Üniversite ödevini sahneliyor

“Anadolu Ateşi”nin yaratıcısı Mustafa Erdoğan 3,5 milyon avro bütçeli “Troya”yı sahneye koyuyor. Erdoğan öğrenciyken sınıfa anlattığı “İlyada” destanını binlerce seyirciye bu gösteriyle sunacak

Üniversite ödevini sahneliyor

Üç bin yıllık Troya efsanesi genel sanat yönetmenliğini Mustafa Erdoğan‘ın yaptığı gösteriyle hayat buluyor. İstanbul Gösteri Merkezi’nde (Eski Mydonose Showland)
8 Nisan’da sahnelenecek olan oyun Erdoğan’ın deyimiyle “dünya edebiyatının ilk kodlarını barındıran çok önemli bir eser”. Yapımda Erdoğan, Troya halkı ile Akha halkı arasında geçen dokuz yıllık savaşı anlatıyor.
Röportaj öncesinde provaları izleme fırsatımız oluyor. Kılıç dansı sırasında kılıçlardan kıvılcımlar çıkıyor. Gösterideki aksiyon bu kadarla sınırlı kalmayacak. Troya Savaşı’na neden olan tanrıları canlandıran dansçılar havada uçacak. Yarı insan yarı hayvan yaratıkları oynayan dansçılar ise zıplama aletleriyle taklalar atacak.
Erdoğan sabaha kadar süren provalar nedeniyle yorgun çıkıyor karşımıza. Ama “Troya”yı anlattıkça dinçleşiyor. Erdoğan 90 dakikalık gösterinin ilk turnesini Çanakkale’ye yapmak istiyor: “Gidip orada Troya antik kentine sahne kuracağım.”

 “Troya” gösterisinde Homeros’un “İlyada” destanını konu alıyorsunuz. Bu destanı ilk ne zaman  okudunuz?

“İlyada” ile tanışıklığım ve Troya efsanesine kafa yormam üniversite yıllarına dayanıyor. Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde okurken antik çağda felsefe dersi alıyorduk. O dersteki ödevim “İlyada”yı okuyup sınıfa anlatmaktı. Çok sevmiştim konuyu. O zamandan beri hep aklımın köşesindeydi bu destan. 

Aslında “Troya”yı sahneye koymaya yıllar önce karar vermişsiniz.

Dokuz yıl önce “Anadolu Ateşi’ni yaptıktan sonra ikinci projem Troya olacak” demiştim. Yani Troya Savaşları kadar uzun bir tarihi var bu projenin. Troya Savaşları da dokuz yıl sürmüş. “Anadolu Ateşi”nde zengin Anadolu kültürlerinden fragmanlar vermeyi amaçlamıştık. Şimdi bir hikayeye odaklanıyoruz. 

“Gösterinin dansları Üsküp’ten Musul’a  kadar uzanıyor”

 “Troya”da hangi bölgelere ait danslara yer verildi?

Dans coğrafyamız Üsküp’ten Kafkasya’ya, Girit’ten Musul’a kadar uzanan geniş bir bölgeyi kapsıyor. Tüm bu coğrafya Anadolu danslarını etkilemiş. Troya’ya yardıma gelen birlikler de saydığım bu bölgelerden katılmış savaşa. Bu nedenle pek çok bölgenin danslarından beslendik. 

Provalar sırasında gördük ki kılıç dansı sahnelerinde kullanılan kılıçlar gerçek. Dansçılar kılıç dansını öğrenirken sakatlandı mı?

Troyalılar silahlarını Gürcistan’dan gelen madenlerle yapıyormuş. Biz de kılıçları Gürcistan’dan getirttik. Dansçılar kılıç dansına alışırken acemilik dönemi geçirdi. Bu dönemde çok kaza yaşadık. Dansçıların toplam 170 kemiği kırıldı.

“Çanakkale’de bir arkeolog tüm dansçılara Troya Savaşı’nı anlattı”

 Gösterinin araştırma safhasında bir danışmandan yardım aldınız mı?

Troya kazısını yürüten arkeolog Doç. Dr. Rüstem Aslan tarih danışmanımız. Bir kütüphane dolusu doküman karıştırdık. Tarihe sadık kaldık ama kendi yorumumuzu katmayı da ihmal etmedik. 

Dansçıların konuyu ve dönemi anlaması için ne yaptınız?

Tüm dansçıları Çanakkale’ye götürdüm. Troya havasını alıp geldiler. Orayı Rüstem hoca ile birlikte gezdik. Hoca bize “Aşil ile Hektor burada savaştı”, “Akhalar şuradan gelip kalenin kapısını zorladılar” diye anlattı destanı. Bazı sahneleri olayın geçtiği yerde prova ettik.

“O dönemin müzik aletlerini tekrar yaptık”

 “Troya”da danslar ve kostümler kadar müzik de ön plana çıkıyor.

Tarihi belgeleri inceleyerek o dönemin enstrümanlarını tekrar yaptık. Kayıtlarda onlardan çıkan sesleri de kullandık. Müzikler Yücel Arzen’e ait. Arzen’in yaptığı müziği 80 kişilik kadrosu ile Prag Filarmoni Orkestrası çaldı, vokal yaptı.  “Troya” daki şarkı sözleri Hititçe, Frigce ve Luvice. 

 4,5 ton ağırlığındaki kostümleri 30 kişilik ekip hazırladı

Tarih danışmanının yönlendirmesiyle Serdar Başbuğ ve 30 kişilik ekibi 2 bin kostüm tasarladı. Kostümler 10 ayrı kostüm atölyesinde dikildi.
Kumaşlar Gaziantep, Özbekistan, Türkmenistan ve Kapalıçarşı’dan alındı. 450 çeşit kumaş kullanıldı. Kostümlerin toplam ağırlığı 4,5 ton. Kumaşların toplam uzunluğu 15 bin metreye yakın.
Dansçılar gösteri boyunca toplam 850 şaşaalı başlık takacak.
Kostümlere 5 bin 400 boncuk işlendi. Aksesuar olarak 500 küpe, 500 kolye, 500 bilezik, 3 bin 150 saç tokası kullanıldı. 
120 dansçının rol aldığı gösterinin makyörü Serkan Aydın. Makyaj ürünleri M.A.C’ten. Dansçıların makyajını Aydın ve M.A.C ekibi birlikte yapıyor. 3 bin 500 parça makyaj malzemesi kullanılıyor. 
Işık tasarımı için “Chicago” müzikalinin de ışığını yapan Christopher Ash 150 ışık robotundan yardım aldı. Her gösteride 150 bin watt enerji harcanacak.

Cirque Du Soleil’i uçuran İngiliz ekip “Troya”nın dansçılarını da uçuracak

Dekor tasarımcısı Behçet Malikler Troya için 8 metre yüksekliğinde bir at hazırladı.
 “Troya”da mitolojideki tanrıları canlandıran dansçılar ipler yardımıyla uçacak. Erdoğan “Savaşın asıl sebebi tanrılar. Tanrıların savaşa müdahalesini anlatırken gerçeküstü görüntüye ihtiyacımız vardı. Uçuş sistemlerini Cirque Du Soleil’i de uçuran İngiliz ekip üstlendi” diyor. Mitolojide yarı hayvan yarı insan yaratıklar olarak geçen karakterleri İsveçli dansçılar canlandıracak. Dansçılar gösteride zıplama aleti kullanacak.
3,5 milyon avroluk projenin sponsorları Garanti Bankası, Vodafone, Doğan Yayın Holding ve Gloria Hotels&Resort.

“Çocuğumu seviyorum. Karıma aşığım. Her şey şahane, gerisi hikaye”

Bir sonraki projeniz için aklınızda bir fikir var mı?

Bir çocuk oyunu tasarlıyorum. Oğlum Atlas vesile oldu. Proje hızlandı. Dördüncü gösterim ise bugüne kadar yaptıklarımın hepsinden daha görkemli olacak. İsmi bende saklı.

Mustafa Erdoğan dansçıları söz konusu olduğunda katı, disiplinli bir hoca olarak anılıyor. Verdiği kiloları yeterli bulmadığınız için karınız Gülben Ergen geçtiğimiz haftaki röportajında sizi Adolf Hitler’e benzetti. İşteki disiplininizi özel yaşamınızda da mı sürdürüyorsunuz?

 Hitler’i değil, Stalin’i tercih ederim! Öğrencilerim benden çekinir çünkü bana saygı duyarlar. Başarısızlığa, tembelliğe tahammül edemem. Çalışmayanın dans topluluğumda yeri yoktur. Bu yüzden zor, yorucu, yer yer sert bir yönetim uyguladığım oluyor. Gülben light sporu tercih ediyor. Terlemeden sporunu bitiriyor. Eşime “Burnundan ter damlamıyorsa adam gibi spor yapmıyorsun” diyorum. Çünkü aksi takdirde yağ erimez, metabolizma doğru çalışmaz. 

“Atlas’tan önce iş hayatımda cinayet işleyebilirdim”

 Baba olmak iş hayatınızdaki sert yapınızı biraz yumuşattı mı?

 Atlas’ın aşama aşama büyüdüğünü görmek eşsiz bir duygu. İlk defa tattığım babalık duygusu bana coşkulu şeyler hissettiriyor. Oğlumun bana verdiği pozitiflik iş hayatıma da yansıdı. Atlas’tan sonra daha hoşgörülü bir adam oldum. Atlas’tan önce diyelim ki dekor gecikti, delirirdim. Cinayet işleyebilirdim. Şimdi baba baba “Olsun, dekor gelir” deyip geçiyorum. 

“Troya” ilk kez önümüzdeki hafta sahnelenecek. Ama 3,5 milyon avroluk bu büyük projeden çok, karınızı aldattığınız dedikosu konuşuluyor. Siniriniz bozulmuyor mu bu duruma?

Yalan haber bu. “Terbiyesiz, saygısız adamlar yalan söylüyorsunuz” diye çıkmıyorum ortaya çünkü cevap verdikçe bu mevzu haber olacak. Ben çok mutluyum. Çocuğumu seviyorum. Karıma aşığım. Her şey şahane, gerisi hikaye.

Şarkıcı Linet’ten çıplak ayak dans şovBostancı Gösteri Merkezi'nde sahneye çıkan Linet, kalça dansıyla kendisini dinlemeye gelenlerden tam not aldı. Linet'in dans gösterisi dakikalarca alkışlandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber