Hiç uçağa binmeden 4 yılda 201 ülke gezdi

Graham Hughes dört yıldır yollardaydı. Ailesini, sevgilisini, arkadaşlarını, işini arkasında bıraktı. Hiç uçağa binmeden, sadece toplu taşıma araçları ve kargo gemileriyle 201 ülkeye gitti. Şimdi Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi bekliyor

Hiç uçağa binmeden  4 yılda 201 ülke gezdi

Graham Hughes, dört yıllık macerasını geçtiğimiz hafta sona erdirdi ve şimdi Birleşmiş Milletler’in tanıdığı bütün ülkeleri uçak kullanmadan ziyaret eden ilk insan olma rekorunun onaylanmasını bekliyor. İngiliz maceracı, The Oddysey Expedition adlı bu yolculukta Seyşeller’deki korsanlardan Tuvalu’da ülkenin başbakanıyla sarhoş olmasına kadar yaşadığı serüvenleri anlattı.
Hughes “Bu yolculukta 18 yıllık eğitim hayatımda öğrendiğimden çok daha fazlasını öğrendim” diyor.

Dünyadaki bütün ülkeleri hiç uçak kullanmadan gezen ilk insan olmak için yaptığınız bu yolculukta rekorunuz onaylandı mı? Son durum ne?

133 ülkeyle “1 yıl içerisinde uçmadan en fazla ülke gezen insan” olarak zaten Guinness Rekorlar Kitabı’na girdim. Uçak kullanmadan bütün ülkeleri gezen ilk insan olma rekorum ise şu an için sallantıda. Çünkü Rusya’ya legal olarak ayak basmadım. İlk etapta rekorum reddedildi. Fakat benim bir itiraz sürem var. Umarım bu rekoru onaylarlar.

Rusya’ya neden legal olarak girmediniz?

Rusya’ya gittim ama hem tembellikten hem de pahalı olduğu için Rusya’ya vizeyle girmek istemedim. Bunun için de bir sınır noktası geçmedim. Ben de Estonya’dan Rusya’ya Narva Nehri’ni geçerek ayak bastım. Teknik olarak Rusya’ya ayak bastım ama Guinness yetkilileri bundan mutlu olmadı çünkü onlar da yasal olmayan bir şeyi desteklemek istemiyorlar. Ben de geçen hafta otobüse atlayıp Rusya’ya gittim. Yani sadece bir ülkeye illegal giriş yaptım ve beni yakaladılar.

Hiç uçağa binmeden  4 yılda 201 ülke gezdi

Gezgin Graham Hughes, Tuvalu Başbakanı Willy Telavi ile birlikte...

“Bir ay yataktan çıkmam”

Durmadan gezdiğiniz bu dört yılın sonunda şu an nasıl hissediyorsunuz?

İlk başlarda heyecanlıydı ama şimdi yoruldum. Bu yolculuk tam dört yılımı aldı ve şimdi evime aileme dönüyorum. Bir ay boyunca yataktan hiç çıkmak isteyeceğimi sanmıyorum. Benim işime, arkadaşlık ilişkilerime, parama mal oldu ama bunu yaptığım için çok mutluyum.

“Dominik’te İranlı suşi şefinin evinde yattım”

Bu yolculuğa ne zaman başladınız? Ne kadar sürdü?

1 Ocak 2009’da başladım. Arjantin’den Uruguay’a giderek pasaportuma ilk damgayı aldım. Planım yoldaki bütün ülkelere uğrayarak Yeni Zelanda’ya gitmekti. Bana ilk başta 12 veya 18 ay sürecek gibi geldi ama dört yıl sürdü. Seyşeller, Tuvalu gibi ada ülkelerine gitmek çok zaman aldı. Bunlara da kargo veya balıkçı gemileriye gitmek zorunda kaldım.

Bu yolculukta çantanızda neler vardı?

Bir laptop, video kamera, bir haftalık çorap, bir haftalık iç çamaşırı, bir tane pantolon, bir tane şort, yedi tane tişört ve gömlek. Yanımda çok çok az şey vardı. Ufak bir sırt çantanız varsa dünyayı gezmek çok daha kolay oluyor.

Bu macera size ne kadara mal oldu?

Yaklaşık 27 bin pounda (yaklaşık 75 bin lira) mal oldu. Yılda yaklaşık 7 bin pound tuttu. Paranın büyük bir çoğunluğu benim birikimimdi ve ailemden, arkadaşlarımdan destek aldım.

Kurallar nelerdi?

Uçak yok, araba sürmek veya motosiklete, bisiklete binmek yok, otostop çekmek yok. Sadece tarifeli araçları kullanmam mümkündü. Ayrıca ana karadan ayrı bulunan yerleri ziyaret etmek sayılmıyordu.

Kurallara uyduğunuzu nasıl kanıtladınız?

Yanımda her 15 saniyede bir bulunduğum yeri kaydeden bir GPS aleti vardı. Bu alet uçaklarda çalışmıyor. Gittiğim her yeri videolar ve fotoğraflarla belgeledim. Aynı zamanda pasaportumdaki damgalar en önemli belge.

Bu yolculukta başınıza gelen en komik olaylar nelerdi?

Tam olarak hikaye olmasa da komik durumlar yaşandı. Tuvalu’da ülkenin başbakanı ve bir grup transseksüelle sarhoş oldum. Bunun dışında vahşi yaşamla çok içli dışlı oldum. Borneo’da orangutanlarla muhatap oldum. Komodo’da ejdere bindim. Dominik Cumhuriyeti’nde İranlı bir suşi şefinin evinde kaldım. İnanılmaz bir karışım.

“Vatikan’da sadece üç dakika, Avustralya’da ise altı ay kaldım”

Bir ülkede ortalama kaç gün kaldınız? En uzun ve en kısa kaldığınız ülkeler ?

Bir ülkede ortalama yedi gün kaldım. En kısası Vatikan’dı. Yaklaşık üç dakika sürdü. En uzunu ise 2011’de altı ay kaldığım Avustralya’ydı.

Bu yolculuk size neler öğretti?

Bu yolculuk 18 yıllık eğitim hayatımda öğrendiklerimden çok ama çok daha fazlasını öğretti. Politika, kültür, dünya, insanlar, dinler ve her şey hakkında çok şey öğrendim. Şimdi dünyada herhangi bir yeri gösterir ve o ülkenin başında kimin olduğunu, tarihini, ekonomisini bir çırpıda anlatabilirim. Artık gezegenin geleceği hakkında çok daha umutluyum çünkü dünyada milyonlarca harika insan yaşıyor. dört yıl boyunca hasta olmadım, kaza geçirmedim, saldırıya uğramadım soyulmadım.

“İki kere hapse attılar”

Bu gezide başınızın belaya girdiği oldu mu hiç?

Yeşil Burun Adaları’na bir balıkçı teknesiyle gittim. Bizi insan kaçakçısı sandılar ve altı gün boyunca hapiste tuttular. Aynısı Kongo’da da başıma geldi. Bu sefer beni ajan sandıkları için yine altı gün hapiste kaldım. Hücre olduğu için Kongo’daki hapis, Yeşil Burun Adaları’ndakinden daha kötüydü.

Düyadaki en heyecan verici yer sizce neresiydi?

Florida’da uzay mekiğinin kalkışını gördüm. Piramitler’in tepesine tırmandım. Ve oradan Kahire’deki kum fırtınasını izledim. Palau’daki deniz anası gölü inanılmazdı. Gölde milyonlarca deniz anası var. İnsanlara zarar vermiyorlar. Siz de o göle gözlükle giriyorsunuz. Tamamen başka bir gezegen gibiydi.

Türkiye: Mektup çöpe atıldı, yanıtı Barış Pınarı HarekâtıCNN Türk'e konuşan Cumhurbaşkanlığı kaynakları, ABD lideri Trump'ın diplomatik nezaketten yoksun mektubunun reddedildiğini söyledi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber