Gerçek mi, değil mi?

Picasso’ya ait olduğu tahmin edilen çalıntı beş tablodan dördü Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde sergileniyor. Dünya basını, sanat ve diplomasi çevrelerinde ise hâlâ ses yok!

Gerçek mi, değil mi?

Gerçek mi, değil mi?

Picasso’ya ait olduğu tahmin edilen çalıntı beş tablodan dördü Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde sergileniyor. Dünya basını, sanat ve diplomasi çevrelerinde ise hâlâ ses yok!

Gerçek mi, değil mi
Uluslararası bir şebeke tarafından gizlice ülkeye sokulan ve yasadışı yollarla satılmak istenirken polis tarafından ele geçirilen..." gibi, sanki beş ton eroinden söz ediliyormuş gibi haberlerle duymaya alıştığımız beş adet Picasso tablosundan dördü, nihayet Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde sergilenmeye başladı. (Beşincisi yolda.)
Civar kentlerden ziyaretçiler geliyor. Müstahdemler son Picasso müzayedeleriyle ilgili gazete kupürlerini kesip ceplerine koymuşlar: "Bakın Analitik Kübizm dönemine ait bir resim. 67,5 trilyon liraya satılmış Amerika’da. Bizdeki de o dönem resimlerinden."

İade talebi yok
Kültür Bakanlığı ve Müze Müdürlüğü gözü gibi bakıyor bu emanete. Çünkü şimdilik iade talebi yok. Eğer talep olur ve tabloların o ülkeye ait olduğu kesinleşirse uluslararası anlaşmalar gereği iade edilmeleri şart. Ama her biri ayrı bir polisiye serüvenle beş ay içinde bulunan beş tablo için şimdilik dünya basını, sanat tarihçileri, koleksiyonerler, müzeler ve diplomatik çevrelerden ne bir ses var ne bir seda. Başka bir ülkede olsa ortalığı ayağa kaldıracak bu duruma bu kadar sessiz kalınması, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kaya Özsezgin için de çok tuhaf. Sergilenen dört resmin arkasında St. Petersburg’daki ünlü Hermitage Müzesi’nin damgası ve Kuveyt Kraliyet Sarayı’nın resmi arması olmasına rağmen her iki ülkeden de iade talebi olmadı. Madame Putman için ise Hermitage Müzesi "aslı burada asılı" demişti.

Hangisi gerçek?
Hem Yurdakul hem de Prof. Özsezgin, tabloların gerçek olduğuna inanıyor. "Çünkü arkasında şimdiye kadar girdiği koleksiyon ve galerilerin damgası var. Resimlerin sahte olup olmadığını anlamak için kimyasal analiz yapılması gerekiyor. Kimse bizden bunu talep etmedi. Türkiye’de kalırlarsa bu analizleri yaptıracağız. Resimler şimdilik emanet" diyor Özsezgin.
Müze müdürü Vural Yurdakul ise "İnşallah isteyen çıkmaz. Milli menfaatlerimiz gereği dört Picasso tablosunun bulunması bu müzeyi dünyaca ünlü yapacak" diye seviniyor. Dünyanın hiçbir yerinde beş Picasso tablosu beş ayda ele geçmemişti. Interpol yetkilileri bunun arkası gelebilir, düşüncesinde. Polis, Picasso gibi başka ressamların da eserleri için şimdi sınırlarda istim üstünde bekliyor. Sanat uzmanları ise koleksiyonerleri uyarıyor. n

Tabloların hikâyesi


Madame Putman (81 x 65cm) 1908
Picasso’nun kübist dönem resimlerinden. Sanatçı, resmi Fransa’da, Madame Putman’ın çiftliği "La Fermiereöde çalışırken yaptığından bu adla da anılıyor. Diğer bir adı da "Çiftçi Kadın". Rusya’daki Hermitage Müzesi resmin orijinalinin kendinde olduğunu iddia etse de durum kesinlik kazanmadı. Eseri inceleyen Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Cuma Ocaklı ise optik tarama, üslup ve satıh analizleri yapıp "kırk yıllık sanat kariyerimi ortaya koyuyorum ki gerçek olan bizdeki" demişti. Tablo 1991’de Irak ordusu Kuveyt’i işgal ettiğinde Iraklı bir yüzbaşı tarafından çerçevesi kırılıp dörde katlanarak otomobil şasesi içinde Suriye üzerinden Diyarbakır’a, oradan da İzmir’e getirildi. Mali Şube’den bir görevli İzmir’de zengin bir işadamının adıyla alıcı kılığında devreye girerek 10 milyon dolar istenen tabloyu 6,5 milyon dolara indirdi. Örtülü ödenekten hemen sağlanan parayla ödeme yapılırken baskınla dört kişilik şebeke yakalandı ve tabloya el koyuldu. Yüzbaşı ülkesinde yakalansaydı bu suçtan muhtemelen idam edileceğinden Türk hükümetine müteşekkir olduğunu açıkladı.

İki Yüzlü Kadın (79 x 51cm) 1938
Sanatçının "İki Savaş Arası" dönemi eserlerinden. Hayatındaki en önemli kadınlardan biri, en çok resmini yaptığı fotoğrafçı sevgilisi Dora Maar’ın adını taşıyor. Tabloyu alıcı kılığındaki polise önce 30 sonra 15 milyon dolara satmak isteyen iki kişi Selçuk’a bağlı bir köyde yakalandı. Yakalanan, İsviçre’den gelip Bodrum’a yerleşen ve tabloyu 50 milyar liraya satın alan yaşlı bir çiftti. Eseri Yaşar Gündoğdu’dan aldıklarını söylediler. Polis eski AP Bingöl Milletvekili Mehmet Emin Gündoğdu’nun oğlu olan Yaşar Gündoğdu’nun İtalya’da uyuşturucu kaçakçılığından sekiz yıl hapis yattığını, ayrıca tarihi eser ve silah kaçakçılığından sabıkalı olduğunu ortaya çıkardı. Cizreli bir kuryeden tabloyu alan Gündoğdu parayı vermeden kaçınca kurye, Gündoğdu’nun iki arkadaşını kaçırdı, birini işkenceyle öldürdü ama o yine ortaya çıkmadı. Hermitage Müzesi yetkilileri eserin müze envanterine kayıtlı olduğunu ancak 2. Dünya Savaşı sırasında çalındığını açıkladı ama iade talebinde bulunmadı. Gündoğdu halen aranıyor.

Bir Genç Kadının Portresi (49 x 35cm) 1903
Picasso’nun hüzünlü eserlerini verdiği Mavi Dönem resimlerinden. Ünlü Rus koleksiyoncu Stchoukine tarafından alınıp 1931’de Hermitage koleksiyonuna girmiş. Arkasında ayrıca Berko Art Gallery’nin de bir damgası var. Tabloyu Kuzey Irak’taki peşmergelerden satın alan, Huruç’tan Hatay’a, oradan da Şanlıurfa’ya getiren yedi kişi yakalanıp gözaltına alındı. Tablonun piyasa değeri 17 milyon dolar olarak açıklandı. Kuveyt, İspanya ve Fransa resimler hakkında bilgi istedi ancak iade talebinde bulunmadı.

Kadeh Tutan İki Figür (80 x 62 cm)
Picasso’nun 1920’li yıllarda yaptığı resimlerle benzerlik gösteriyor. Bu dönem sanatçının kübizm, yeni klasikçilik, dışavurumculuk ve gerçeküstücülük gibi akımları yansıttığı denemeler yaptığı dönem. Resmin arkasında yine Hermitage Müzesi’nin mührü var. Eser Adana Mali Şube tarafından Mardin’de ele geçirildi ve beş kişilik bir şebeke yakalandı. Kuveyt Kraliyet Sarayı’ndan çalındığı anlaşılan tablonun piyasa değerinin 15-20 trilyon lira olabileceği açıklandı.

Çıplak Kadın (83 x 67,5cm)
Tablonun yapıldığı dönem kesin olarak belirlenmedi. Habur sınır kapısından geçtiğinden itibaren bir aracı takibe alan polis Nusaybin’de aracı durdurunca eser ele geçti ve dört kişi gözaltına alındı. Soruşturma sürüyor, resmin değeri yine milyarları buluyor.

Picasso’lar için ne diyorlar?

Haldun Dostoğlu: Milli menfaat değil, milli rezalet
Ben bu resimlerin gerçek olmadığını sanıyorum. Gerçek olsaydı sahibi çoktan ortaya çıkardı. Kuveyt’teki Kraliyet ailesi, Hermitage Müzesi neden bizim diye ortaya çıkmadı? Ya da Paris’te bir Picasso Müzesi var, oradan gelip bakar, gerçek olup olmadığını hemen anlayabilirlerdi. Bizim camiada gerçek olmama ihtimalinin daha yüksek olduğu konuşuluyor. Belli ki bu uluslararası bir şebekenin işi ve bu işte bir kirlilik var. Resimlerin müzeye asılmış olması bile komik.

Yahşi Baraz: Bir uzmanımız bile yok
"Bunlar orijinal değil, yüzlerce Picasso gördüm. Gerçek olsalar sahibi ortaya çıkar, alır giderdi. Kültür Bakanlığı Picasso Müzesi’nden bir uzman raporu alabilirdi. Bu bize, Türkiye’de bir resmin orijinal olup olmadığını araştıracak bir laboratuvar ve uzmanı olmadığını gösteriyor. Ayrıca Picasso’nun zevk için 500 dolara kopyası yapılır. Bunlar da onlardan, ayıp.

Ferit Edgü: Bu resimler uyduruk
Orijinal olmadığı gibi Picasso’nun benzetmeleri kötü kopyalar. Türkiye’de bir Picasso uzmanı zaten yok. Yurtdışında da yok çünkü laboratuar analizi bu kadar eski resimlerde sonuç vermez. Bu uydurma resimlere belki başka ülkelerde alıcı bulunur diye buraya sokuyorlar. Karikatür bir durum.

Mustafa Taviloğlu: Bir bilene sorulmalı
Bu söylentilere artık son vermek lazım. Başka ülkelerdeki Picasso uzmanlarından bir an önce rapor alınmalı. Ben de elimizde Picasso tabloları var diye duyum almıştım. Ama görmek bile istemedim, gerçek olsa bile. Antika dünyasında "en çok bilen en az yanılır" diye bir söz vardır. Bir koleksiyoner gerçek bir uzmana danışmadan böyle önemli eserleri asla almamalı.



CUMARTESİ
























19 Ekim 2019 Magazin Bülteni19 Ekim 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber