İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

Bu hafta tüm hızıyla başlayan 46. İstanbul Müzik Festivali, uluslararası ödüle sahip birçok müzisyenle geleceğin yıldızlarını, çok disiplinli projelerle en klasik yorumları seyirciyle buluşturan bir müzik deneyimi sunuyor.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nca bu yıl 46’ncısı düzenlenen İstanbul Müzik Festivali başladı. “#ailebağları” temasıyla düzenlenen ve 12 Haziran’a dek sürecek buluşmanın ilklerini, öne çıkanlarını ve kaçırılmaması gerekenlerini İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak’a sorduk.

- Festivalin bu yılki teması “aile bağları”. Müzikle ilişki bağlamında bize ne söylüyor bu tema?

Müzik, güçlü bir sosyal mıknatıs gibi, pek çok kişiyi ortak bir zevk etrafında toplayabilen ve bağ yaratabilen bir etkinlik olarak tanımlanabilir. İstanbul Müzik Festivali’nde bu yıl hayatlarını müzik etrafında kurmuş, birbirine müzikle bağlanmış, aynı aileye mensup müzisyenleri bir araya getiren konserler izleyeceğiz. Müzik etrafında buluşan insanlar da, ister icracı ister dinleyici olsunlar, güçlü aidiyet, güven, birbirine saygı, sorumluluk ve işbirliği duygularıyla, yani kısaca ideal toplumu tanımlarken kullandığımız değerlerle hareket ediyorlar.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

- Müzikseverler önceki yıllardan farklı olarak bu yıl nelerle karşılaşacak?

Festivalde bu yıl İstanbullu müzikseverlerle buluşacak birçok yeni proje ve solist yer alıyor. Festival izleyicisinin yakından tanıdığı, efsanevi piyanist Martha Argerich’in bir araya getirdiği Renaud Capuçon ve Khatia Buniatishvili bu yıl ilk kez aynı sahnede festival seyircisiyle buluşacak. Mezzosoprano Joyce DiDonata’nın barış ve huzura müzik yoluyla ulaşabileceği inancıyla hayata geçirdiği çok özel projesi “Savaşta ve Barışta” Aya İrini’nin büyülü atmosferinde seyirciyle buluşacak. Gülsin Onay’ın piyanodaki yorumlarını Murathan Özbek’in kamerasıyla buluşturan çok disiplinli bir proje olan “Yolda” dünya prömiyerini festivalde yapacak. Tekrarı olmayacak bir müzik deneyimi yaşatan “Festival Buluşmaları” serisinde bu kez uluslararası yarışmalardan ödüllerle dönen, henüz 20’lerindeki üç genç solist Alican Süner, Jamal Aliyev ve Can Çakmur ilk kez bir araya gelecek. Festival ilk kez Sirkeci Garı peronunda ve Neve Şalom Sinagogu’nda birer konser gerçekleştirecek. Ayrıca 2011 yılından bu yana Türk ve yabancı bestecilere verdiği eser siparişleriyle sanatsal üretime ve çağdaş müzik repertuvarının genişlemesine katkıda bulunan festivalde bu sene Amsterdam Sinfonietta /Muzıekgebouw Aan ’t Ij, Norveç Oda Orkestrası, Orchestre De Picardie Région Hauts-de-France, BBC Konser Orkestrası ve İstanbul Müzik Festivali’nin genç kadın besteci Dobrinka Tabakova’ya ortak sipariş verdikleri “Together Remember to Dance / Birlikte Hatırla Dans Etmeyi” eserinin Türkiye prömiyeri gerçekleştirilecek.

- Festivalin ilklerinden biri de “Yarının Kadın Yıldızları”. Bu proje nasıl bir deneyim oldu sizin için?

Türkiye Sinai ve Kalkınma Bankası’nın desteğiyle hayata geçirdiğimiz bu projeyle; çalgı, şan ve şeflik branşlarında eğitim alan üstün yetenekli genç kadın müzisyenlerin uluslararası arenadaki kariyerlerine destek olmayı amaçlıyoruz. Bu çerçevede başvurular değerlendirildi ve 14 genç kadın müzisyen belirlendi. 28 Mayıs akşamı İdil Biret’in onur konuğu olacağı özel konserde, bu genç müzisyenlerden beşi sahne alacak.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

Sirkeci Garı’nda İstanbul şarkıları

İstanbul’un da şarkıları ve ezgileri olmak üzere iki ayrı etkinlikle festivalin kalbinde yer aldığını söyleyebilir miyiz?

Evet, İstanbul’un özel mekanlarında iki ayrı konser gerçekleştirilecek; geçen yıl ilk defa kullandığımız Kapalıçarşı’da “İstanbul’un Ezgileri” ve festivalde ilk kez kullanacağımız Sirkeci Garı peronunda “İstanbul Şarkıları” konserleri. “İstanbul’un Ezgileri”, sevgili kanun virtüözü Hakan Güngör’ün festivale özel oluşturduğu bir proje. İbranice ninniler, Süryanice ilahiler, Sefarad şarkıları, Makedon, Yunan ve Ermeni türküleri ile Türk Sanat Müziği’nin en güzel örneklerinin seslendirileceği özel bir konser olacak. Sirkeci Garı peronundaki “İstanbul Şarkıları” konseri de dinleyicilerini 1900’lerin ilk yarısındaki İstanbul’a götürecek. “Gül Tango”dan “Yıldızların Altında”ya, “Üsküdar’a Gider İken”den “Cici Beyim”e birçok Cumhuriyet dönemi şarkısını Meral Azizoğlu seslendirecek.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

Gala niteliğinde

Diana Damrau &Nicolas Testé ve BIFO ile VERDISSIMO: Dünya opera sahnelerinin en ünlü Verdi yorumcularından müthiş bir gala niteliğinde bir konser.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

“En”lerin konseri

La Scala Filarmoni Orkestrası: Klasik müzik alanında tüm “en”leri barındıran orkestranın konseri. Konserde ödüllü şef Daniel Harding ve çağımızın en müthiş piyanistleri arasında gösterilen Daniil Trifonov sahne alacak.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

Mucizevi beraberlik

İngiliz Oda Orkestrası & Güher Süher Pekinel’le Kapanış Konseri: Pekinellerin kusursuz yorumları, şiirsel müzikaliteleri ve mucizevi beraberliklerine bir kez daha şahit olmak için bu konser kaçmaz.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

İlk kez aynı sahnede

Renaud Capuçon & Khatia Buniatishvili: Efsanevi piyanist Martha Argerich’in bir araya getirdiği Renaud Capuçon ve Khatia Buniatishvili ilk kez aynı sahnede festival seyircisiyle buluşacak.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

Yepyeni solo resital

Gülsin Onay ve Murathan Özbek’i bir araya getiren “Yolda”: Filmle müziği birleştiren, çok disiplinli, yepyeni bir solo resital deneyimi. Projenin dünya prömiyeri İstanbul Müzik Festivali’nde gerçekleşecek.

İstanbul Müzik Festivali bağlarımıza sesleniyor

12 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber