Küçük figürlerin büyük hikayesi

Danimarka Billund’da küçük ikonların dünyasındayız.  Ahşap oyuncakla başlayan hikayede  bugün Lego’nun evinden geleceğe bakıyoruz.

Küçük figürlerin büyük hikayesi

Dünyanın en küçük ikonu 40 yaşında. Bu 40 yılda polis, doktor, itfaiyeci, veteriner, şövalye oldu yetmedi uzaya çıktı. Bugün astronot da dahil olmak üzere Lego minifigürlerin sayısı 8 bini aştı. 2011 yılında üçü uzay gemisi Juno ile uzaya fırlatıldı. Pek çok Hollywood yapımında da görünen minifigürler serinin ikinci filmi “The Lego Movie 2”yle beyaz perdeye dönüyor. En güçlü markalar arasında sayılan Lego’nun yeniliklerini keşfetmek için her şeyin başladığı yere, Danimarka Billund’a küçük ikonların dünyasına doğru yola çıkıyoruz. Ünlü figürler daha yolun başında rol aldıkları uçak içi emniyet filminde karşılıyor bizi.

Türkiye’den direkt seferle ulaşabileceğiniz Billund büyük bir hikayesi olan küçük bir kasaba. Nereye dönüp baksanız burada tüm yollar Lego’ya çıkıyor. Ole Kirk Christiansen 1932 yılında atölyesinde ahşap oyuncak üretmeye başladığında, hiç kimse hayalinin bu denli büyüyeceğini tahmin edemezdi.

Billund’un yeni cazibe noktalarından Lego House ilk durağımız. Binanın mimarisi birbirine bağlı 21 adet büyük yapım parçasından oluşuyor. Billund’da kaldığım bu kısa sürede neredeyse tüm kasabanın birbirinin içinden geçen parçalardan oluştuğunu düşünmeye başlıyorum. Lego House’un kalbinde 6 milyondan fazla lego parçasıyla yapılmış 15 metre boyundaki “Yaratıcılık Ağacı” yer alıyor. Bu ağacın kökleri geçmişe uzansa da dallarının uzandığı her bir parça modern dünyaya açılıyor aynı 1930’larda ahşap oyuncakla başlayan hikayedeki gibi. Ziyaretimizde çocuklar kadar içindeki çocuğu kaybetmeyen büyüklerin de 25 milyon yapım parçasıyla dolu alanı keşfetmek için sabırsızlandığını fark ediyoruz. Her yaştan çocuğun oyun yoluyla öğrenebileceği dört renk kodlu deneyim alanlarından kırmızı bölge yaratıcılık, yeşil bölge sosyal beceri, mavi bölge mantık, sarı ise empati yeteneğini geliştiriyor. Robo Lab’da programlayın, Story Lab’da kendi filminizi yapın, tasarladığınız balıkları dijital akvaryumda yüzdürün. Üst katta dünyanın dört bir yanındaki lego tutkunlarının baş yapıtlarından gözlerinizi alabilirseniz minifigürlerin havadaki ve karadaki maceralarına ortak olabilirsiniz.

Küçük figürlerin büyük hikayesi

Zaman tüneli

Sırada Lego Idea House var. Bugün 18 bin çalışanı ile 140’ın üzerinde ülkede faaliyet gösteren markanın köklerine iniyoruz. Lego Dancada ‘leg godt’ yani ‘İyi oyna’dan geliyor. Markanın kurucusu marangoz Ole Kirk Christiansen da Büyük Buhran zamanı işleri kötüye gidince çıkış yolunu oyunun gücüne inanmakta bulmuş. Müze olarak geçen alanda tahta oyuncaklardan plastik bloklardan oluşan setlere zaman tünelinde yolculuk yapıyoruz.

Çocuklar için oyunun kuralının değiştiği bir çağda 86 yıllık bir aile şirketi nasıl bir yol izliyor? Dijital çağda çocukları fiziksel dünyada oyuna davet etmek ancak işin içine daha fazla gerçeklik katmakla mümkün oluyor. Setlerini çocuklar için çekici hale getirmek için pek çok yenilik yaptıklarını söyleyen Group CEO’su Niels B. Christiansen, “Setler, trendlere ayak uydururken yaratıcı oyun için de sonsuz fırsatlar sunuyor. Çocukların sevdiği karakterleri, minifigürleri, dijital ortamda da hayata geçiriyoruz” diyor.

Hayrandı tasarımcı oldu

Dijital deneyimi fiziksel ürünle buluşturan markanın hedefi çocukların kodlamayı eğlenceli bir şekilde öğrenmeleri. City. Friends, Technic, oyun deneyimini bir üst seviyeye taşıyan Boost... Her birinin maharetini bizzat tasarımcılarından öğreniyoruz. Boost üzerine çalışan Carl Merriam’ın tutkusu ona Billund’un yolunu açmış:

“Hatırlayabildiğim kadarıyla 4 yaşımdan beri oynuyorum. 14 yaşındayken ilk çıkışından itibaren 5 yıl boyunca tüm Lego Star Wars’ları satın aldım. Bazen parçaları birleştirirken uyuya kaldığım zamanlar olurdu. Bir arkadaşımın cesaretlendirmesiyle bu işe başvurdum ve 2 gün sonra Billund’a davet edildim. O dönem geleneksel parçalarla yaptığım şeyleri Boost’a taşıdım. Bu bakış açısı sayesinde beni tasarımcılar arasına aldılar.” Son olarak Ninjago ve City setleri üzerinde çalıştıklarını anlatıyor: “Boost seti, 7-12 yaş aralığı için uygun. Kodlamayı basit bir hale getirdik. Anlaşılması oldukça kolay, yardımcı olacak videolar var. Boost, büyük projelerde kodlamanın nasıl yapıldığını hayal ettiren bir set.”

Mini şefler iş başında

Küçük figürlerin büyük hikayesi

Lego House’da uzun soluklu bir turun ardından “Yemekte ne var?” diye soranları Mini Chef restoranda eğlenceli bir deneyim bekliyor. Burada sipariş vermek için boşuna garson aramayın. Elinizdeki lego parçalarından kendi siparişinizi oluşturup masanızdaki bilgisayara yükleyin. Her bir lego parçasının rengine ve şekline göre menüde karşılığı var. Daha sonra ekranınıza göz atın, yiyeceklerinizin mutfakta çalışkan mini şefler tarafından nasıl hazırlandığını göreceksiniz. Bir sonraki adımda servis bandından lego kutuları içinde gelen yemeği afiyetle yemek düşüyor size. Hemen aklınıza fast food gelmesin. Çıtır çıtır kızarmış organik tavuk ya da badem ve trüf yağıyla kavrulmuş karnabahar, arpacık, ekşi krema ve hardal tohumlu patates püresi seçenekler arasında. Ayrıca, beklerken boş durmak yok! Sipariş parçalarıyla yaratıcılığınızı konuşturun.

14 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber