Sarayı yeniden keşfedin

10 Kasım’da yeniden gündeme gelen Dolmabahçe Sarayı, sürekli bir yenilenme halinde. Her ziyaret yeni bir keşif yapmanızı sağlıyor

Sarayı yeniden keşfedin

Dolmabahçe Sarayı’na randevu almadan gitmeyin. Giderseniz kapıda beklemekten sıkılırsınız. Sizi kapıda gözlerini bile kırpmadan dimdik duran nöbetçi muhafız askeri bile oyalamakta güçlük çekebilir. Bunun nedeni, Saray’ı ziyaret etmek isteyenlerin yoğun talebi. Günde 5 bin ziyaretçisi var Saray’ın. Bu sayı Atatürk’ün ölüm yıldönümü 10 Kasım’da 15 bini bulabiliyor. Bu nedenle yetkililer, yoğun taleple baş edebilmek için tek çareyi randevu sisteminde bulmuşlar. Randevusuz gelenlerin beklemekten başka çareleri yok.
Saray bir yandan ziyaretçileri ağırlama hizmetini aksatmadan aralıksız sürdürürken, diğer taraftan da sürekli yenileniyor, restore ediliyor. Sarayın Tanıtım ve Tahsisler Müdürü İlhan Kocaman’ın verdiği bilgiye göre, İstanbul’da en çok ziyaret edilen müzelerin başında Topkapı Sarayı geliyor. İkinci Ayasofya Müzesi, Dolmabahçe Sarayı ise üçüncü sırada yer alıyor.
Dolmabahçe Sarayı içinde en çok ilgi gören yerler arasında ise Muayede yani Tören Salonu, Kristal Merdivenler, Pembe Salon ve Mavi Salon başı çekiyor. Türk ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği bölüm ise, Atatürk’ün vefat ettiği oda (Hususi Daire).
Kocaman, Harem bölümünün de büyük ilgi çektiğini belirtiyor, “Ancak yabancılar bu bölümü ziyaret ettikten sonra büyük hayal kırıklığına uğruyor. Beklediklerini bulamıyorlar. Çünkü onlar Harem’i başka türlü hayal ediyor. Bugüne kadarki yanlış anlatım ve tanıtımlar nedeniyle bu hayal kırıklığını yaşıyorlar. Oysa Harem bir yaşam alanıdır. Padişah’ın ve ailesinin yaşadığı yerdir, bu nedenle oldukça mütevazıdır” diyor. Dolmabahçe Sarayı’nın neden bu kadar çok ziyaret edildiğini ise şöyle açıklıyor Kocaman: “19. yüzyılda yenilenen Osmanlı’nın ilk eseri olması nedeniyle çok ilgi görüyor. Dışarda da çok fazla tanınıyor. Tabii bu kadar çok ziyaret edilmesinin en önemli nedeni de tanıtımının iyi yapılıyor olması. Türk ziyaretçiler açısından ise Atatürk’ün burada vefat etmiş olması en önemli ziyaret sebebi.”

Altı padişahın eviydi
Dolmabahçe Sarayı hizmete açıldığı 1856 yılından, halifeliğin kaldırıldığı 1924’e kadar aralıklarla altı padişaha ve son Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi’ye ev sahipliği yaptı. 1927-1949 yılları arasında saray, Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılmış. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 1927-1938 yılları arasında İstanbul’daki çalışmalarında Dolmabahçe Sarayı’nı kullanmış ve burada vefat etmiş. 1926-1984 yılları arasında protokol ve ziyarete kısmen açık olan saray, 1984 yılından itibaren “müze-saray” olarak ziyarete açılmış.

100 bine yakın obje
Saraydaki obje sayısı tam olarak bilinmiyor. Yetkililer bu soruyu yanıtlarken “100 bine yakın diyebiliriz” demekle yetiniyorlar. 60 bin eserin ise depolarda bekletildiğini öğreniyoruz. Ama bunların eskisi gibi atık halde değil, sağlıklı
bir şekilde depolandığını anlatıyor Kocaman. Bu eserlerin de değerlendirilmesine çalıştıklarını, bazılarını diğer müzelerde, kasırlarda sergilediklerini söylüyor.

285 odası, 6 hamamı var
Dolmabahçe Sarayı, Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmış. İnşasına 1843’te başlanmış, 1856’da kullanıma açılmış. Sarayın ana yapısı, Mabeyn-i Hümayûn (Selamlık), Muayede Salonu (Tören Salonu) ve Harem-i Hümayun adlarını taşıyan üç bölümden oluşmakta. Mabeyn-i Hümayun; devletin yönetim işleri, Harem-i Hümayûn; Padişah ve ailesinin özel yaşamı, bu iki bölümün arasında yer alan Muayede Salonu ise padişahın devletin ileri gelenleri ile bayramlaşması ve kimi önemli törenler için ayrılmış.
Ana yapı, denize paralel bölüm boyunca bodrumla birlikte üç katlı. Harem dairelerinin bulunduğu kara tarafına uzanan bölümde ise musandıra (tavan arası) katlarıyla birlikte dört katlı bir yapı özelliği kazanıyor. Beden duvarları taştan, iç duvarları tuğladan, döşemeleri ahşap. Saraya, 1910-1912 yıllarında elektrik ve kalorifer sistemi eklenmiş. 45 bin metrekarelik kullanılır döşeme alanı, 285 oda, 44 salon ve 6 hamam var.

Sarayın en önemli bölümü
Padişah’ın devlet işlerini yürüttüğü Mabeyn, sarayın en önemli bölümü. Medhal Salon, protokol özelliği taşıyan Kristal Merdiven, elçilerin ağırlandığı Süfera Salonu ve Padişah’ın huzuruna çıktıkları Kırmızı Oda görkemli biçimde süslenmiş ve döşenmiş. Üst katta yer alan Zülvecheyn Salonu’ndaki dairede, mermerleri Mısır’dan gelen hamam, çalışma odaları ve Sultan’ın günlük yaşantısını sürdürdüğü odalar yer almakta.

Sarayı yeniden keşfedin


Atatürk son nefesini burada verdi
Saray, Atatürk’ün ölüm tarihi olan 10 Kasım anma törenlerini geride bıraktı. Bu törende Atatürk’ün son günlerinde kullandığı ilaçları, hasta koltuğu da ziyaretçilere gösterildi. Sarayın bu bölümünü gezerken Atatürk’ün normalde büyük pembe salonda yattığını, ancak son günlerinde salonun bitişiğindeki küçük odayı kullandığını ve burada vefat ettiğini de öğrendik.

Yabancılara daha pahalı
Saray, Pazartesi ve Perşembe günleri dışında hergün sabah 09.00-16.30 arasında ziyarete açık. Saray’ın Selamlık Bölümü’nün bilet fiyatı 15, Harem Bölümü’nün ise 10 TL. İkisini de görmek isterseniz 20 TL ödemek zorundasınız. Bu fiyatlar yabancı ziyaretçiler için daha pahalı.

Şahan Gökbakar: Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin!Şahan Gökbakar, sosyal medya hesabından paylaştığı video ile son dönemde kendisine gelen eleştirilere ilginç bir gönderme yaptı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber