“Elimdekileri çiçeklendirmeye çalışıyorum”

“Akıllara Seza” filmiyle karşımıza çıkan Aslıhan Güner, “Yaşam bir serüven. Koşullar da değişken. ‘İyi ki’lerimi çoğaltmaya, elimdekilerin kıymetini bilip, onları çiçeklendirmeye çalışıyorum” diyor

“Elimdekileri çiçeklendirmeye çalışıyorum”

17 yıl önce başladığı yolcuğuna çok sayıda dizi ve film sığdırdı Aslıhan Güner... Şimdi dün vizyona giren “Akıllara Seza” ve önümüzdeki ay çekimlerine başlanacak “Kuzey Yıldızı”dizisiyle iki heyecanı birden yaşıyor. “Her karakterde yeni bir Aslıhan doğuyor içimde. Oyuncunun heybesi büyüktür, kolay kolay dolmaz. Öğrendiğim her şeyi oraya koyayım, üzerine ekleye ekleye gideyim istiyorum”  diyen oyuncuyla filmini konuşmak için buluştuk. Tam mekana adımımı attığım an, o da girdi içeri... Renkli bir elbise ve çiçeklerle toplattığı saçıyla... “İnsan kendini sevip, ışığından emin olursa güzel görünür”  cümlesini duyunca nasıl bu kadar güzel göründüğü anlam kazandı.

Yeni  filminiz “Akıllara Seza” ile karşımızdasınız. Nasıl bir hikayesi var?

Filmimizin hem romantik hem de komik bir hikayesi var. Yeşilçam gibi... O yüzden çok mutluyum. ‘90’ların da tadı var. Teknolojiyle henüz buluşmadığımız o yüzden her şeyin daha anlamlı olduğu bir dönemdi ‘90’lar. Filmde de onu yansıtmaya çalıştık. İzleyicinin seveceğini düşünüyorum. 20 yıl boyunca seven bir adamın hikayesi... Günümüzde zor bulunan bir şey; çok temiz ve saf duygularla sevmek. Hazır yaz dönemi; pozitif düşünmek ve hissetmek için güzel zamanlar, bu filmle daha da keyfimiz yerine gelecektir.

Canlandırdığınız Seza, hangi yönleriyle sizi çekmişti? Kendinizle benzerlik kurduğunuz yanları oldu mu?

Duygu yoğunluğu olan karakterleri canlandırmayı seviyorum. Seza’nın da inişleri çıkışları ve duyguları çok net, ne istediğini biliyor. Benim için her karakterin yüzümde bıraktığı mimikler önemli. Yani gözümü kapattığımda Seza’nın mutlu olduğu şeyler beni de mutlu etti. Ben de hislerimle yaşıyorum. Benim için hayatta her şey nettir ve hiç keşke demedim. Hayatımda hep ‘iyi ki’ler var. Ama bu, mükemmel sorunsuz bir hayatım oldu anlamına da gelmiyor. Her gün problemlerle uğraşıyorum; insanım sonuçta. Sadece karakter maskeleri taktığım tek yer oyunculuk. O şöhret maskesini hiç takmadım, istemedim. Olduğum gibi yaşamak, görünmek hep daha önemli geldi.

“Elimdekileri çiçeklendirmeye çalışıyorum”

Saf, temiz duygularla sevmek ve mutlu olmak... Bunu artık neden sadece filmlerde izliyoruz?

Zamanla ilgili, artık tüketim çok hızlı. Ve bu hız bizim fizyolojimize ve psikolojimize aykırı.  Oysa dünyanın en zengin insanının anına odaklanan ve onu yaşayan olduğu söylenir. Benim için mutluluğun anahtarı bugünü yaşamakta saklı. Çünkü geleceği bilmiyorsunuz, geçmiş artık geride kaldı. Elinizdeki tek şey, şu an. Evet, bir sürü sıkıntı var, uyarıcı var. Ama karşısına pozitif şeyler koyarak dengeyi sağlayabiliriz. Bu havanın güzel olması, bir kuşun sesini duymak da olabilir… İnsan olmak aslında o kadar karmaşık olmayı gerektirmiyor. Mutluluk dediğimiz şey içimizde ve küçük detaylarda gizli. Ben artık maddiyatla ilgili şeyleri sadece araç olarak görüyorum.

Yeni diziniz “Kuzey Yıldızı”nın çekimleri için Ordu’ya yerleşmeye hazırlanıyorsunuz bir yandan da...

Evet, önümüzdeki ay başlıyoruz. Bütün dikkatimi oraya verip, İstanbul’la ilişkimi kesmeyi planlıyorum. Şalvarımla, yemenimle  gezeceğim. Bir de zaten Karadeniz aşığıyım. Şive dersleri de almaya başladım. Bambaşka bir Aslıhan keşfedeceğim şimdi. Her oynadığım karakterde bir Aslıhan daha doğuyor içimden.  Bu biraz mesleğine aşık olmakla da ilgili. O beni besliyor. Hayattaki en büyük besinim işim. Oyuncunun heybesi büyüktür, kolay kolay dolmaz. Ben de öğrendiğim her şeyi oraya koyayım, üzerine ekleye ekleye gideyim istiyorum.

“Güzellik, kendini sevmektir”

Sosyal medyada takipçilerinizle sıkı bir bağınız var.  Sık sık bakım, makyaj ve dekorasyonla ilgili videolar da paylaşıyorsunuz. Bu bağlamda YouTube kanalı açmayı planlıyor musunuz?

 YouTube kanalı artık neredeyse herkesin var. Çok fazla istek geliyor ama sıcak bakmıyorum. Oyunculuğu her şeyin önüne koyuyorum.  Her şeyi yapmak doğru gelmiyor. Onların da benim bitkilerimi sevmesi, mesajlar atması güzel. Bunu paraya çevirmek beni mutlu etmez. Aldığım enerji yeterli geliyor.

İnsanın kendine yaptığı en büyük yatırım nedir sizce?

Bence olabildiğince okumak ve öğrenmek. Bazen kendini yetersiz hissettiğin bir yerde okuduğun tek satır, o karanlıkta elini tutuyor, ışık oluyor. O yüzden kitaplarla bağım çok farklı. Her zaman iyileştiren, yukarıya taşıyan ve bana merhem olan şeyler, kitaplar.

Kusurlar da güzelliğin bir parçası sayılıyor artık... Sizin güzellik algınız nasıl?

Benim için güzellik, karakteristik ve doğal olandır. Burunda kemer olmasını da kaşın fazla olmasını da severim... Önemli olan o yüzün ona ait olması, kopya gibi değil... Aşırı olan her şey yapay duruyor. Zaten güzel olmak demek, insanın kendini sevmesi demek. Sen kendini sevip, ışığından emin olursan herkese öyle gelirsin. İnsan kendi ışığının farkında olmalı.

Güzellik de enerjiyle geliyor size göre...

İnsanın kendi enerjisiyle, düşüncesiyle etrafındaki birçok şeyi değiştirebileceğine inanıyorum. Bunun kendi üzerimde faydasını gördüm ve sevdiklerime de yansıtmak için uğraşıyorum. Değiştirebileceğimiz şeyleri pozitife çevirmeye uğraşıyorum. Arkadaşlarım “Sen benim yaşam koçumsun” demeye başladı. İçimizde bizi rahatsız eden konuların üzerine giderek, onu pozitife çevirebiliriz. Yaşam bir serüven. Koşullar da değişken. Şimdilerde, işimle ilgili iyi şeyler yapmak var. Sağlığım ve bedenimle ilgili iyileştirmelerim var. Benim yaşam amacım iyiliği yaymak diyemem. Çünkü bu değişen, dönüşen bir şey. Gözlerini kapatma zamanı geldiğinde ‘iyi ki’lerinden oluşan bir şey olabilir. Onları çoğaltmaya çalışıyorum. Benim olayım artık, günüme odaklanmak. Elimdekilerin kıymetini bilip, onu çiçeklendirmek.

“Mert’le birbirimize merhem oluyoruz”

Bir kadın hayatında neyi mutlaka yaşamalı sizce?

Aşık olmalı. Düşünmeden o duyguyu yaşamalı. Çünkü aşk, çok ilham veren bir şey. Artık herkes korkuyor, duvarlar örüyor ama hayatı boyunca aşık olmamışsa eksik olabilir. İşte o duvarları bırakıp, anı yaşayarak tadını çıkarmak gerek. Üzüntü de olur ama sorun etmeden onu da cebimize koyup, yolumuza devam etmek lazım.

Peki siz aşkı nasıl yaşıyorsunuz? Meslektaşınız Mert Kılıç’la 6 yıldır evlisiniz...

Her gün şükrettiğim bir eşe sahibim. Onu Allah’ın bana hediyesi olarak görüyorum çünkü her sabah seven gözlerle bakan bir adamla uyanıyorum. Bu anlamda çok şanslıyım. Biz bunu sosyal medyada yansıtmıyoruz, yaşamayı tercih ediyoruz. Birbirimizi anladığımız, güvendiğimiz, desteklediğimiz, düşen olduğunda diğerinin elini tuttuğu, ağladığında gözyaşını sildiği, eksiklerini tamamladığı, birbirine merhem olup, iyileştirdiği bir evredeyiz. Ömrümüzün sonuna kadar Allah birlikte olmayı nasip etsin. Hayata gözlerimi yumduğumda yanımda olmasını istediğim kişi, Mert.

Anneliğe nasıl bakıyorsunuz? Artık zamanı geldi diyor musunuz?

Aslında istediğimiz bir şey. Bir de merak ediyorum; Mert’le benden nasıl bir bebek olur diye... Bugüne kadar hep tam hazır olmak istedim. Çünkü yakın çevremde çocuğu olanlar çok büyük problemler yaşadı ve beni korkuttu. Yoksa Mert her zaman istemişti. Bakalım, artık istediğim bir şey, kısmet.

 

19 Ekim 2019 Magazin Bülteni19 Ekim 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber