Gaz kaçırıyoruz!

Araştırmalar, Türkiye'nin, atmosfere karbondioksit gazı çıkararak küresel ısınmaya yol açan ülkeler arasında 13'üncü sırada olduğunu göstermiş. Bu bize yakışan ciddi bir başarıdır!

suha.umar@isbank.net.tr İnsan etkinlikleri nedeniyle atmosfere çıkan gazlar, dünyanın iklimini, dolayısıyla hepimizi tehdit ediyor. Özellikle karbondioksit gazı atmosferde düzeni bozuyor ve yerkabuğu üzerindeki sıcak havanın yükselmesini önleyerek, ısıyı artırıyor. Bunun sonucunda ise "küresel ısınma" denen olgu ortaya çıkıyor.Kışın yakacak odun, kömür bulamayanlar için bunun sevindirici bir gelişme olduğu düşünülse de kazın ayağı öyle değil!Bilim insanlarının saptamalarına göre küresel ısınma sonuçta kuraklığa, yağmurların azalmasına, kutup buzullarının erimesine, ilke olarak atmosferdeki sıcaklık farklarından kaynaklanan rüzgarların, giderek fırtına, bora, kasırga şeklinde esmesine yol açacak. Yağışların azalması, ısının artmasından kaynaklanan kuraklığı daha vahim hale getirip su kıtlığına yol açacak. Ve biz tam, "Tanrı yine imdadımıza yetişti, ısınma nedeniyle buzulların erimesi, tatlı su eksikliğini giderecek!" diye sevinirken karaları su basacak, tufanlar geri gelecek!Yani atmosfer naylon kaplı sera tavanı haline dönüştükçe biz bir yandan susuzluktan kıvranıp bir yandan da yükselen sularda boğulmamak için çırpınacağız! Doğrusu insanoğluna bundan daha iyi bir ceza olamaz. Suya gark olmak üzeresin ama susuzluktan ölüyorsun! Veya içmek için istediğin kadar su var ama suda boğuluyorsun! Şimdi diyeceksiniz ki "Bütün bunlarla Türklerin gaz kaçırmasının ne ilgisi var?"Yine yapılan araştırmalar, Türkiye'nin, atmosfere karbondioksit gazı çıkararak küresel ısınmaya yol açan ülkeler arasında, OECD üyesi, dünyanın en gelişmiş sanayi ülkelerinin hemen arkasından, 13'üncü sırada olduğunu göstermiş! Bu bize yakışan ciddi bir başarıdır! Galiba henüz bu başarı fark edilmedi! Yakında "Dünyanın 19'uncu ekonomisi olan Türkiye, gaz çıkarmakta da çağ atlamış ve ön sıralardaki yerini almıştır!" nutukları başlar. Türkler kendi gazlarında boğulacaklar! Türkler gaz kaçırıyor! "İnsan halidir" diyeceksiniz ama değil! Sıra Göksu ve Silifke ovalarında!Göksu Nehri Toroslar'dan doğar, Akdeniz'e dökülür. Doğa onu öyle yaratmış ve ona Toroslar'ın bir bölümünün suyunu toplayıp Göksu ve Silifke ovalarını sulama, Akdeniz'i ve balıkları besleme görevi vermiş. Bu doğada hiç akıl yok! Toroslar'ın beri yanında koskoca Konya Ovası dururken öte yanındaki küçücük Göksu ve Silifke ovalarını sulamak, koca denizi ve balıkları beslemek akıl kârı mı?DSİ bunun akıl kârı olmadığına karar vermiş! 5. Merhale Projesi'ni uygulamaya koymaya çalışıyor.Göksu üzerinde yapılacak barajla nehrin sularının Akdeniz'e akması engellenecek. Öyle ya boşa (!) akan bu sular bir işe yaramalı!Barajda toplanan sular, tünelle Konya Ovası'na akıtılacak! Göksu Nehri'nin akışı tersine çevrilecek! Yani bu kadar dahiyane bir fikir olur!Peki Konya Ovası'na akıtılan bu sular ne olacak? Bugüne kadar ovaya akıtılan Beyşehir Gölü'nün, Apa, Altınapa gibi barajların suyu ne olduysa onlar da aynen öyle olacak. Yani heder olup gidecek.Çumra Ovası yine suya doymayacak. Suyu bastıkça çoraklaşacak! Verim düşecek.İyi de Göksu ile Silifke ovalarının suçu ne? Çünkü Göksu tersine akıtılınca bu ovalar kuruyacak.Ya Akdeniz'in ve balıkların? Göksu denize akmayınca Akdeniz'in tatlı su kaynaklarından biri daha kuruyacak, tuzluluk oranı artacak, dengesi bozulacak. Balıklar hem bundan hem de Göksu'nun getirdiği besinlerin kaybolmasından olumsuz etkilecek. Peki balıkla beslenen insan ne olacak? Çare yok! Bu böyle olacak. Sıra Silifke Ovası'nda. Akdeniz'in balıklarında. DSİ'yi kimse durduramaz! Beşinci merhale!

21 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber