‘Siyah’tan ‘Beyaz’a Karius

Geçtiğimiz sezon Liverpool’daki performansıyla çok konuşulan Alman file bekçisi Loris Karius, artık Beşiktaş’ta! Görüntüsüyle “Yeşil sahaların Kıvanç Tatlıtuğ”u olarak adlandırılan Karius’u yakından tanıyalım...

‘Siyah’tan ‘Beyaz’a  Karius

Dünyaca ünlü Kanadalı şarkıcı Shawn Mendes’in ‘Youth’ isimli şarkısındaki “Acı, ama ben nefrete dönüştürmeyeceğim. Hayır, beni değiştirmesine izin vermeyeceğim” sözleri sanki Beşiktaş’ın yeni transferi Loris Karius’a yazılmış gibi bir his uyandırıyor.

Dile kolay, 2005’ten beri Şampiyonlar Ligi’ni kazanamayan Liverpool’un geçen sezon 1 numarası olan ve finale kadar giden yolda en önemli mihenk taşlarından biri olarak görülen Karius, öyle bir hata yaptı ki kariyerini belki de çöpe atacak noktaya geldi.

Aslına bakarsınız Karius için kariyerinde her şey tam istediği gibi gidiyordu. 2015-16 sezonunda henüz Premier Lig’e gelmeden önce Bundesliga’da Mainz formasıyla adından söz ettirmeye başlamıştı

Şu anki Liverpool menajeri Jurgen
Klopp’un adım adım izlediği Karius, kurtardığı iki penaltı, 9 maçta gol yememesi ve başarılı maçları ile
235 Bundesliga oyuncusunun katıldığı anketle dünyaca ünlü eldiven Manuel Neuer’in ardından en iyi ikinci kaleci seçildi.

Bir anda da Liverpool’un gündemine giren 25 yaşındaki eldiven, 1 numarayı da sırtına geçirip, 4.75 milyon pound karşılığı transfer oldu.

Futboldan uzak büyüdü

Liverpool’un İngiltere’deki en büyük ezeli rakibi Manchester United’a karşı da büyük bir psikolojik hamlesiydi belki de bu transfer. 90’larda David Beckham ile sadece sahalarda ve spor sayfalarında değil her yerde popülerleşen bir Manchester United vardı.

Tıpkı bugünlerde Beşiktaş’a imza atarak fırtınalar estiren, tıpkı bir ‘top model’ gibi karşılanan Karius, Liverpool’a geldiğinde de Anfield ahalisini heyecanlandırmıştı.

Her şeyden evvel Jurgen Klopp’un referansı hep göz önündeydi. Aslına bakılırsa bir motocross pilotunun oğlu olan Karius, futboldan uzak büyüdü. Motor sporları evlerindeki en önemli gündem olsa da babası Harald’ın yoluna girmedi. Çünkü dedesi Karl torununu direkt olarak futbola yönlendirmiş ve Almanya’nın köklü spor liselerinden birine yazılmasını sağlamıştı. Hatta bu akademi tarzı lise sayesinde Karius’a bir anda İngiltere’nin yolu açılmıştı.

Bugünlerde Ada’da istenmeyen adam konumunda olan Karius, 2009’da Manchester City tarafından keşfedilerek, okulunun da gururu olmuştu. Ancak sanki İngiltere’de bir talihsizlik bulutu Karius’un üzerindeydi, Manchester City’nin U21 takımıyla çıktığı ilk maçta yaptığı büyük bir hata Ada’daki günlerini anında sonlandırmıştı.

Fakat yılmayan Karius, Mainz’ın adımıyla hayata döndü. Hep şanssızlıklarla anılan Karius, kariyerinin en güçlü adımlarına aslında bir şansla başladı.

3. kaleci olduğu dönemde bir anda önce bir sakatlık ardından kırmızı kart her şeyi tersine çevirdi. 1 Aralık 2012’deki Mainz-Hannover mücadelesinde yedek beklerken Christian Wetklo’nun kırmızı kart görmesiyle kaleyi devraldı.

Jurgen Klopp’un gözdesiydi

19 yaşında iken böylesi zor bir maceraya atılan Karius, Bundesliga tarihinin gelmiş geçmiş en genç kalecisi olarak tarihe geçti. 2013-14 sezonundan beri Thomas Tuchel’in katkılarıyla birinci kaleci konumuna geçen Alman kaleci, kendisine hayran olan bir menajerle çalışmaya doğru emin adımlarla ilerliyordu.

Harika geçirdiği 2015-16 sezonundan sonra Jurgen Klopp nihayet çok istediği Karius’a kavuşmuştu. İlk fırsatta da kaleyi kendisine teslim etse de Aralık 2016’da Bournemouth’la oynanan 4-3’lük maç sırasında basit goller yiyerek bir anda ‘acaba’ sorularını sordurmuştu.

Hatta Klopp tarafından yedeğe de çekilen Karius için İngiltere macerası yine sıkıntıya girmişti. Fakat duruma hemen el atan Alman teknik adam, yedek bıraksa da Karius’a sahip çıkıp, “O bizim kale çizgisinde yanan ateşimiz. Çok genç bir kaleci ve daha güçlü bir şekilde geri dönecek” ifadeleriyle övüyordu.

Loris Karius’un kariyerinde kırılma anlarına doğru giden yol 2017-18 sezonundaki Şampiyonlar Ligi maçları oldu. Finale kadar giden yolda Klopp’un değişilmezi olsa da çeyrek finalden itibaren Karius’un acı sinyalleri verir gibiydi.

İlk olarak çeyrek finalde rövanş karşılaşmasında Manchester City’nin Gabriel’le golü yanlış ofsaytla iptal olmuş, yarı finalde de Roma’daki deplasman maçında Edin Dzeko’ya yaptığı hareket sonrası penaltı ve kırmızı kart beklenen pozisyon, yine bir ofsaytla kesilmişti.

Hep ofsayt bayraklarıyla bağdaşmaya başlayan Karius’a ilk ciddi mesajı Telegprah Gazetesi verdi. Esas kabus finaldeki Real Madrid maçıydı. Benzema’nın golündeki hatası, Bale’in şutundaki çaresizliği...

2005’te İstanbul’da yapılan rüya Şampiyonlar Ligi finalini izlerken, Liverpool taraftarları devre arasına Milan’a karşı 3-0 yenik girmelerine rağmen tüm güçleriyle ‘Asla yalnız yürümeyeceksin’ diye tezahürat yapıyordu. Liverpool’un tarihi mottosu da hep bu ‘sonsuz destek’ gücünden geliyordu. İlk kez Liverpool’u temsil eden bir adam çaresizdi, yalnızdı, bitikti.. Kırmızılar, Karius’un Real Madrid finali sonrası özür dilemesine de takılmıyordu. Sosyal medyadan ölüm tehditleri bile alan Karius’un ne o yakışıklılığı göz önündeydi ne de Klopp’un referansı..

2018-19 sezonuna başlarken bir kez daha Jurgen Klopp kalkanı Karius’u korumak istiyordu. Liverpool’un teknik patronu, Karius’u çok sevse de tarihi bir transferle Roma’dan 65 milyon euroya Alisson’u kadroya getirdi.

Klopp her demecinde öğrencisine sahip çıkıyordu. Ancak Karius ne kafa olarak ne de psikolojik olarak sahada olabiliyordu. Önce Tranmere Rovers’la yapılan hazırlık maçı ardından Borussia Dortmund önünde yediği hatalı goller sonun resmen başlangıcı oldu. Artık değişime ihtiyacı olan Karius, taraftarlar tarafından sürekli tepki görüyordu.

‘Siyah’tan ‘Beyaz’a  Karius

Karius’un kariyerinde kırılma anlarına doğru giden yol 2017-18 sezonundaki Şampiyonlar Ligi maçları oldu

Uyanış zamanı

Yeni bir sayfa açma ihtiyacında olan 25 yaşındaki Alman file bekçisi İstanbul’dan gelen bir çağrıyla belki de uyanışa doğru geçecek. Tıpkı 16 yaşında gittiği Manchester City’deki ilk Ada macerasında nasıl üzülüp, Almanya’da yeniden toparlandıysa, bu sefer daha büyük olan İngiltere krizini Türkiye’de daha büyük bir fırsata çevirmeye çabalayacak.

Almanya Milli Takımı’nda bir kere yer almaması en büyük soru işaretlerinden biri olsa da Thomas Tuchel ve Jurgen Klopp gibi Almanya futbolunun son dönemdeki parlayan teknik adamlarının favori adamı olması da umut verici bir gelişme...

Karius’un Beşiktaş macerası her ne kadar ‘Kıvanç Tatlıtuğ’ benzetmeleriyle başlasa da önümüzde sıkı bir meydan okumanın olduğu çok aşikar...

En az kendisi kadar güzel sevgilisi Daniella Grace’in gözleri önünde Real Madrid finalindeki o kabus anlar, hayatının en mutsuz günleri ve kariyerini tehlikeye atması... Şu anda ya tamam ya devam diyecek bir kaleci var. Beşiktaş, ya 2001-02 sezonundaki Peter Kjaer ve Thomas Myhre tadında yeni bir kaleci faciası yaşayacak ya da 100. yılın büyük eldiveni Oscar Cordoba’dan esintiler izleyip yeniden Kartal gibi eldivenlere sahip olacak.

‘Siyah’tan ‘Beyaz’a  Karius

Loris Karius, sosyal medyada paylaştığı fotoğraflarda hayvan sevgisi, spor tutkusu ve tarzıyla da milyonların beğenisini alıyor.

Özel hayatıyla da gündemde

Yakışıklılığıyla da konuşulan Karius, Los Angeles’taki yaz tatiliyle hayranlık uyandırmıştı. Lüks araba merakı, vücudunu kaplayan dövmeleri ve kay-kay ilgisi sadece spor sayfalarının değil, sosyal medyanın da dikkatini çekecek bir profil çiziyor. Yıllarca İngiltere’yi etkisine alan David Beckham-Victoria Beckham çiftinden sonra Türkiye’de de Loris Karius-Daniella Grace ikilisi manşetleri süslemeye aday.. Kısacası Karius transferi en az spor medyası kadar magazin medyasına da mesai yaptıracak. Yeniden bir sayfa açmaya hazırlanan Loris Karius’un duygularını anlatacak sözler yine Shawn Mendes’in meşhur şarkısındaki sözlerde gizli: “Bu benim ruhum asla kırılmayacak. Bugün uyandığım sürece. Gençliğimi alamazsın...”

‘Siyah’tan ‘Beyaz’a  Karius

Karius’un kız arkadaşı Daniella Grace

13 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber