Piranalar bu defa 3 boyutlu

Joe Dante’nin yönettiği, yapımcılığını B filmlerin (Küçük bütçeli, ticari filmin kurallarıyla oynayan ama ticari film kıstaslarına uymayan) kralı Roger Corman’ın üstlendiği 1978 yapımı “Piranha”, komediyle korkuyu karıştıran bir filmdi.

Piranalar bu defa 3 boyutlu

Dalga geçtiği de, 1975 yapımı “Jaws”tı elbette.1995’de tekrar çekilen “Piranha”, şimdi de kendisini yeniden çevrimler alanında kariyer yapmaya adamış Alexander Aja’nın yönetiminde, 3 boyutlu olarak karşımıza çıkıyor. Aja’nın yeniden çevrimlerde ısrar etmesinde burun kıvıracak bir durum yok. Wes Craven’ın “Hills Have Eyes”ının Aja’nın yönettiği 2006 yapımı yeniden çevrimi, yeniden çevrimlerin iyi olabileceğinin nadir kanıtlardan biri olarak hatırlanmayı hak ediyor.
Yeni “Pirana”nın açılışında bir balıkçı, Victoria Gölü’nde bir kayıkta keyif çatarken küçük bir deprem oluyor. Tarih öncesi döneme ait piranalar bu depremle serbest kalıyor. Kasabanın polisleri Fallon ve Julie durumu anlayıp, gölde güvenlik önlemi almaya çalışıyor. Ama kasabada gençlerin bikinilerini veya mayolarını çekip, çılgınca dans ettiği festival benzeri bir eğlence organizasyonu var. Julie’nin oğlu Jake ise pirana tehdidi baş gösterdiğinde, bir porno ekibine gölün keşfedilmemiş yerlerini göstermekle meşgul...

Meseleyi ciddiye almıyor
Aja’nın bu ısırgan balıklara yaklaşımında,
B filmi ruhunu koruması ve son dönemin semptomu haline gelen “kendisini fazla ciddiye alma” hatasına düşmemesi, bin kere işlenmiş bir konuya rağmen filmden iç sıkıntısıyla değil, eğlenerek çıkılmasının en önemli etkeni.
Aja, piranalarını bikinili kızların ve porno endüstrisinin üzerine salarken, tek ilgilendiği
bu tür filmlerin meraklısını eğlendirmek... Çıplaklığın da, kanın da gırla gittiği film, sadece saldıran piranalar ve telef olan Amerikan gençliğiyle ilgili. Meseleyi dramatikleştirmeye veya büyük laflar etmeye çalışmıyor. “Pirana 3D”nin B tipi filmlere meraklı izleyiciler için döneminizin kült filmlerinden birine dönüşme olasılığı yüksek.


Ölümden sonra yaşam
Agnieszka Wojtowicz-Vosloo’nun ilk uzun metrajlı filmi “Diriliş / After.Life”ın başrollerinde Christina Ricci, Liam Neeson ve Justin Long’u izliyoruz.
Ricci’nin “Prozac Nation”daki nevrotik karakterinden izler taşıyan öğretmen Anna (Ricci), nişanlısı Paul’le (Long) bir yanlış anlaşılma yüzünden kavga ediyor. Sinir krizi geçirerek araba kullanırken bir kaza geçirip ölen Anna, kendisini cenaze evine sahip Eliot’un (Neeson) ölüleri cenazeye hazırladığı masasında buluyor. Eliot onu öldüğüne ikna etmeye çalışıyor, Anna inanmıyor.
Vosloo filminin korku mu, dram mı,
video klip mi olduğuna karar verememiş gözüküyor.Yan karakterler de yama gibi duruyor. Kısaca, filmin iki arada bir derede kalmış tonu ritmi çok düşürüyor, hikayeyi
sakız gibi uzatıyor. Geriye geçmek bilmeyen
bir seyir süresi kalıyor.


Karate Kid 26 yıl sonra Pekin’de
80’ler yeniden çevrimleri çılgınlığının yaşandığı bu haftanın, diğer 80’ler mahsulü “Karate Kid”... Yapımda, karate meraklısı oğlan çocuğu, Will Smith’in oğlu Jaden Smith’in canlandırdığı Dre Parker... Annesinin işi dolayısıyla Pekin’e taşınan 12 yaşındaki Dre, bir kung fu hocasının çalıştığı Cheng’den (Zhenwei Wang) dayak yiyor. Bir gün Dre’nin yaşadığı binanın sessiz sedasız tamircisi Mr. Han (Jackie Chan), Dre’nin tartaklanışına şahit oluyor. Mutsuz Dre’ye acıyan Han’ın aslında bir kung fu ustası olduğu ortaya çıkıyor ve Dre’yi kendisini kanıtlayacağı bir kung fu turnuvası için çalıştırmaya başlıyor.

16 Eylül 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber