Geri Dön

“Sidikli Kasabası”nın marifetli gençleri

“Sidikli Kasabası” müzikalini kimi felsefeci, kimi mühendis, kimi futbolcu olan yarı zamanlı müzikal öğrencileri sahneliyor

“Sidikli Kasabası”nın marifetli gençleri

Birinci perdeden sonra koşarak tuvalete gitme isteği uyandıran “Sidikli Kasabası” müzikali iki sezondur en çok ilgi gören Devlet Tiyatrosu oyunlarından biri. Müzikal olmasının yanında “Sidikli Kasabası”nı diğer Devlet Tiyatrosu oyunlarından ayıran bir diğer önemli özellik de sahneye koyulma süreci. Ekip İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı yarı zamanlı müzikal bölümü öğrencilerinden oluşuyor.
20 genç müzikal oyuncusunun rol aldığı oyun Oğuz Utku Güneş’in yönetmenliğinde hazırlanmış ve bu hazır hali ile Devlet Tiyatrosu’nun onayından geçtikten sonra sahnelenmeye başlamış. Genç ekiple Dünya Tuvalet Organizasyonu kurucusu Jack Sim’in 2.5 milyon insanın temel hijyen koşullarına ulaşamadığına dair bir açıklama yaptığı günün hemen öncesinde buluşup oyunun sahnelenme sürecini ve B planlarını konuştuk.

İkinci sezona da hızlı başladınız. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Berfu Aydoğan: Türkiye’de Broadway müzikali yapan tiyatroların çalışmaları genelde küçük prodüksüyonlar olarak kalıyor. Devlet Tiyatroları’nda da müzikli oyunlar sahneleniyor ama Broadway müzikali çok uzun zamandır yapılmadı.
Şu an bir tek İstanbul Üniversitesi’nde
olan yarı zamanlı müzikal tiyatro bölümünün öğrencileri olarak bu işe biz başkoyduk. Bizim müzikalimiz ulaşılabilir bir Broadway müzikali; Devlet Tiyatrosu fiyatına ve daha çok salonda sahneleniyor. Geçen sene Adana, Trabzon, Kıbrıs, Ankara, Eskişehir’e gittik. İki hafta sonra da Denizli’de sahneleneyeceğiz.

Oyunculuktan başka alanlarda da çalışmalarınız var değil mi?

Oğuz Utku Güneş: Türkiye’nin sanatçıya bir gelecek vermeyeceği herkesin cebinde olan bir bilgi. Bu genç insanlar da ayaklarını denk alıp kendilerini adamak istedikleri şeyin yanı sıra büyüklerimizin istediği mesleklerden birini edinmişler.

Doruk Şengün: Yarı zamanlı bir bölüm olduğu için hepimizin müzikal bölümünde okumak dışında başka uğraşları da var. Ben İstanbul Ticaret Üniversitesi Turizm İşletmeciliği mezunuyum. Küçüklükten beri sanata çok meraklıydım. Babam da çok desteklerdi ama derdi ki; “Sen sahnede olacaksın o kesin de, önce öbürünü oku”.

Aslı Zırhlı: Ben de Marmara Güzel Sanatlar Sinema-Televizyon mezunuyum. Bir süre kamera arkasında çalıştım. Sonra müzikal bölümüne girdim.

Berfu A.: Galatasaray Üniversitesi Felsefe bölümünü kazandım. Ama bu kadarıyla yetinemeyeceğimi düşündüğüm için müzikal de okumaya başladım.

Adnan Yiğit: Futbolcuydum. Birbirinden bağımsız birçok iş yaptım. Sonra İstanbul Üniversitesi Opera ve Şan bölümünü bitirdim. Müzikallerde oynamaya başladım. Bir şiir kitabım var.

Selmin Artemiz: Kocaeli Üniversitesi mekatronik bölümünden mezun olduktan sonra bir GSM şirketinde sekiz yıl boyunca bilgi-işlem uzmanı olarak çalıştım. Müzikal eğitimimi bir süre işle birlikte götürdüm. Sonra Amerika’da oynanacak bir müzikal için işimi bırakıp Amerika’ya gittim. Dönüşte anaokullarında müzik öğretmenliğine başladım, sonra da bu projeye dahil oldum. Bir daha asla sanatla ilgili olmayan bir iş yapmayı düşünmüyorum.

Utku G.: Ablam tiyatrocuydu. O, yolu açmıştı benim için ailede. Mimar Sinan Üniversitesi’nde oyunculuk eğitimi aldım. Bu sürede oyunculuktan ziyade reji kısmıyla da ilgilendim. Yaklaşık 10 yıldır buranın sözleşmeli oyuncusuyum.

“Bu ekipte kimse şikayet etmez”

Bastıbacak Becky’i canlandıran Güniz Bilge aramızdan ayrıldı...

Doruk Ş.: Evet, Güniz kanserdi. 10-12 saat süren provaların hiçbirinde “Hastayım, yorgunum” dememiştir.

Adnan Y.: Bu ekipte kimse hasta olunca şikayet etmez o yüzden.

17 Ocak 2020 Magazin Haberleri Bülteniİşte magazin dünyasındaki günün gelişmeleri...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber