Eurovision gecesi sadece 27 saniye göründü ama herkes onu merak etti

Eurovision gecesi darbuka çalıp "Türk lokumu" yazılı tişörtle dans eden Neşe Sayles "Üzerimdeki kıyafeti çıkarıp dans etmeye başlayınca herkes şoke olacaktı ama o an TVden yayınlanmayınca bir anda dans etmeye başlayan bir kız gibi göründüm" diyor

Sürpriz dansçımızın adı Neşe Sayles. 19 yaşında ve İtalya doğumlu. Mimar Sinan Üniversitesi Bale Bölümünde okuyor. İlk ve orta öğretimini de Hacettepe Üniversitesi Bale Bölümünde yapmış. Yani o okullu bir dansçı. Kendi deyimiyle "Türkiye aşığı" Amerikalı bir baba ve Türk bir annenin çocuğu. Siyah teni de oradan geliyor. İki sene önce "Passaparola"da, geçen sene de "Şansa Dansa" programlarında dans etmiş.Sayles o gece sahnede 27 saniye kaldı. Şovun en sürprizli anını, yarışmayı televizyondan seyredenler göremedi. Onların planına göre o da grup elemanlarından biri gibi sahneye çıkacakmış. Hatta çok arkada ve silik kalmasını istemişler, soyunma anı ve dans daha da çarpıcı olsun diye. Ama yönetmenin azizliği sonucu o anı sadece Abdi İpekçi Salonundakiler görebildi. Bize de Saylesin ağzından o anı, o geceyi ve tüm heyecanıyla Eurovisionun kulisini dinlemek düştü. Geçtiğimiz cumartesi gecesi tüm Türkiye, Eurovisiona kilitlendi. Athena "For Real"i söylediği anda tüm izleyenleri bir de sürpriz bekliyordu: Grubun hiçbir röportajında adından bahsetmediği, sahneye çıkacağı daha önceden bilinmeyen, bir anda elindeki darbukayı bırakıp Turkish Delight (Türk lokumu) yazan tişörtüyle sahnede dans etmeye başlayan kız... Dansın başlamasıyla herkes daha bir coştu. Dolayısıyla yarışma heyecanı bitince Athenanın Türk lokumunu bulmak şart oldu. Onları üç yıldır tanıyorum. "Macera" adlı şarkılarının klibinde oynamıştım. Athena grubuyla önceden tanışıyor muydunuz? Hayır çünkü onların bir tarzı var. Grup olarak çıkıyorlar ve dansçıyla hiç şov yapmıyorlar. Bir ay kala bana söylendi. Yurtdışından Selatin Kara adlı çok iyi bir koreografla çalıştık. Arkadaşları olmamın yanı sıra fiziğim de değişik olduğu için beni düşünmüşler. Ben de ortamı merak ediyordum ve o heyecanı tatmak istiyordum. Teklif gelince balıklama atladım. Athenanın Eurovisiona katılacağı belli olduğunda "Eski arkadaşlarım beni arar mı acaba?" diye beklediniz mi? Jüri önünde altı kez prova yaptık. Onun haricinde de o kadar çok prova yaptık ki... Provalarda daha çok heyecanlıydık. Bize "Mesela provada yere düştünüz, yarışma gecesi de düşmeniz gerekir" diyorlardı. O yüzden bayağı kasıldık. Sahneye çıktığımız gün artık herkes ne yapacağını ezberlemişti, daha cool takıldık. Toplam kaç prova yaptınız? Hayır, sadece senkrona uysun diye birkaç ders aldım. Sonra baktım hoşuma gidiyor. Şimdi istiyorum ders alıp iyice öğrenmeyi. Normalde de darbuka çalıyor musunuz? "Ya şaşırırsam diye endişelenirken sıra bana geliverdi" Çok beğendim. Athenanın Eurovision için hazırladığı üç şarkının üçünü de beğenmiştim ama favorim "For Real" idi. Ben bile oy atmıştım şarkıya. Şarkıyı beğendiniz mi? Bizden önceki şarkı bitince heyecandan ölecek gibiydim. Salonda ıslıklar duyuluyordu. Gökhan da çok heyecanlıydı. Herkes sahneye çıkmadan önce birbirine destek oldu. "Ne yapacağım, şaşırır mıyım, düşer miyim?" derken sıra bana geldi. Sahnede neler hissettiniz? Sahneden izleyiciye bakarken bayrakları gördüm. Bence kesinlikle o ortamdaki insanlar oy vermeli. Çünkü salondan izlemek daha coşkulu oluyor. Biz televizyonda mükemmel bir sahne, coşkulu ve dans edip bağıran seyirciler gördük. Ya siz sahneden bakınca ne gördünüz? Üstümdekileri attığım anda kameraların beni göstermesi lazımdı. Koreografinin aslı buydu. Biz onu çok söyledik. "Anlamı bu. Mutlaka yapın" diye birçok kez rica ettik. Hiç dinlemediler. Her şey çok güzeldi de siz üzerinizde siyah bir sweatshirtle ve kafanız örtülmüş vaziyette çıktınız sahneye. Hiç görünmüyor gibiydiniz. Daha sonra da tişörtü atıp dans etmek için fırladığınız an televizyondan izlenemedi. Bilmiyorum. Planlandığı gibi gitseydi o anda insanlar "Aaa kızmış, nasıl oldu bu?" diye şoke olacaktı. O anı göstermeyince bir anda dans etmeye başlayan bir kız gibi göründüm. İnsanlar sürpriz yumurta gibi çıktığımı söylediler. Eğer gözükseydim daha iyi bir derece alırdık belki. Çünkü çok önemli bir andı bu. Neden böyle oldu? Birbirimize sarılıp sahne arkasına gittik. Çok memnun kalmıştık çünkü yapabileceğimizin en iyisini yaptık. Bu sefer de oylama heyecanı başladı. Şovdan sonra ne yaptınız? İlk beşe gireceğimizi tahmin ediyorduk. Yunanistanı favori gösteriyorlardı. Ben beğenmedim. Ukraynanın performansı da çok iyi değildi bence. Şovlar ve ışık iyiydi ama birinci olacak kadar da iyi değildi. Derece bekliyor muydunuz? Biz de orada olabilirdik diye düşündük. Ukraynanın yerinde olmayı istedim. Birinci olamayacağınız kesinleştiği an ne oldu? "Beni erkek sansınlar diye tromboncunun pantolonunun aynısından giydim" Gökhanla benim ortak fikrimizdi. Şu anda düzleşmiş hali. Gece ek saç yapıp daha da kabarttılar. O kadar kabardı ki "Şapkaya sığmayacağım, kapılardan geçemeyeceğim" dedim. Saçlarınızın normal hali de kıvırcık gördüğüm kadarıyla. O gece daha da kabartılmıştı. Kimin fikriydi bu? Makyaj ve saç toplam 1 saat 45 dakika sürdü. Saat 12.00dan 23.30a kadar oradaydım. Ne kadar zamanda hazırlandınız? Onların tarzına uygun bir kıyafetti benimki. Hareketler de daha modern dans gibiydi. Kız olduğum anlaşılmasın diye tromboncu arkadaşla aynı pantolonu giydik mesela. Tişörtün üstüne Turkish Delight yazıldı. Çünkü yurtdışında Türk lokumu diye bir durum var. Yazının belirgin olması için de kenarları kalın kalemle çizildi. Sizin kıyafetiniz diğer ekiplerin dansçılarının çoğunun kıyafetinden daha farklıydı. Daha doğrusu, daha sade ve iddiasızdı.

Türkiye: Mektup çöpe atıldı, yanıtı Barış Pınarı HarekâtıCNN Türk'e konuşan Cumhurbaşkanlığı kaynakları, ABD lideri Trump'ın diplomatik nezaketten yoksun mektubunun reddedildiğini söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber