‘Feda ile Türk futboluna vefa borcumuzu ödedik’

Beşiktaş Kulübü’nün Şeref Bey anısına hazırladığı “Feda Zamanı” kampanyasının albümü “Feda” çıktı. Albümde şarkıları bulunan Feridun Düzağaç ve Multitap: ‘Feda ile Türk futboluna vefa borcumuzu ödedik’

‘Feda ile Türk futboluna vefa borcumuzu ödedik’

Ah dostum Şerafettin! Hastasın biliyorsun, yatakta olman gerekirken hâlâ Beşiktaş, hâlâ Beşiktaş...’ dedi doktor Enver. İnce bir sesle ‘Feda...’ dedi Şeref Bey.” Bu anekdotla açılıyor ‘Feda Zamanı’nın internet sitesi. O zaman cılız çıkan ‘Feda’ sözü şimdi bir kampanya oldu, milyonlara ulaşıyor. Bir Beşiktaş semti sakini olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki Beşiktaş’ta Beşiktaşlı olup da üzerinde takımın
1906 tarihli logosu ve ‘Feda’ yazısı bulunan tişörtü giymeyen pek az kişi var. Kuruluşundan itibaren Beşiktaş’a büyük emekler vermiş, yakalandığı amansız hastalıkla boğuşurken bile çok sevdiği takımından ayrı kalmamış, takımın bir stat kazanmasında önemli rol oynamış Şeref Bey’in anısına hazırlanan proje dahilinde bir de albüm çıktı. Albümde Feridun Düzağaç’ın sözünü ve müziğini hazırladığı “Feda” şarkısı, şarkının müzik grubu Multitap’ın yorumladığı daha coşkulu bir versiyonu ve sözü, müziği Beşiktaşlı amatör bir müzisyen olan Emrah Coksaygan’a ait “Şeref Bey Türküsü” yer alıyor. 10 TL’den satışa sunulan CD’den elde edilecek gelir Beşiktaş Spor Kulübü’ne aktarılacak.

Multitap: “Taraftar kulübün her şeyidir”

Hepiniz Beşiktaşlı mısınız?

Ali Cihan: Hayır, ben Galatasaraylıyım. Diğerleri Beşiktaşlı.

Nasıl ikna ettiler sizi?

Ali C.: İkna etmelerine gerek kalmadı. Futbolsever insanlarız, takım ayırmıyoruz.

Sertaç Özgümüş: Kampanya çok anlamlı. Bunun takımla çok alakası yok.

Selim Siyami Sümer: Bu bir fanatizm kampanyası olsaydı olmazdı tabii böyle bir şey. Bu bir vefa borcu gibi Türk futboluna.

Nasıl dahil oldunuz bu projeye?

Sertaç Ö.: Feridun abi şarkının daha coşkulu bir versiyonunu yapmak isteyince aklına biz gelmişiz. Herhalde o eğlenceli tarafı bizimle örtüştürdü kafasında.

Ali C.: Ama o hepimizi Beşiktaşlı zannediyormuş (gülüyor)!

“Şarkımızın tribünde çaldığını hayal edip gaza geldik”

Böyle bir projede şarkı söylemenin kendi albümünüz için stüdyoya girmekten farkı ne?
Selim S. S.: Futbol, spor bizim hayatımızda çok önemli. Müzik de hayatımızın en büyük aşkı. İkisini bir araya nasıl getirebilirsin deseler böyle bir şey hayal edersin ancak. Feridun abi “Sizin versiyonun tribünde çaldığını hayal edebiliyorum” dedi. Biz de çok gaza geldik tabii.

Sertaç Ö.: Bir anı gibi yıllarca kalacak. İleride “Vay be Beşiktaş için böyle bir şey yapmıştık” diyeceğiz. Bu çok harika bir duygu.

Ali C.: Ben biraz daha dışında kalıyorum tabii ama takımın için böyle bir şey yapmak çok tatmin edici bir şey olsa gerek. Çocuklar da iyi Beşiktaşlılar... Galatasaray için yapmış olsaydık çok ayrı bir şey yaşardım.

Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Selim S. S.: “Helal olsun size, sizi şimdi daha da çok seviyorum” diyenler var. “Adamsınız, adamın dibisiniz...” diyenler de oluyor. Onun dışında “Ben Galatasaraylıyım ama yaptığınız şeyi çok takdir ediyorum” diyen de oldu.

Bu ürünler Beşiktaş’ın maddi sıkıntısına ne kadar yardımcı olur sizce?

Taçkın Bilal:
Biraz da sembolik bir şey bu. Tişört, şarkı satarak koca kulübü bir yere getiremezsin belki ama herkesin duyarlılığını artırabilirsin.

Selim S. S.: Taraftar, kulübün her şeyi olduğunu idrak etmeli bence. Çünkü futbolcular geliyor, gidiyor, her şey değişiyor... Sabit kalan hep taraftar... Onların sorumluluk duyarak bir şeylere el atması önemli. Yöneticiler taraftarı başka takımların taraftarıyla, oyuncusuyla yarıştırıyor. “Onlar transfer yaptı, biz de yapalım...” gibi. Taraftarın böyle şeyler yerine kendi ruhunu yaşaması lazım.

Ali C.: Bunu Fenerbahçe’de gördük mesela çok güzel bir duygu oluşturdular ve güçlerini ortaya koydular.

Taçkın B.: Ama bunu ancak Beşiktaş yaptığında bu kadar romantik olur. Fenerbahçe, Galatasaray daha fazla para toplardı ama romantiklikte bizim üstümüze yoktur.

“Evde bu çocuğu Fenerli yapacağız-Beşiktaşlı yapacağız mücadelesi olmuştu”

Çocukken babanızla maça giden taraftarlardan mısınız?

Sertaç Ö.: Ben öyleydim. İlk defa 5 yaşındayken sanırım Beşiktaş-Orduspor maçına götürmüştü. Belli bir yaşa gelene kadar dayımlar ve babam arasında “Bu çocuğu Fenerli yapacağız-Beşiktaşlı yapacağız” mücadelesi olmuştu. Her evde olmuştur bu çikolatayla kandırma durumları. Ama kanmadım. Babam beni ilk maçıma götürdüğünde “Ben buraya daha çok geleceğim” demiştim.

Taçkın B.: Maçı ilk izlendiğinde çok bir şey anlamıyorsun. İlk aşk gibi... Öylesine bakıyorsun bir şeylere. Sonra futbolun güzelliklerini, takım oyunun önemini, hayatla ne kadar örtüştüğünü gördükçe futbol sevgin artıyor.

‘Feda ile Türk futboluna vefa borcumuzu ödedik’


Feridun Düzağaç: “Şeref Bey gibi efsanelerin çıkması artık zor”

Nasıl dahil oldunuz bu projeye?

Yakın arkadaşım, kongre üyesi Süheyl Atay’ın fikriydi bu. Kulüp başkanımızı ziyaretimiz sırasında da bir şarkı yazmam konusu gündeme geldi. “Seve seve” dedim. Tek başıma sahiplenmemek adına da çoğunluğunun Beşiktaşlı olduğunu bildiğim Multitap grubundan desteklerini rica ettim.


Daha önce bir takım için şarkı ya da marş yazmış mıydınız?


Gazetede spor yazmaya başladıktan sonra Beşiktaşlı taraftarların böyle bir beklentisi de oldu sanıyorum. Ama ben hiç düşünmüyordum. Çünkü kendi marşını yazmak konusunda son derece yaratıcı bir taraftar profili var Beşiktaş’ın. Müzisyen kimliğimin futbolla birleşmesi konusunda da çok iştahlı değildim açıkçası. Ama bu çok içgüdüsel oldu. ‘Feda’ sitesindeki videoyu izlemiş ve ağlamıştım. Ben de bu ruha 40 yıllık duygularımın ifadesi olacak bir şarkıyla katıldım.

“Süleyman Seba en fanatik olduğum döneme denk gelir, kahramanımdır”

Şarkıda Şeref Bey’e, Hakkı Yeten’e, Süleyman Seba’ya atıfta bulunan sözler var... Sizin için ne ifade ediyor bu isimler?


Şeref Bey Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne futbol şubesini kazandırmış, akabinde de Çırağan Sarayı’ndaki tarihi yangının ardından o alanın Türk futboluna hizmet eden bir stat olmasına ömrünü adamış bir beyefendi. Genelde yanlış bilinir, aslında hiç futbol oynamamıştır. Süleyman Seba da yaş itibarıyla en fanatik olduğum döneme denk gelir. Kişisel olarak kahramanımdır.

Günümüzde böyle futbol kahramanları var mı?

Günümüzde bir spor adamının efsane olması mümkün değil çünkü futbol tamamen bir endüstri artık. Fedakarlık diye bile sorsanız örnek vermek zor. Taraftar da bu bilinçte değil. Başarı endeksli. Tamamen büyüklük kompleksli bir taraftar algısı var. “Bizim zamanımızda...” ile başlayıp centilmenlikten, sevgiden nasibini almamışları sıkmak istemem ama benim 20’li yaşlarımın taraftarlığı çok farklıydı. Bugün iki karşı takımın taraftarlarının yan yana, kardeşçe maç izlediği günleri bilmeyen gençlerin savaş çığlıkları atarcasına konuşmalarını çok garipsiyorum.

Şarkıdaki sözlerden biri de “Şerefinle oyna, hakkınla kazan”. Şike meselesinde gelinen son durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir yılımızı aldılar, sonuçta kimse bir şey anlamadı. Evet, mahkeme kararı şikeyi tescilledi. Fenerbahçe’yi Yargıtay kararına kadar zanaltında bıraktı. Ama tatmin edici kanıtlar da bulunamadı. Ben bunların sahaya yansımadığına yüzde yüz eminim. Bu süreçte Fenerbahçelilerin dayanışmasından çok etkilendim. Hedef Aziz Yıldırım’ın başkanlığını noktalamaktı. Bu başarıldı. Aynı zamanda gündemi futbol gibi cazip bir gerçekle sulandırmaktı. Bu da başarıldı. 2-3 Temmuz’da bu ülkede çok önemli gelişmeler yaşandı. Şimdi bu dava bitti, gözümüzü açtık, başka bir dünya bulduk.

Nasıl tepkiler aldınız bu albüm çıktıktan sonra?

Albümü alan hatrı sayılır sayıda Galatasaraylı ve Fenerbahçeli, güzel insanlar var. Kabaca “Beter olsunlar” diyenler de var. Ama albümün D&R’larda üst sıralara girmiş olması sevindirici. Bu sembolik bir hareket zaten. Umudum Fenerbahçelilerin
3 Temmuz sürecindeki dayanışmasını Beşiktaşlılar olarak gerçekleştirmekti. Bu da iyi-kötü oluyor, olacaktır.

İnönü Stadyumu’na veda gecesi konuşuluyor...

İnönü sadece Beşiktaş’ın değil, bütün üç büyüklerin kıymetli hatıralar biriktirdiği bir yer. Veda gecesinde Beşiktaşlı sanatçıların sahne alması konuşuluyor. Ben herkesin kendi gönül verdiği takımın formasıyla gelebileceği, bugünün düşmanlık ortamına inat, şenlik gibi bir konserden yanayım.

“Kızım Galatasaraylı ama bu benim taraftarlık anlayışıma ters değil”

Ne zamandır Beşiktaşlısınız?

Adımı söyleyemediğim zamanlardan beri Beşiktaşlıyım. Babam Beşiktaşlı. Bizim jenerasyonlarda bu belirleyiciydi. Şimdi pek öyle değil. Mesela benim kızım Galatasaraylı. Ama bu bir sorun yaratmıyor evde. Ben futbola da taraftarlığa da başka bakıyorum. Nefretle, hamasetle bakınca futbol sıkıcı ve tatsız bir şey.

‘Feda ile Türk futboluna vefa borcumuzu ödedik’

Multitap grubu: “Alaycı hallerimiz ve şarkılarımız da var”

Multitap 2006’da Selim Siyami Sümer (vokal ve gitarlar), Sertaç Özgümüş (piyano ve tuşlu çalgılar), Taçkın Bilal (bas gitar) ve Ali Cihan (davullar) tarafından İstanbul’da kuruldu. İlk albümümüz 2010’da “Takım Oyunu” ismiyle Demet Evgar prodüktörlüğünde Multi Arts Production etiketiyle yayımlandı. İkincisi ise ‘Özel Birisin’ adını taşımakta. İlk klip ‘Ben Anlarım’a çekildi. Grup tarzlarını ‘Multitap müziği’ olarak adlandırıyor: “Şarkılarımızda her şeye rağmen bir çıkış noktası olduğunu ve umudu yitirmemek gerektiğini anlatıyoruz. Romantik, bazen alaycı hallerimiz ve şarkılarımız da yok değil. Bunlar da mutluluk ekseninde dönmekte. Zaten ikinci klibimizi ‘Mutluyum’a çektik, önümüzdeki hafta yayına girecek.

6 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber