Ekmek bulamıyorsanız böcek yiyin gari

Birleşmiş Milletler açlığa çözüm buldu: Alternatif protein kaynağı olarak böcek yiyin...

"Everybody Loves Raymond" öyle çok da güldüğüm bir dizi değil açıkçası ama bu sinek yiyen kız bölümünde koptum hakikaten. Raymond tabii ki abisini yeni kız arkadaşının sinek yediğine ikna edemedi. Sonra işte kızın evine gitti, yatak odasına bir girdi ki ne görsün: Yer gök kurbağa... "Hepimiz kurbağadan geldik" deyince kız, adam yatak odası penceresinden kaçtı. Komikti. Geçenlerde bir yabancı dizide esas adamın abisi yeni kız arkadaşını ailesiyle tanıştırdı. Ve kız, herkes mutfaktayken, Raymondın ona baktığını fark etmediği bir anda, havada yakaladığı sineği, hooop, ağzına atıverdi. Güney Kıbrısı çekirgeler istila etmiş. Güney Kıbrıslılara çekirgelerle baş edemiyorlarsa onları afiyetle yemeleri önerilmiş. Haberde çekirge yemekleri tarifleri de vardı. Ayaklarını koparıp ızgara yapın, iyice ezerek toz haline getirdikten sonra afiyetle yiyin falan gibi... Olmadı, haşlama yapıp üstüne yoğurt koyun ya da kızartıp çekirge çekirdeği gibi çitleyin ya da limonla deneyin; artık hangisi damak tadınıza ve çekirgeye uygun düşerse.İstilacı çekirgeler bir yana, bu esnada Birleşmiş Milletler tüm böceklerin alternatif protein kaynağı olarak kullanılması çağrısında bulundu. Böcek tüketimi, besin kaynaklarının sınırlı olduğu Afrikanın orta kesimlerinde açlık tehlikesine karşı iyi bir önlem olabilirmiş. Hem böcek yemek insanlara verdiği enerjinin yanı sıra çevre ve diğer hayvanlar için de yararlı oluyormuş. Üstelik böcek yemek yaygınlaşırsa bu böcekleri kadınlar ve çocuklar kolayca toplayıp pazarlarda satabilirlermiş ve para kazanırlarmış.Peki. Yani ne denir ki? Açlıktan ölmemek için böcek yemek zorundaysak eğer, ölmeyelim tabii, böcek yiyelim de... Ki ben aslında midesiz bir insanımdır; yani koyundu, danaydı, tavuktu yiyorsak, hamam böceklerini falan da, ne olacak, çıtır çıtır... Iyyy! Böcek ızgara, haşlama, kızartma... Saçmalamayın abi! Dünya böyle bir besin kıtlığıyla karşı karşıya değil ki. Gelişmiş ülkelerde ve hatta gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların çöp tenekelerinde bile dünyada hiç kimsenin açlıktan ölmemesini sağlayacak kadar besin var. Hal böyleyken, açlıktan ölmek istemiyorlarsa böcek yesinler demek, ne demek? "Çevreye ve diğer hayvanlara da yararlı" demek, ne demek?Afrikanın orta kesiminde yaşayan o insanlar, sırf fakirler diye, insan bile değiller mi? Haşere ilacı mı onlar? Bırakın gelişmiş ülkeler tarafından sömürüldüğü için aç olan insanlara yardım etmeyi, o insanların açlıklarından bile nasıl fayda sağlarız, açlığı bile nasıl sömürürüz diye mi düşüneceğiz artık? Üstelik absürd komedi niyetine de değil; bunu basbayağı bir çare, bir çıkar yol olarak göstermek... Ne demek? Birleşmiş Milletler böcek tüketimi artarsa soyu tükenmeye yüz tutan yabani hayvanların ve azalmakta olan balıkların da artacağını söylüyor. İnsan şunu merak ediyor: Diyelim Afrikalılar böcekleri yedi, böylece de yabani hayvanların ve balıkların sayısı arttı. O zaman bu sayısı artan yabani hayvanları ve balıkları kim yiyecek? Yine gelişmiş ülkelerde yaşayanlar! Mı?* * * "Everybody Loves Raymond"ın böcek yutan kızlı bölümü o kadar da komik değilmiş. Absürd olduğu için gülmüştüm ben. Ama o kadar absürd de değilmiş. Yani birileri size "Madem sineklerle mücadele edemiyorsunuz, yiyin onları" derse veya "Ekmek bulamıyorsanız, sinek yiyin gari" derse... O kadar komik olmaz, değil mi?Bu akşam ne yiyeceğiz anne?Tut şurdan üç-beş sinek, çorbasını yapalım evladım. Afrikalı açlar haşere ilacı mı? Para kazanıyorum. Evlenmek istemiyorum. Çocuk istemiyorum. Ben de kontraseksüelim. Ama sevgilimle birlikte yaşıyorum. O zaman kontraseksüel değilim. Kontraseksüel miyim, değil miyim, ben neyim? En iyisi ben yine depresyona gireyim. manik depresif köşe Yeni bir mevzu bulduk kendimize nihayet: Kontraseksüel. Para kazanan, evi olan, yalnız yaşamakla kalmayıp yalnız yaşamaya devam etmekte de kararlı olan, yani Bridget Jones gibi evlilik peşinde koşmayan, çoluk çocuk sahibi olma hayalleri kurmayan, ama elbette aşık da olan, ilişkiler de yaşayan kadınlar... Kontraseksüel kadınlar! Oooof of, kontraseksüel miyim neyim, ooof of Şimdi işte televoleler yakaladığına soracak: "Kontraseksüel misiniz acaba?" Bir süre yine metroseksüel tartışmalarında yaşanan kriz yaşanacak. Bazı modeller herhalde iyi bir şeydir, modern kadın imajı veririm diye ortaya atılacak: Kontraseksüelim. Çoğu kadın şu sondaki "seksüel"den fena halde gıcık kaparak "Kontraseksüel değilim, ben İzmirliyim" diyecek."Kim kontraseksüel, kim değil?", "Nasıl kontraseksüel olunur?", "Bir kontraseksüeli ayırt etmenin 15 yolu" yollu haberler... "Ne kadar kontraseksüelsiniz?" testleri... Oooof of yani, Gülşen misali; of ki ne of. Çok yorulacağız, çoooook. "Sex and the City"nin Samanthası kontraseksüellerin kraliçesi olarak kabul ediliyormuş efendim. Tek gecelik ilişkilerin kadını, nerede akşam orada sabah Samanthadan yola çıkarak yerli malı bir kontraseksüel bulmak hayli zor olduğundan, tıpkı "metroseksüel"de olduğu gibi "kontraseksüel"i de yerlileştireceğimiz muhakkak. Mesela "Omuz Omuza"da Pınar Altuğun canlandırdığı karakter... O yerli malı bir kontraseksüel olabilir pek ala. Ne alakası var, demeyin. Özcan Denizi, Berdan Mardiniyi metroseksüel ilan eden bir memlekette; evi, parası, kariyeri olan her bekar kadın da kontraseksüel olur mu olur. İdare edin tubakyol@yahoo.com Özcan Deniz metroseksüelse, Pınar Altuğ da kontraseksüel o zaman

14 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber