İki küçük kol düğmesi Begüm Khan’ın hikayesi

Begüm Khan marka kol düğmeleri ile dünya basınında yer alan Begüm Kıroğlu: “Kol düğmeleri sadece erkekler için tasarlanmış neredeyse tek aksesuar ve bütün görüntüyü bir anda değiştirme ve kişilik verme gücüne sahip”

İki küçük kol düğmesi  Begüm Khan’ın hikayesi

Begüm Kıroğlu bir cami kubbesi, bir uğur böceği ya da Tibet kumaşlarındaki kaplan suratı motiflerinden aldığı ilhamla kol düğmeleri yapıyor. Tasarımları Begüm Khan markasıyla yurt dışında önemli satış noktalarında satılıyor. Eski teknikler kullanarak, tek tek elle yapılan bu kol düğmeleri o kadar güzel ki aslında erkeklere ait olarak bildiğimiz bu aksesuarları kadınlar da kullanıyor. Kıroğlu ile tasarımlarını ve Şanghay-İstanbul hattındaki hayatını konuştuk.

Kol düğmelerine ilginiz nasıl başladı?

Bence bir kıyafeti tamamlayan, karakter veren ve şık yapan kıyafetin kendinden çok, doğru aksesuarlar. Şık, sofistike beyleri her gördüğümde neredeyse mükemmel görüntülerini tamamlayan bir şeyin eksikliği gözüme çarpıyordu: Kol düğmeleri! Düşünürseniz, kol düğmeleri sadece erkekler için tasarlanmış neredeyse tek aksesuar ve bu küçücük aksesuar, bütün görüntüyü bir anda değiştirme ve kişilik verme gücüne sahip. Beyler için bu kadar özel olan bir aksesuarın çok daha fazla dikkati ve özenli yaklaşımı hak ettiğini düşünüyordum hep. Uzun zamandır hediye etmekten hoşlanacağım kol düğmesi bulmakta sıkıntı çekiyordum. Bulamayınca kendim yapmaya karar verdim. Böylece Begüm Khan markası doğdu.

Şanghay’a uzanan bir yolculuğunuz var. Biraz anlatır mısınız bu yolculuğu?

Koç Üniversitesi’nde İşletme okudum. Milano’da Bocconi Üniversitesi’nde Erasmus programıyla Lüks Marka Yönetimi üzerine eğitim aldım. Üniversiteden mezun olduktan sonra Asya’ya ve Asya kültürlerine tutkum beni Şanghay’a götürdü. Şanghay Fudan Üniversitesi’nde Çin kültürü üzerine mastır yaptım. Mezun olunca iki sene Şanghay’da çalıştım ve 2012’de de yıllardır üzerinde düşündüğüm konseptim Begüm Khan’ı hayata geçirdim. Hâlâ çok sevdiğim Şanghay’da yaşıyorum. Tasarımlarım İstanbul’da yapıldığı için çok sık İstanbul’a geliyorum. Birbirine hem yakın hem uzak bu iki kültür beni çok etkiliyor. Bunlar Begüm Khan’ın ilham kaynakları olarak markanın ilk tanıtıldığı şehirler.

İstanbul ve Şanghay dışında tasarımlarınızın ilham kaynakları neler?

Tek bir ilham kaynağım yok. Bir eseri yaratırken, aklımdaki ve geçmişimdeki bir sürü bilgi veya hatıra bir araya gelip bir fikir oluşturuyor. Bugüne kadar yaptığım yolculuklar, özellikle Asya, Osmanlı ve Çin imparatorluk kültürleri, İstanbul ve Şanghay’ın dinamizmleri ve enerjileri... Osmanlı koleksiyoneri ailem ve tabii ki eski dünyanın sanata yaklaşımı da beni etkileyen en kuvvetli kaynaklar.

Hangi materyalleri kullanıyorsunuz?

Değişik renkleri ve taşları karıştırmayı ve renklerle verilmiş geometriyi çok seviyorum. Mesela klasik uğur böceğini mor ve yeşil taşlarla siyah rodaj üzerinde yaparak modernize edip erkeksileştirdik! Sonuç çok eğlenceli, genç ama sofistike ve şık oluyor. Kol düğmeleri Tayland, Hindistan ve İstanbul’da, tek tek elle seçilen taşlarla yapılıyor. Üretimimiz el yapımı; atölyede zanaatkarlar yapıyor. Benim için eski Osmanlı üretim tekniklerini sürdürmek ve zanaatkarlarla bire bir çalışmak eşsiz bir tatmin.

Nerelerde satılıyor tasarımlarınız?

Dubai, Kuveyt, Seul, Singapur, Miami, Hong Kong, İstanbul ve Şanghay’da; Harvey Nichols, Beymen, The Villa, Midnight Express, The Hour Glass, Galerie Huit, 10 Corso Como gibi çok önemli noktalarda satılıyor.

Kol düğmesiz erkek .....’ya benzer desem ve boşluğu doldurmanızı istesem?

Kol düğmesiz erkek haremsiz padişaha benzer.

“Zanaatkarları destekleyip eski tekniklerin devamını sağlamak istiyorum”

Markanızın geleceğiyle ilgili planlarınız ne?

İlk günden beri parçaları çok zor olsa da el yapımı ve eski teknikleri sürdürerek yapıyoruz. Bugüne kadar satış noktaları için sadece doğru olduğuna inandığım, özenle seçilmiş mağazalarla çalıştım ve şu anda marka dünyada çok önemli bir yere geldi. Vanity Fair UK, Vogue Italia, New Talents, Vogue China, China Daily, Paper Magazine New York, Marie Claire, Harper’s Bazaar gibi birçok önemli yayının dikkatini çekti. İleride de satış ve ticari kaygım olmadan, aynı çizgiyi sürdürerek yapmak istediğim tasarımları yapmayı, zanaatkarları destekleyip eski tekniklerin devamını sağlarken yavaş yavaş, sağlıklı bir şekilde bir Türk markasını dünyaya daha da yaymayı hedefliyorum.

Cem Yılmaz’dan 'Karakomik Filmler' eleştirilerine yanıtKomedyen Cem Yılmaz, 'Karakomik Filmler' serisinin ilk filmleri '2 Arad' ve 'Kaçamak'ın Eskişehir’deki gösteriminde sevenleriyle bir araya gelirken, sosyal medyadan yapılan eleştirilere yanıt verdi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber