İstanbul'u anlatan albümün ikincisi çıktı

"Homegrown İstanbul Vol. 2"de Anadolu'nun ve İstanbul'un müzikal çeşitliliğini yansıtan parçalar yer alıyor. Albümde Burhan Öçal'dan Hüsnü Şenlendirici'ye, Cahit Berkay'dan Ceza'ya 38 sanatçı bir araya geliyor

axcum031.jpg Albümün plak şirketi Pozitif Edisyon'un Genel Müdürü Ali Coşar "Ayakları bu ülkenin topraklarına basan, aynı zamanda uluslararası müzik endüstrisine Türkiye'nin müzikal hikayesini anlatan bestelere yer verdik" diyor. Geçen yıl piyasaya çıkan "Home-grown İstanbul" adlı derleme albüm serisinin ikincisi müzik marketlerde yerini aldı: "Homegrown İstanbul Vol. 2". Albümdeki parçalar farklı etnik enstrümanlarla harmanlanıyor. Mısırlı Ahmet'in vurmalılarına Çağlar Namlı'nın bağlaması eşlik ediyor. Selim Sesler klarnetiyle bir "İstanbul Gecesi"ni anlatıyor. Hüsnü Şenlendirici, İsmail Tunçbilek ve Aytaç Doğan'dan oluşan Taksim Trio "Derdin Ne" diye soruyor. Rojin Orient Expressions ile "nara atıyor", bir halay okuyor. Buzuki Orhan ve Erol Parlak, Azeri ritimleri ve Balkan müziğiyle "coşuyor". Cahit Berkay, Grup Zan ile birlikte Anadolu ritimlerini, tulumu, rock'la buluşturuyor. Bir ayağı bu topraklarda diğer ayağı yurtdışında olan, elektronik müzikten arınmış etnik melodik parçalara yer vermek istedik. Serinin ilkinde olduğu gibi ikincisinde de bile bile aykırı duranlara da yer verdik. Albümün konseptini nasıl belirlediniz? Albümde daha önce yayımlanmamış 14 beste var. Bu bestelerin çoğu "Homegrown İstanbul"un temel kavramları çerçevesinde bestelendi. Ayrıca önceden yer almış bazı parçaların kayıtlarına başka sanatçılar tarafından yeni bir pencereden bakıldı, müdahale edildi. Sırf "Homegrown İstanbul Vol. 2"ye özel olarak beste yapanlar oldu mu? "Sanatçılar gemiyle başlayan yolculuklarını trenle sürdürüyor" Albümü Türkiye'nin müzikal çeşitliliğini göz önünde tutarak bir fikre oturttuk. Bu çeşitlilik içinde mümkün olduğu kadar farklı enstrümanlara yer vermeye çalıştık. Albümde yer alan sanatçılar bir nevi Volume 1'de gemi ile başlayan yolculuklarını trenle sürdürüp ülkenin hikayesini birbirlerine ve bizlere anlatmaya çalıştılar. Albümün müzikal renkliliği için neler söylersiniz? İstanbul hep Batı ile Doğu arasında bir köprü gibi algılanan ama aslında tüm müzik kervanlarının mutlaka durduğu bir han. Ticari müzik anlamında şimdilerde han kendi sözlü tarihini anlatıyor dünyaya... İstanbul albüme adını veriyor. Bu şehrin müzikal anlamdaki önemi ve görevi nedir sizce? Pozitif Edisyon bünyesinde 200'e yakın besteci ve söz yazarı var. Birbirleriyle yolları hiç kesişmeyecek sanatçılar şirket aracılığıyla birbirlerini tanıyor, müziklerini paylaşıyor. Tüm Pozitif Edisyon sanatçılarına serinin ikincisi için projemizi anlattık. Birbirleriyle daha önce müzik üretmemiş, performans yapmamış sanatçılara öneriler getirdik. Bu öneriler içerisinden gerçekleşenler de oldu gerçekleşemeyenler de. Sonunda 38 sanatçı bu albüme gönüllü bir şekilde katkı yaptı. Albümdeki sanatçılara nasıl seçtiniz? "Havaalanı ve İstiklal Caddesi satışları önde gitti" Serinin ilkinin satışlarına baktığımızda yabancıların daha fazla ilgi gösterdiğini gördük. Türkiye'de daha çok havaalanı ve İstiklal Caddesi satışları önde gitti. Albümü Türkiye'ye gelen turistler, yurtdışında Türkiye'nin müziğini takip edenler, albümde yer alan sanatçıların hayran kitleleri alır. Dinleyiciler, derleme albümlerle tek bir sanatçı yerine pek çok sanatçıyı dinleme şansı buluyor. Son yıllarda müzik piyasasında hem plak şirketlerinden hem de dinleyicilerden derleme albümlere talep var. Homegrown serisinin dinleyici kitlesi kim? "Parçanın ilk melodileri iki kadeh içtikten sonra geldi" Bundan birkaç ay önce bir akşam evde oturup içiyordum. İki kadeh attıktan sonra çıktı "Bir İstanbul Gecesi"nin ilk melodileri. Birkaç günde de tamamladım parçayı. Değişmeli bir parça oldu, dinleyiciyi şaşırtacak cinsten. Ağırdan başlıyor, sonra hızlanıyor ve tekrar yavaşlıyor. "60-70 km hızla giden bir arabanın ritmine göre hazırladım" "Coşar"ı albüm için özel olarak besteledim. Azeri ritminin üzerine Balkan müziğini ve Anadolu müziğini ekledim. Ege'ye ait müzik kültüründen de izler taşıyor. Şarkıyı araba kullanırken yaptım. 60-70 km hızla giden bir arabanın ritmine göre hazırladım "Coşar"ı. Eve gittiğimde kızıma dinlettim. Coştu, dans etti. Adını bu yüzden "Coşar" koydum. Bu tip derleme albümler dinleyiciler kadar sanatçılar için de avantajlı. Sadece kendi hayran kitlenize değil, farklı sanatçıların hayranlarına da ulaşıyorsunuz. "'Sarılsam' klarnet eşliğinde sunulan makamsal bir ezgi" İstanbul için pek çok şarkı yapıldı ama bu şehri doğru anlatan bir şarkı yapmak zor bir şey aslında. "Sarılsam" klarnet eşliğinde sunulan makamsal bir ezgi. Melodisi İstanbul'u çağrıştırıyor. Parçaya adını verirken ucunu açık bıraktım. Dinleyici ister İstanbul'a isterse sevgilisine sarıldığını düşünsün "Sarılsam"ı dinlerken. Hayal gücüne kalmış... "Şarkıyı Rojin'in seslendirmesi ayrı bir tat kattı" Orient Expressions grubu olarak yaptığımız "Nare" bir halay aslında. Parça adını Arapçadan alıyor. Nare yüksek sesle bağırmak, nara atmak anlamına geliyor. Bizim grup elektronik müzik yapıyor ama bu defa albümün konseptine uydurduk kendimizi. Elektronik müziği geri planda tuttuk. Daha etnik ve otantik bir parça hazırladık. Şarkıyı seslendiren Rojin "Nare"ye ayrı bir tat kattı.

16 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber