İstiklal Marşı’nın ilk bestecisi anılacak

İstiklal Marşı’nın ilk bestesini yapan Ali Rıfat Çağatay’ın 80’inci ölüm yılı dolayısıyla İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda bir anma etkinliği düzenlenecek

İstiklal Marşı’nın ilk bestecisi anılacak

İstiklal Marşı denince herkesin aklına Mehmet Akif Ersoy geliyor. Fakat marşımızın bestecisi Osman Zeki Üngör pek tanınmıyor. Hele ilk bestecisi Ali Rıfat Çağatay’ı tanıyanların sayısı çok az. Bu nedenle İTÜ Osmanlı Türk Müziği Çalışma Grubu, Prof. Nilgün Doğrusöz’ün koordinatörlüğünde önemli besteci, icracı ve müzikolog Ali Rıfat Çağatay’ı, 80’inci ölüm yılında anmak amacıyla bir panel düzenliyor. Etkinlik 3 Mart’ta İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı’nın BİSED Konser Salonu’nda düzenlenecek ve panele bir sergiyle bir dinleti eşlik edecek. Bu etkinlikten önce Çağatay’ı daha yakından tanımak için Prof. Nilgün Doğrusöz’le görüştük.

Doğrusöz, Ali Rıfat Çağatay’ı anlatmaya “II Abdülhamid’in saltanatının başlangıç yıllarında büyüyen kuşak, modern Türkiye’nin şekillenmesinde de önemli rol oynamış şahsiyetlerle doludur” diyerek başlıyor. Çağatay’ın da yaşamı ve sanatıyla bu dönemin aydınlarından biri olduğunu vurgulayan Doğrusöz, “Çağatay, Türk müziğinin makam, usul, tür gibi öğelerinin, hızlı dönüşen toplumsal koşullar içinde varlığını koruyabilmesi için önemli yeniliklere imzasını atmıştır. Bu sebeple muhafazakar çevrelerde ‘fazla yenilikçi’ ve ‘Türk müziğini Batılılaştırmak isteyen’ bir müzik adamı olarak görülmüşür” diyor. Peki Çağatay’ın İstiklal Marşı bestesinin değiştirilme nedeni neydi?

Resmi besteden neden vazgeçildi?

Doğrusöz, Çağatay’ın bestesinin resmi marş bestesi olarak belirlenmesine itiraz edildiğini anlatıyor: “Zati Arca’nın Ali Rıfat Bey’in eserinin seçilmesine itiraz ettiği belgelerde var. Zati Bey, Atatürk’e bu şikayetini iletmiş. ‘İstiklal Marşı Tarihimiz’ adlı eserin yazarı Muhiddin Nalbantoğlu, Zati Bey’in oğlu ile yaptığı görüşmeye dayanarak verdiği bilgide Atatürk’ün Zati Bey’le görüşmesinin ardından Ali Rıfat Bey’in eserinin resmi beste olmasından vazgeçildiği beyan ediliyor.”

“Masal gibi bir hayatı olmuş”

Ali Rıfat Bey, gazetemizin yazarlarından R. Hakan Kırkoğlu’nun da büyük dedesi. Kırkoğlu büyük dedesini şöyle anlatıyor: “Ali Rıfat Çağatay benim dedemin babası. Annem masal gibi bir hayatı olduğunu anlatırdı. Çok da ilginç: Benden neredeyse tam 100 yıl önce doğmuş. Doğum tarihi 6 Şubat 1867. Ben de 9 Şubat 1967’de doğdum. Saka burcunda doğduğundan eğitmenlik gibi özellikleri var. Buda ilk müzik okulunu kurması, Doğu müziğini Batı standartlarına yönlendirmesi gibi çalışmalarını gösteriyor. Ben de iyi bir klasik müzik dinleyicisiyim. Demek ki ailedeki bir genle alakalı.”

12 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber