te bazen 03.00'te çalarım. Hangi şarkıcılar Reina'nın parça listesinin vazgeçilmezi? "Oğlum 3,5 yaşında rock albümü yaptı" O da meraklı müziğe. Babasına çekmiş. Müzik üzerine eğitim almak istiyor. Emir bundan yedi yıl önce, 3,5 yaşındayken Teoman prodüktörlüğünde bir albüm yapmıştı zaten. "Kral Benim" diye. Rock parçaları söylemişti. Bir oğlunuz var. Onun da sizin gibi DJ olma hayali var mı?

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber