Güneş'i Ay zaptetti...

Büyükler oynarken "ya kötü bir şey olursa" diye korkan, yine de hayranlıkla izleyen çocuklar gibi tutulmayı seyrettik

Bir kitabın ilk cümlesi bu. Douglas Coupland'ın "X Kuşağı" adlı kitabının. 1998'de okumuştum ben.15 yaşında evden kaçmadım. 15 yaşında tüm biriktirdiğim parayı Güneş tutulması izlemek için harcamadım. 15 yaşında birikmiş param da yoktu zaten...Neye yaradı benim 15 yaşım?Kitabı okurken ilk Güneş tutulmasını, her nerede olursa olsun gidip izlemek için para biriktirmeye karar verdim.Ama ilk tutulma ne zaman, nerede öğrenmedim bile.Şu hayatta bir sürü sıfat yakıştırılabilir bana ama "kararlı" bunlardan biri değil.* * *Sonra bir arkadaşım "Yürü" dedi, "Kastamonu'ya gidiyoruz. Güneş'i tutacağız." 1999'da, 11 Ağustos'ta, 20'nci yüzyılın son tutulmasını Küre Dağları'nda bir köyde izledim. Ay'ın, Güneş'i kapatacağını biliyordum sadece. Hepsi bu. Araştırmacı ruhlu bir kimse değilim. Tam olarak neler olacağını öğrenmemiştim.Sonra Ay, Güneş'in önüne geçti yavaş yavaş. Köpekler havlıyordu. Bir ağacın dibinde oturuyorduk. Çimenlere uzandık. Gözümüzü ayırmadan baktık. Güneş yavaş yavaş kayboldu. Gece oldu. Bir yaz gecesi gökyüzü... Bir sürü yıldız... "Nefesimi tutmuştum, o an, orada, üzerimden hâlâ tamamen atamadığıma inandığım bir ruh haline büründüm -kasvetli, kaçınılmaz, şaşkınlık uyandırıcı bir ruh haliydi bu- birçok gencin sırtlarını kamburlaştırıp gökyüzüne baktıkları, bulutların hızla akıp geçip gittiğini gördükleri anda büründükleri türden bir ruh hali" diye anlatıyordu "X Kuşağı"nda Andy.Bense o an, oradaki hissimi "tedirginlikle karışık hayranlık" diye tarif ederdim. Bir de işte hâlâ üzerimden atamadığım "ne kadar da küçük, küçücük, önemsiz, etkisiz, hatta gereksiz" olduğumuza dair bir his -birçok gencin sırtlarını kamburlaştırıp gökyüzüne baktıkları, bulutların hızla akıp geçip gittiğini gördükleri anda büründükleri türden bir ruh hali.Güneş tutulmasından sonra İstanbul'a dönmemiz gerekiyordu. Dönmedik. Önümüzde bir harita "Hadi Safranbolu'ya gidelim", "Amastra da güzelmiş" falan, dolandık birkaç gün.Sekiz gün sonra, 16 Ağustos'ta -geceyarısından sonra deprem olacağını elbette hiç bilmeden- biraz öyle gerektiği için, biraz da öyle istediğim için; işi, evi, tüm hayatımı öylece bırakıp kaçtım. Güneş tutulmasıyla bir ilgisi var mıydı? Ne bileyim? Ben "hiç yok" demezdim.Şu hayatta bir sürü sıfat yakıştırılabilir bana ama "planlı" bunlardan biri değil.* * *Çarşamba günü, 21'inci yüzyılın ilk Güneş tutulmasını izlemek için Antalya'daydım. Bu tutulmayı izlemeye de haftalar önce karar vermiştim.Ama "kararlı" ve "planlı" olmadığım için ne gideceğim kente karar vermiştim ne de uçak bileti ayırtmıştım. Nasılsa bir arkadaş arardı yine, o zaten her şeyi organize etmiş olurdu, ben de işte takılırdım peşine...Bu defa Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi'nden aradılar. "Bizimle izlemek ister misiniz?" İsteriz. Ben Rasathane'nin, NASA gibi Güneş tutulmasını izlemek için hoş bir ortam bulduğunu, hazırladığını zannetmiştim. Meğer Manavgat'ta bir otelde, otelin havuz başında, devlet erkânı ile birlikte bir seyir organize edilmiş. Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ve Antalya Valisi ve Antalya Belediye Başkanı ve Emniyet Müdürü ve Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Gülay Barbarosoğlu...Elbette onlarla izlemedim! Büyük ihtimalle bu Güneş tutulması benim şu ömrümde görüp görebileceğim son tutulma. Onu da Atilla Koç'un "Güneş"li esprileri eşliğinde mi izleseydim?Şu hayatta bir sürü sıfat yakıştırılabilir bana ama "uyumlu" bunlardan biri değil. Ki "sorumluluk sahibi" de onlardan biri değil ama yine de Barbarosoğlu'nun sık sık "Güneş tutulmasının depremle hiç alakası olmadığını" yinelediğini ileteyim. * * *Tutulmayı denize nazır, önüm kumsal, çimenlerin üstünde, bu kez yere değil ama bir şezlonga uzanıp öyle izledim. Biri "Venüs!" diye bağırdı. Venüs'ü bulduk gökte, sevindik. Bu kez niye yıldızlar çıkmadı diye üzüldüm ben. Havanın çok temiz olması gerekiyormuş, nem düzeyi falan öyle şeyler söylediler. Şampanya patlatıldı.Güneş geri geldi.Kitap okurken dalmışım.Yüzümün sağ yarısı kıpkırmızı. Güneş, yüzümde tutulmuş sanki. Ay'ın gölgesi sol tarafı kapatmış, bu esnada öbür taraf yanmış. Aynaya bakınca, "X Kuşağı"nın ilk bölümünün başlığını hatırladım: "Güneş sizin düşmanınızdır!"Şu hayatta bir sürü sıfat yakıştırılabilir bana ama "dikkatli" bunlardan biri değil. Yetmişlerin sonlarında 15 yaşındayken bankada biriktirdiğim parayı son kuruşuna kadar bir 747 jetle kıtayı bir baştan bir başa uçmak ve Güneş tutulmasını seyretmek amacıyla Kanada tepelerinin içlerindeki Manitoba'ya gitmek üzere harcamıştım." Aynı isimde iki kişinin arasına oturunca dilek tut. Yıldız kayınca, yeniayda, yaşgününde mumları üflerken, köprünün altından geçerken dilek tut... Ağaca bez bağlayıp, havuza para atıp dilek tut. Daha var mı? Olmaz mı? Her yıl yeni dilek tutma sahaları açılıyor.Güneş tutulmasında dilek tutmak, 99'daki tutulma geyiklerinden biri değildi mesela. Oysa bu yıl herkes birbirine "Güneş tam tutulurken bir dilek tut" diyordu. Dilek tutsak mı? Tutsak tutar mı? Yoksa komik mi?Aynı isimde iki kişinin arasına geçip dilek tutmak komik değil mi? Her fırsatta dilek tut, biri tutar illa ki... Güneş tutuluyorsa dilek niye tutulmasın? Güneş 4.5 milyar yaşında!Biz de 54 yıl sonra, Türkiye'den izlenecek bir sonraki tutulmada, büyük ihtimalle "buralarda" olamayacağız diye üzülüyoruz. 50 küsur yıl sadece. Milyar yıllar nere, elli yıl nere? Kaç elli yıl geçirecek Güneş, kaç kuşak insan Güneş tutulması izleyecek? Ama bir gün Güneş de ölecek. 4.5 milyar yıl sonra. Yok, aslında 5.5 milyar yıl sonra galiba. Aman canım 1 milyar yıllık sapmanın ne önemi var; mevzu "milyar yıllar" olunca... Güneş'in de Cahit Sıtkı Tarancı okuma vakti gelmiş işte: "Yaş 4.5 milyar, yolun yarısı eder / Dante gibi ortasındayım ömrün..." "Neylersin ölüm herkesin başında" Güneş tutulmasının ardından Atilla Koç da uyudu mu acaba? Yoksa Güneş tutulması esnasında mı uyudu? Atilla Koç ne zaman uyudu? Atilla Koç bile benden daha çok uyuyor olamaz. Kültür ve Turizm bakanı olmayı kesinlikle daha çok hak ediyorum ben. Hakkım yeniyor. Depresyondayım. tubakyol@yahoo.com manik depresif köşe

21 Eylül 2019 Magazin Bülteni21 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber