Eski koca kitap yazdı

Yazara e-mail Faks: (0212) 505 63 88 Yani adamın hayatı bir kez daha değişecek. Niçin bir kez daha diyorum, çünkü yazdığı kitabın konusu olan rahmetli Ercan Arıklı bu armut Arda'nın yaşamını sürekli değiştirmiştir. Ama bazı dostları bunu kabul etmez. Bunlardan biri Can Kozanoğlu'dur. Bizimki geçen yıl bir laf atmıştı ortaya, "Beni Arda Uskan yapan Ercan beydir" diye. Can Kozanoğlu da ona itiraz etmiş ve "Estağfurullah abi, o nasıl söz, tevazu gösteriyorsun, seni birinin Arda Uskan yapmasına gerek yok, sen zaten Arda Uskan'sın" demişti. "Bu adamlar da kim şimdi?" diyen Nazillili okurlarımı biraz bekletip geçen yılki cevabımı vereceğim. Sarıkız'dan alıntılar yaparak...Demişim ki; gerçekten Arda'yı Arda yapan, onu bıraktığı gazeteciliğe döndüren (pırıltılı fotoroman ve sahne dünyasından çekip), editoryal yeteneğini keşfeden Ercan Arıklı'dır. Bunu arkadaşınızı eleştirmek için söylemiyorum. Çünkü onun kalemini, diğer bazı değerlerini iyi bilenlerdenim. Birlikte görev aldığınız Nokta dergisi anılarınızda söylediğiniz gibi, ast-üst telaşı olmayan, 50 türlü kompleks kusmayan mütevazı yönetici kişiliğini de... Bunların yarısı gendir, yarısı kendini eğitmedir diyebilirsiniz ama ben "Bir insana yapılabilecek en büyük iyilik onu düzgün bir yere oturtmaktır" diye düşünenlerdenim. Böylece o insanı, düzgün yanlarını keşfetmeye zorlar ve hatalarından arındırmayı öğretirsiniz. Sonuçta ortaya, daha elle tutulur bir meslek, çevresine ve kendisine daha faydalı örnek insanlar çıkartırsınız. Belki anlatmıştır, menajerlik yaptığı dönemde Fahrettin Aslan da Arda'yı bir yerlere oturtmuştu. Unutmayın ki Ercan olmasaydı, arkadaşınız hâlâ o sahne dünyasının bir yerlerinde çalışıyor olacaktı. Can Kozanoğlu yazısının devamında, Arda'nın, o günlerin trend markaları yerine giydiği Özgür Jeans etiketli yerli marka kotunu anlatmıştı. Okurken gerçekten çok güldüm. Büyük ihtimal ya ben almışımdır ya da rahmetli annesi. Çünkü tüm alışveriş özürlü, üşengeç adamlar çevresinde böyle kadınlar bulundurmayı severler, malum. Arda da onlardan biri. Marka telaşına gelince, alışkanlığı gereği hâlâ hiçbir şeyi marka değil. Ama yıllar öncesinden, Nokta döneminden kalan bir siyah takım elbisesi var numunelik. Zaruriyetten tabii ki. Bir gün Ercan çağırmış Arda'yı, "Bu resepsiyona katılman gerekiyor, itiraz yok gidiyorsun" demiş. O da telaşla beni aramıştı, ben de Ercan'ı. "Bu adamın nasıl bir esvap giymesini önerirsin?" diye sormuştum rahmetliye. "Tamam anlaşıldı. Ne istersen al, faturayı da bana yolla!" demişti. Telaşlanan sadece Ercan'la bizdik, Arda farkında bile olmamıştı o gün ne giydiğinin. Sevgili Can'a işte burada katılıyorum. Her ne kadar aklım, "mütevazı kişilik"-"maaş yetmezliği"-"zevk yetmezliği" şıkları arasında gidip gelse de...Dahası var. Bir derginin başında olup da kıytırık bir bisikletle işe gitmek neyle bağdaşır, artık bu konuda bir yorum yapamayacağım. Tabii bu kendi seçimiydi. Göbeğini eritmek, kızlara sportif görünmek ve beynindeki tilkilerin bizim asla bilemeyeceğimiz telkinleriyle, kim bilir hangi sebepten bu hurda yığınıyla gidip gelirdi Nokta'ya. O kendi dalgasındaydı da, Gelişim'in kapı görevlileri her an panikteydi. "Yağmur başladı, Arda beyin aracını içeri kaçırın, paslanacak!" diye. Makam aracı ya... Artık, Gültepeli tamirciyi anlatmayacağım. "Beyim sen ne biçim adamsın, insan buna nasıl biner yahu?" diyen Nazım ustayı...Sevgili Can kardeş, gönül isterdi ki, Arda mesleğindeki beceriyi, evin salonunun ortasında yaktığı mangalda göstersin. Külleri, saç kurutma makinesiyle havalara uçuştururken yani. Ya da eş ve anne olarak keşke sizinle aynı duyguları paylaşabilseydim. Nokta'da birlikte çalışırken "onun tarafından yönetilmeyi" şans olarak nitelendirmişsiniz. Biliyor musunuz ki, aslında şanslı olan oydu. Kadrosunda sizin gibi değerler olduğu için. O akıllı bir adamdır, yetenekli "sağ kollar" bulmada üstüne yoktur. Gerek iş, gerek özel hayatında... Şimdi siz bütün bunlara kadınsı haller dersiniz, hatta zevcesel haller. Bir gece sizi balığa davet ediyorum. Mangalı sizin yakmanız koşuluyla ve lütfen açık havada. Yine de çocuğumun babası ve artık arkadaşım olan biri için yazdığınız bu güzel şeylere teşekkür ediyorum. Ercan Arıklı mı? O gittiği yerden, dağılan ailemize ve özellikle Arda'ya bir kez daha "arka çıkmıştır", emin olabilirsiniz. Arda güzel ve faideli bir eser çıkardı. Ama evdeki o havalarına nasıl katlanacağız bilemiyorum. Ev ahalisi olarak "saçının kırlarını" boyamaya karar verdik önce. Bir de boynuna fular takacak. Ve dirseklerinde deri parçaları olan kanal faresi yeşili bir ceket giydireceğiz.

22 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber