t.A.T.u. bir pedagogun projesi

t.A.T.u. bir pedagogun projesi







Rus ikili t.A.T.u. çarşamba akşamı bir konser vermek için İstanbul'a geldi. Türkiye'ye ayak basmadan haftalar önce haklarında "Lezbiyenlikleriyle ve erotik sahne şovlarıyla tanınan" diye başlayan pek çok haber ve yazı çıktı. Ardından salı günkü basın toplantısında iki dakika kalarak oraya hücum eden Türk medyasını kızdırdılar.
Çarşamba akşamı Parkorman'da gerçekleşen konseri ise sadece 2 bin 500 kişi izledi. Ön sıralar t.A.T.u. fanatiği birkaç küçük grup tarafından tutulmuştu ve onlar eğleniyordu ama arka sıralarda pek hareket yoktu. Bunun nedenleri arasında kızların seslerinin yeterince iyi olmaması, sürekli çığlık atmaları, şarkı aralarında uzun boşluklar vermeleri gösterilebilir. Sahnede t.A.T.u. olunca şok edici şovlar beklendi ama o da olmadı.
Kızlar konserde kısacık birer kot etek, üstüne de beyaz birer badi giymişlerdi. En çok alkış alan bölüm kızların öpüştükleri andı. O zaman kalabalık biraz hareketlendi, hemen sonraki şarkıda da ikincisi geldi zaten. Kızlar "All the Things She Said", "Not Gonna Get Us" gibi hitlerini bir kez daha söyleyip sahneyi terk etti.
"200 Km / H in the Wrong Lane" adlı albümleri -plak şirketi Universal'ın verdiği rakama göre- dünya çapında üç milyon satışa ulaşan t.A.T.u.'nun söyleyecek başka lafları vardır diyerek, konser günü Hilton Oteli'ne gittik. Bizi grup üyeleri Lena (19) ve Julia (18) yerine korumaları karşıladı. Bir süre sonra ikilinin havuz başında olduğu haberi geldi. Güneşlenen grubun her halinden belli ki, röportaj yapmaktan sıkılıyorlar. Soruları kısa yanıtlarla geçiştirip, birkaç dakikadan fazla konuşmuyorlar...
Sıra bize geldiğinde, fotoğraf çekimi için havuzun kenarına geçiyor ve birbirimize sarılıyoruz. Grubun daha önce ellerini birbirlerinin popolarına koydukları yüzlerce fotoğraf çektirmişliği var. Bu sefer araya başka birini almalarından ötürü muhtemel bir "İmaj elden gidiyor" kaygısı yaşayan menajerlerinin yüzü düşüyor.
Fotoğraflar çekilirken samimiyeti artırıp beni havuza atmaya çalışıyorlar, ellerinden zorlukla kurtuluyorum. Bu samimiyet biraz işe yarıyor, bizimki diğer röportajlardan biraz daha uzun sürüyor, fotoğraflar daha güzel oluyor. Ama sonuç değişmiyor. Giderken aklımda politikayla ilgili sorular sormak bile vardı, kızların şımarıklıkları yüzünden ancak babalarının mesleğini öğrenebildim.


Lena: Üç sene önce.


Lena: Hatırlamıyorum. Çok oldu.
Julia: Mars'ta. Oradan da Jüpiter'e gittik. Çok güzel geçmişti (Ekip kahkahalarla gülüyor).


Lena: Evet. Bizim en başından beri bir hedefimiz vardı. Çok çalıştık. Bu noktaya geleceğimizi biliyorduk.


Julia: Grup kurulmadan beş sene önce tanışmıştık. Önce birlikte olduk. Üç sene önce de grup kuruldu. Bu üç sene içinde bütün Rusya'yı dolaştık ve ayda en az 27 konser verdik. Sonra Avrupa'ya açılmaya karar verdik çünkü albümlerimiz bayağı iyi satıyordu.


Lena: Aşk (Bu soruya hiç düşünmeden, bir robot gibi ezberlemiş şekilde cevap veriyor).
Julia: Kusursuz bir aşk. (Röportajın bu kısmında Julia hiçbir şey söylemeden sıkılıp kalkıyor. Bundan sonrasına Lena devam ediyor. Julia hakkındaki sorulara da o cevap veriyor.)


Lena: Julia tek çocuk. Benim de bir abim ve kız kardeşim var.


Lena: Evet, çok memnunlar. Bir problem yok. Ayrıca biz kendimizi dünya starı gibi hissetmiyoruz. Mesela daha önceden Türkiye'ye tatil için gelmiştik. O zaman dinlenmeye gelmiştik, şimdi de o havadayız.


Lena: Babam müzisyen. Annem çalışmıyor. Babam birçok enstrüman çalar. Piyano, gitar, bas gitar... Bence tanıdığım en iyi müzisyen.


Lena: İkimiz de piyano çalıyoruz.


Lena: Ailemiz ve arkadaşlarımızla geçiriyoruz genelde. Her gün provalarımız oluyor. Şu an zaten yoğun bir turnenin içindeyiz. Röportajın sonuna geliyoruz. Eğer güzel soru soramazsan seni havuza atacağız.


Lena: Soru sorulmasından. Özellikle "Lezbiyen misiniz, birlikte misiniz?" sorularının sorulmasına sıkılıyoruz. Şu anda da sıkıldık mesela.


Lena: Fena değil. Eurovision yarışması bizim için çok önemli değil çünkü biz zaten kendi yarışımızı kazandık.

Julia ve Lena'nın oluşturduğu t.A.T.u. kızları, yapımcı Ivan Shapalov'un açtığı bir yarışmada 500 kız arasından seçildi. Sebep olarak da güzellikleri, zekaları ve sevgili olmaları gösterildi. Aynı zamanda bir çocuk psikoloğu olan Shapalov kızların cinsel kimliklerini sürekli merak uyandıracak şekilde dünyaya sundu. Onlar da bu ilgiyi canlı tutmak için sahnede öpüştüler, kliplerinde birbirlerine sürekli dokundular ve lezbiyenlik sorularına üstü kapalı cevaplar verdiler.

Şarkıcı Linet’ten çıplak ayak dans şovBostancı Gösteri Merkezi'nde sahneye çıkan Linet, kalça dansıyla kendisini dinlemeye gelenlerden tam not aldı. Linet'in dans gösterisi dakikalarca alkışlandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber