Perdesini yeniden açıyor

Bize "Hep Böyle Kal", "Söyle Canım" gibi unutulmaz şarkıları armağan eden "Hisseli Harikalar Kumpanyası" yenilenen akışı ve yeni kadrosuyla karşımızda

Yıllar sonra bu kez genç oyuncu Ayça Varlıer ile başrolü paylaşan Erol Evgin karşımda "Hep Böyle Kal" şarkısını söylerken, içimden bu devirde de neşelenmeye ne kadar ihtiyacımızın olduğu geçiyor. 26 Haziran'da Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda yeniden oynanacak olan "Hisseli Harikalar Kumpanyası" bu kez de eski dostluk ve aşkların derinliğinden uzaklaşmış, laik-dinci kavgasından sıkılmış modern Türkiye'ye biraz neşe katacakmış gibi geliyor. Onu bilmem de; Ayşen Gruda ve Kartal Kaan'ın "Hep Böyle Kal"a yaptığı "Hep Portakal" vokalini dinlerken benim kahkalarım şimdiden etrafı inletiyor. Tarih 3 Mart 1980. O zamanın Şan Tiyatrosu, Egemen Bostancı'nın yapımcılığında yeni bir müzikale kapılarını açıyor. Haldun Dormen'in kaleminden çıkan, bir çadır tiyatrosunda gerçekleşen komik olayları, Erol Evgin hayranı Erol Sevgin'in assolist olma çabalarını, Nevra Serezli'nin canlandırdığı güzel assolist Süheyla'nın, Ayşen Gruda, Kartal Kaan, Adile Naşit gibi oyuncuların esprilerini seyrederek rahatlıyor Türk insanı. Oyun tam iki sene, yaklaşık 400 kez, günde 1500 kişiye neşe saçıyor dönemin çalkantılı ortamında. "Bu kez Adile Naşit'in rolünü oynuyorum" 27 sene sonra tekrar bu müzikalde oynadığım için çok heyecanlıyım. Eski arkadaşlarla bir araya gelmek çok güzel, Haldun beyle tekrar çalışmak da öyle. Sadece yeni arkadaşlar katılmadı aramıza, oyun da biraz değiştirilerek günümüze uyarlandı. Mesela bir bölümde Erol Sevgin karakteri Süheyla'ya "Lütfen beni e-mail'siz bırakma. Biliyorsun değil mi: www.çadır.com" diyor. O zamanlar e-mail'ler filan yoktu tabii. AB lafı da geçmezdi. Bunlar eklendi esprilerin arasına. Benim rolüm de değişti. Bu kez Adile Naşit'in karakterini canlandırıyorum. Güzel bir şey yapacağız. Bence halk bazı şeyleri özlüyor. Ben de özlüyorum. Mesela ben çadır tiyatrosunu seyrederek büyüdüm. Bu müzikalle o nostaljiyi de geri getiriyoruz. Erol Evgin: Hakikaten çok çabuk geçti yıllar ve çok arkadaşımız aramızdan ayrıldı. Şöyle bir sayarsam... Müzikali sahneye koyan Egemen Bostancı, müzikleri besteleyen Melih Kibar, şarkı sözlerini yazan Çiğdem Talu, Belkıs Dilligil, Adile Naşit, Turgut Boralı, Asuman Arsan, Esin Engin, Raşit Rıza gibi isimleri hep kaybettik. Belki öbür tarafta oynuyorlardır "Hisseli Harikalar"ı. 27 sene geçti ilk oyunumuzun üstünden. Çok güzel bir kadroydu o. Meşhur "Hisseli Harikalar Kumpanyası" şarkısının giriş sözleri "Nerede o günler, o eski günler, kıymetini bilmeden geçti seneler." Hakikaten kıymetini bilmeden mi geçti o seneler? Erol E.: Bu kadroda da çok değerli oyuncular var. Bir kere eskilerden Ayşen Gruda var. Dünya çapında bir oyuncu bence. Üstelik bu sefer Adile ablanın (Naşit) rolünü oynuyor. Kendi yorumuyla o kadar da güzel oynuyor ki. Broadway'e yollasanız bir star olur. Kartal Kaan da çok canlı kalmış, çok değerli bir oyuncumuz. Yeni kadro nasıl bir kadro? Erol E.: Ayça'yla dört-beş ay önce Kürşat Başar'ın programında tanıştık. Daha bu proje yoktu. Ayça Amerika'da müzikal oyunculuğu okumuş. Programda beraber "Hep Böyle Kal" şarkısını söyleyelim dedik. O gün keşke "Hisseli Harikalar" yeniden sahnelense de Ayça ile beraber oynasak diye içimden geçirmiştim. Müzikalin esas kadını Nevra Serezli'nin Süheyla karakterini ise bu kez genç oyuncu Ayça Varlıer canlandırıyor ve sizinle başrolü paylaşıyor. Nasıl katıldı aranıza Ayça? "İnsan diyeti yaparım" Ayça Varlıer: Benim de başımdan enteresan bir olay geçti bu projeyle ilgili. Zaten hep keşke yeniden yapılsa derdim "Hisseli Harikalar" için. Çünkü Türkiye'ye geldiğimden beri oynadığım tek müzikal "Batı Yakasının Hikayesi"ydi. Sonuçta ben de Güneri Cıvaoğlu'nun programına "Hisseli Harikalar"ı yazan ve yöneten Haldun Dormen'le beraber konuk oldum. Tanışıyorduk ama daha evvel konuşma fırsatımız olmamıştı. O sırada onun 50'nci tiyatro yılı kutlanıyordu. Güneri bey "Haydi ona bir sürpriz yapalım. 'Hisseli Harikalar'dan 'Hep Böyle Kal'ı söyle ona hediye olarak" dedi. Çok da manalı oldu. Çünkü Haldun Dormen hâlâ iki-üç projede aynı anda çalışan, çok enerjik bir insan. Bunun üzerine bir de Erol beyle bir programa konuk oldum. Ve enteresan şekilde projeye karar verildiğinde Süheyla rolü bana teklif edildi. Sizin içinizden de geçmiş miydi böyle bir düşünce? Ayça V.: Ben zaten herkes gibi bu müzikali, usta oyuncularımızı izleyerek büyüdüm. Eğitimimi de müzikal üstüne yaptım. Ailem de sanatçı bir aile. "Hisseli Harikalar"da böyle bir kadronun içinde olduğum için çok şanslıyım. Nevra Serezli zaten aile dostumuz. Onun gibi bir ustanın rolünü oynamak heyecan verici. Yılların tiyatrocusu Nevra Serezli'nin rolünü oynama konusunda ne hissediyorsunuz? Erol E.: Ruh ve beden sağlığıma dikkat ediyorum. Diyet yaparım ama "insan diyeti". Herkesle bir araya gelmem. Sevmediğim insanları kendimden uzak tutarım. İş diyeti yaparım. Sevmediğim işleri dünyanın en büyük paralarını da verseler kabul etmem. Haldun Dormen'den de her şeyi çabuk unutmayı örnek aldım. Siz de Erol Sevgin karakteriyle, John Travolta'vari bir jön olarak yeniden karşımızda olacaksınız. Yıllar içinde "hep aynı kalmayı" nasıl beceriyorsunuz? "İlk kez bu oyunda yaka mikrofonu kullandık" Çok keyifli günler yaşadık orijinal oyun sırasında. Bir gün Halk Eğitim Merkezi'nde oynuyoruz. Yaka mikrofonları da daha yeni gelmiş Türkiye'ye. İlk defa bizim müzikalde kullanılıyor. Toplam altı tane var. Sürekli elden ele dolaşıyor mikrofonlar. Bir gün cızır cızır sesler geldi. Baktım Ayşen'in mikrofonu arıza yapmış. Göğsümden hışımla onu söktü, o kocaman aleti poposuna taktı. Sahneye fırladı.Aksaklıklar da olurdu böyle ama çok eğlenirdik. 400'üncü oyuna yakın herkes oyuna kendi repliklerini ekleye ekleye işler çığrından çıkmıştı. Erol, Haldun abiye haber vermiş. Bir gün habersiz bizi bir bastı, tekrar toparladık mesela. Yıllar sonra yine aynı roldeyim ve çok heyecanlıyım. Erol E.: "27 yıl önce yarı playback yapardık" Oyunu tekrar sahneleme fikri Haldun Dormen'den çıktı. Prodüktörümüz, BKM'den Nurcan hanımın da yoğun desteğiyle projeyi hayata geçiriyoruz. Egemen Bostancı'nın ölümü, Şan Tiyatrosu'nun yanması ve biraz da televizyonun etkisiyle müzikaller devri kapanmıştı. "Hisseli Harikalar Kumpanyası"nı 27 yıl sonra tekrar sahneleme fikri nereden çıktı? Kadro ve oyunun akışındaki bazı değişikler dışında bana konserlerimde eşlik eden sekiz kişilik bir orkestra oyunda bizimle beraber olacak. Biz 27 yıl önce yarı playback yapardık. Yani arkadan kaydedilmiş müzik çalar, biz üstüne söylerdik. Şimdi tamamen canlı olacak şarkılar. Zaten hepsi çok özel şarkılar. Mesela, "Hep Böyle Kal" kariyerimin en önemli şarkılarından biri. "Söyle Canım" ile ben Altın Plak aldım. Tabii "Hisseli Harikalar Kumpanyası", "İstanbul Şehri" de var. Bunlar hep bu müzikal için bestelenmiş şarkılar. 80 yıllık müzikal tarihimiz içinde yerleri çok özel. Broadway'deki o ünlü müzikallerden bir tane hit şarkı çıkıyor. Bizden üç-dört tane çıkmış. Oyunun müziklerini ben yönetiyorum ama orkestra şefimiz Firuz İsmailov. Düzenlemeleri de o yapıyor. Yeni projede orijinaline göre ne gibi farklar var? 1979 Kasım'ında ilk provalarımıza başlamıştık. Türkiye gerçekten de çok zor günler yaşıyordu. Her gün 15-20 kişi öldürülüyordu. Böyle dönemlerde insanlar bir müzikalin birkaç saatlik büyüsüne kendilerini kaptırıp dinlenmeyi tercih ediyorlar. Dünyada da müzikaller hep savaşlardan sonra, krizlerden, büyük çalkantılardan sonra insanların ruhlarına merhem olmuş. "Hisseli Harikalar Kumpanyası"nın tutmasının nedeni de belki de o dönemde insanlara böyle bir coşku vermiş olması. Aradan 27 yıl geçti. Türkiye'de büyük acılar yaşandı. Ama daha umutluyuz. Tabii şimdi yine Türkiye için çok hassas günler. Şimdi de dinci-laik ayrımı yaratmaya çalışıyorlar. Bugünlerde bu müzikali yeniden oynamak çok güzel olacak bence. "Hisseli Harikalar" 80'li yılların çalkantılı döneminde hakikaten de insanlarımıza neşe ve umut katan bir projeydi. Bugün nasıl bir rolü olacak?

16 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber