'Nasıl bir anne olduğumu çocuklar söyleyecek'

Instagram’da 1 milyonun üzerinde takipçisi olan yazar Şermin Yaşar, yeni çocuk kitabı “Abartma Tozu” ile bizlere de ayna tutuyor. Üç çocuk annesi olan Yaşar, “Nasıl bir anne olduğumu yıllar sonra çocuklar söylecek” diyor.

'Nasıl bir anne olduğumu çocuklar söyleyecek'

Başarılı yazar Şermin Yaşar, pek çok ailenin sosyal medyadan takip ettiği adıyla Oyuncu Anne, yedinci çocuk kitabı “Abartma Tozu” ile bizi kısa süreli bir distopyanın içine bırakıyor. 10 yaşındaki bir çocuğun gözünden Buğdaylı Kasabası halkının başına gelenleri okuduğumuz kitapta sağlıklı beslenmeyi abartanlardan temizlik hastalarına, kendine internetten eş satın alan alışveriş çılgınlarından mutluluk satıcılarına kadar her şey bu kasabada. 10 yaşındaki kahramanımız bir sabah uyandığında annesi ve babasının sağlıklı yaşam konusunda her şeyi abartan davranışlarıyla karşılaşır. Neler olduğunu anlamak için evden çıkmasıyla olaylar gelişir. Birbirinden sevimli Buğdaylı Kasabası’nın sakinleri abartma hastalığına yakalanmıştır. Abartının dozunun her gün yükseldiği kasabalıları yine küçük kahramanımız kurtaracaktır. Şermin Yaşar, Mert Tugen’in resimlediği ve Taze Kitap’tan yayımlanan yeni kitabı”Abartma Tozu” ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

- Buğdaylı Kasabası’nın sakinlerinin başına gelenler günümüz dünyasında yaşadıklarımızın bir simülasyonu gibi…

Evet, “Abartma Tozu” bugüne tutulmuş bir ayna aslında. Hepimiz bir yönümüzle oradayız. Bütünüyle biz değiliz ama hepimizden bir parça mutlaka var.

- Abartma Tozu”nun yan etkilerilerinden hepimiz muzdaribiz. Yakın zamanda bir kurtuluş mümkün mü sizce? “Normal”e çıkış yolunu bulabilecek miyiz?

Farkına varmakla ilgili bence. “Abartma Tozu” bu yüzden bir çocuk kitabı. Çocuk zaten mutedil, onun abartılı bir tarafı yok. Bunun ne kadar kıymetli olduğunun farkına varsın istiyorum. Çocuklarda her şey kararında. Onun abartması anne baba etkisiyle oluyor. Benim çocuk kitaplarımı anne babalar da okuyor. Ebeveyn abarttığının farkına varır ve davranış değişikliğine giderse ne ala. Kitabın buna etkisi olur mu bilemiyorum ama bazen kendimizi dışardan görmek iyi gelebiliyor.

- İki yıllık bir çalışmanın ardından kitap okurlarla buluştu. Bu iki yılı dinlesek…

İki yıl önce yazmaya başlamıştım evet. İlk taslak böyle değildi. Ben kendi çocuklarımla çok tartışıyorum kitaplar hakkında. Konu bu, nasıl kurgularız birlikte bakıyoruz. Kitapta, abartma tozu salgınından etkilenmeyen bir çocuk var. Olayları o anlatıyor bize. İki yıl önce oğlum, bu karakterin sokak çocuğu olmasını söylemişti. Ben de öyle yazdım. Ekmek bulamadığı için yiyemiyor ve abartma tozu salgınından doğal olarak etkilenmiyor. Sonra içimize sinmedi. Baktık ki biz yazarken, konuşurken üzülüyoruz. Yeniden düşündük. Gluten allerjisi olan bir kahraman koyduk hikayeye. Yazarken hiç acele etmedim, çünkü yazmaktan çok, bir anne olarak konuyu evde konuşmak, tartışmak çok güzeldi.

Nasıl bir anne olduğumu çocuklar söyleyecek

- Eline bir çocuk kitabı aldığını zannedenler bir sistem eleştirisiyle karşılaşacaklar…

Çocuklar için bir çocuk kitabı aslında evet ama çocuk kitapları yetişkinlere de çok şey anlatır.

“Bir yanıyla gerçek, bir yanıyla fantastik”

- “Oyuncu Anne” olarak sizi takip eden, okuyanların anneliğiniz ve sizin hakkınızda fikirleri var. Peki, Şermin Yaşar nasıl bir anne? Siz ne düşünüyorsunuz, hayal ettiğiniz, olmak istediğiniz anne misiniz?

Anneliğimi hayal etmedim. Ama gelecek yıllara dair kurduğum hayallerde, tepemizde ağaç dallarının ve ışıkların olduğu bir masada kalabalık, mutlu, gülen, eğlenen, orada olmaktan keyif alan bir aile hayal etmiştim. Şükür ki tam da bunu yaşıyoruz. Evimiz sohbeti, sarılması, sevgisi bol, enerjisi yüksek, iletişimi kuvvetli, bazen gürültülü ve telaşlı, bazen sakin ve huzurlu bir ev. Bakıyorum, şimdilik herkes halinden memnun görünüyor. Bu benim için tatmin edici. Ama nasıl bir anneyim, benim ya da takip edenlerin söyleyebilecekleri bir şey değil. Bu sorunun cevabını yıllar sonra çocuklar söyleyecekler.

- “Abartma Tozu”nda bir dil meselesi var. Çocuklarımızla ilgili gelecek kaygıları alıp başını giderken “slm” “nbr” diye konuşan bir çocuk ürkütmüyor örneğin…

Evet, kitapta dilde meydana gelen değişiklikler insanların davranışlarını da etkiliyor. Bir yerde öyle bir cümle var: “Bozulma böyle bir şey çünkü Tevfik Abi, bir kişi yanlış konuşursa herkes yanlış konuşmaya başlıyor zamanla.”

- Instagram çılgınlığı var. Bu kalabalık arasında kendinizi nerede görüyorsunuz?

Ben sosyal medyayı aktif kullanıyorum. Orayı bir iletişim alanı olarak görüyorum. Sanıyorum 5-6 yıldır kullanıyorum. İçeriği olmayan, bir şey anlatmayan, bir bilgi vermeyen paylaşımlarım yok denecek kadar azdır. Benim için sosyal medya bir gazetede köşe yazmaktan, bir televizyon kanalında veya radyo programında konuşma yapmaktan farksız. İnsanlara anlatmak istediklerimi aktarabileceğim bir mecra orası.

- “Abartma Tozu”nu diğer yazdıklarınızdan ayıran neler var?

“Dedemin Bakkalı” ve “Cingo” çocukların çok sevdiği kitaplardı. Onlarda hikaye gerçekti, olaylar da gerçekti. Fantastik bir şey yoktu. “Abartma Tozu” bir yanıyla gerçek, bir yanıyla fantastik. Diğer kitaplarla ortak noktası, yetişkin-çocuk çatışmasının burada da olması. Ben her zaman çocuk tarafındayım.

“Ev benim için müthiş bir atölye”

- Üç çocuk annesisiniz. Bir yandan da hâlâ kendinizi çocuk olarak tanımlıyorsunuz. Yazarken size ilham veren içinizdeki çocuk mu yoksa çocuklarınız mı?

İkisi de. Bizim ev çok dinamik. Üç çocuk sürekli konuşuyor, her daim bir film oynuyor, bir senaryo yaşanıyor gözümün önünde. Başlı başına bir öykü zaten. Müthiş bir atölye benim için ev ve çocuklar.

- Yakın zamanda yetişkinlere bir şeyler yazmak var mı kafanızda?

Evet, yeni öykü kitabının üzerinde çalışıyorum. Öyle zannediyorum ki ekime hazır olur.

- Şermin Yaşar çocuklarının kitaplığına alışveriş yapacak olsa kimlerin kitaplarını alır?

Çocukların yaşına ve ilgi alanlarına göre değişir tabii ama bizde “Küçük Prens”, Roald Dahl’ın tüm kitapları, daha küçükken Julia Donaldson, Leo Lionni kitapları, Sara Şahinkanat, Aytül Akal, Feridun Oral ve Süleyman Bulut kitapları severek okundu.

Tabletle sınırlı süre

Nasıl bir anne olduğumu çocuklar söyleyecek

- Okullar tatil oldu, çocuklarınızla yazın nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Benim belki de bugüne kadar yaptığım en iyi şey, dört yıl önce çocuklara köyde küçük bir prefabrik ev yapmam oldu. Yazları oradalar. Bahçedeler, bisiklete biniyorlar, arkadaşlarıyla oynuyorlar, şişme bir havuz var bahçede, ona girip çıkıyorlar, biraz kelebek peşinde koşuyor, biraz meyve topluyor, biraz kumda araba sürüyorlar, biraz tahtalarla kendilerine oyuncak yapıyorlar, akşam ateş yakıyorlar. Arkadaşlarıyla ve kardeşleriyle birlikte, daha çok sokakta vakit geçirme imkanları oluyor.

- Çocuklarda tablet ve telefon kullanımı çok yoğun. Sizin bunun için kurallarınız var mı?

Şimdilerde yaz tatilinde oldukları için tabletle günde birkaç kez sınırlı sürelerle ve ne yaptıklarını bilerek oynamalarına müsaade ediyorum ama asla bir Tekno Fehmi değiller.

Ayfonkarahisar'da yolcu otobüsü devrildiAfyonkarahisar'ın Çay ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu biri bebek, yedi kişi yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber