“Omuzlarımdaki yük arttı”

Wimbledon’da Fin partneri Otto Virtanen ile birlikte genç çift erkeklerde şampiyon olan Yankı Erel “Hedefim Olimpiyatlar, bundan sonra daha çok çalışmam gerekiyor” diyor.

“Omuzlarımdaki yük arttı”

Tenisin en prestijli turnuvası Wimbledon’ın şampiyonlar listesinde artık bir Türk gencinin adı var. 17 yaşındaki Yankı Erel Wimbledon gençler çift erkeklerde Fin partneri Otto Virtanen ile şampiyonluğa uzandı. Turnuva sonrasında on basamak yükselerek dünya 16 numarası oldu. Erel‘in tenis yolculuğunu kariyerini sürdürdüğü Garanti Koza Akademisi’nde konuştuk.

- Grand Slam şampiyonluğuna uzanan hikayeniz nasıl başladı?

Tenise 6 yaşında başladım. Annem ve babam Tekirdağ Spor Kulübü’nde tenis oynuyordu. Ben de hafta sonu yaz okulları ile tenise başladım. Özel derslerle 4 yıl kadar Tekirdağ’da antrenman yaptım. 11 yaşında ailemden ayrıldım. Onlar Bursa’daydı, ben İstanbul’a TED Spor Kulübü‘ne geldim. 3 yıl yatılı kaldım. Sonrasında Garanti Koza Tenis Akademisi’ne geçtim. İstanbul’a geldiğim ilk 6 ayda uzaklaştılar benden.. “Gelin” diye çağırsam da gelmediler. Altı ay çok zorlandım.

- “Wimbledon şampiyonu Yankı Erel” kulağa nasıl geliyor?

Garip geliyor! Bir o kadar da iyi geliyor. Ben de kendi kendime söylüyorum “Ben Wimbledon şampiyonu muyum?” diye...

- Final maçı öncesi neler yaşadınız?

Final maçı öncesi her zamanki gibi aynı müziği dinledim. Totemlerim var her turnuvada aynı saatte uyurum, kıyafetlerimi önceden hazırlarım, kahvaltıda hep aynı şeyleri yerim, aynı masada otururum. Final günü her şeye rağmen biraz stresliydim. Bu maçı kaybedemem dedim kendime. Her puanda her şeyimi verdim o kortta ve kazandım.

- Daha önce Grand Slam tecrübe etmiş isimlerle konuşma şansınız oldu mu?

Cem İlkel, Çağla Büyükakçay, İpek Soylu gibi isimlerle hep konuştum. İpek Soylu’nun başarısı zaten unutulmazdı. Ben de onların arasına katılmaktan çok büyük gurur duyuyorum.

“Hedefim Olimpiyatlar”

- Partneriniz Otto Virtanen ile ilk kez Londra’da çiftler oynadınız...

Otto aynı zamanda yakın arkadaşım. Wimbledon öncesi hazırlık turnuvasında oynadık ve ilk maçımızda kaybettik. Wimbledon’da ilk hafta uyum sorunu yaşadık iyi performans sergileyemedik ama ikinci hafta uyum sorununu atlatınca kupaya uzandık.

- Hangi zeminde daha başarılısınız?

Favori zeminim sert zemin. Türkiye’de çim zemin olmadığı için çimde antrenman yapma şansım hiç olmadı. İlk defa geçen yıl teklerde eleme oynamış ve ilk maçta kaybetmiştim. Bu sene de ilk tekler maçımda kaybettim. Çimde üçüncü defa oynamama rağmen şampiyonluk geldi.

- Güçlü ve geliştirmeniz gereken yönleriniz neler?

Solak bir tenisçiyim. En güçlü vuruşum forehandim. File önü oyununu ve alçak topa karşı oyunumu, vuruşlarımı geliştirmeye çalışıyorum.

- Farklı zeminler farklı atmosferler... Favori Grand Slam’iniz hangisi?

Favori Grand Slam’im Wimbledon oldu! Daha Amerika Açık’ı göremedim onu eylülde göreceğim. Favori tenisçi-lerim Novak Djokovic, Stan Wawrinka ve Rafael Nadal. Nadal’ın çalışkanlığı, solak oluşu ve hırsı, Novak Djokovic’in kort içinde ve dışındaki davranışları çok hoşuma gidiyor.

- Hedefleriniz neler?

Eylülde oynanacak Amerika Açık’ta şampiyon olmak istiyorum. Sonra da Gençlik Olimpiyatları’nda oynamaya hak kazandım orada da ülkeme madalya kazandırmak istiyorum.

- Rakipleriniz sizi bundan sonra daha ciddiye alacak...

Omuzlarımdaki yük arttı. Bundan sonra daha çok çalışmam gerekiyor.

“Omuzlarımdaki yük arttı”

“Şampiyonlar yemeğinde olmak inanılmaz bir histi”

- Şampiyonlar yemeğinde olmak nasıldı?

Şampiyonlar yemeğinde olmak inanılmaz bir histi. Keşke bir kez daha o yemeğe gidebilsem. Dünyanın en iyileriyle aynı sofrada yemek yemek ayrı bir zevkti. Novak Djokovic, Angelique Kerber gibi isimlerle oturup yemek yemek, onlarla sohbet etmek, onları izlemek. Djokovic ile ayaküstü sohbet etme fırsatım oldu. Çok tebrik etti ben de onu tebrik ettim.

18 Kasım 2019 Magazin Bülteni18 Kasım 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber