Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 31 Ocak 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"İlla ki eski sevgilimi isterim!"

Eski sevgililerin geri gelmesi için en müsait dönem, onların sizden sonra birlikte oldukları sevgilileri tarafından terk edildikleri dönemdir


Aman ne de meraklısı varmış şu eski sevgililerin... Herkes işi gücü bırakmış, "eski" sevgilisini nasıl geri getireceğinin hesabını yapıyor sanki. Bana anlaşıp da mı mektup yazıyorsunuz? Terk etme mevsimi de değil halbuki...
Madem o kadar istiyorsunuz "toplu cevap" niyetine yazayım: Eski sevgililerin geri gelmesi için en müsait dönem, onların sizden sonra birlikte oldukları sevgilileri tarafından terk edildikleri dönemdir. Yani terk eden eski sevgilinizin yeni bir sevgili bulması ve bulduğu sevgilisinin de onu terk etmesi gerekli.
Terk edilince eski sevgiliciğinizin egocuğu yaralandı ya, kendisine bir zaman önce aşık olan sizinle karşılaşır karşılaşmaz, başlar kedi gibi kıvırcık hareketlere... Gören de sizi hep sevmiş de, aranıza bu terk eden sevgilicik girmiş zanneder; belki de öyledir, neyse...
Bir-iki ortak arkadaşınızdan terk edildiği zamanı size haber vermesini isteyin yeter. Sonra süslenin püslenin, sanki tesadüfenmiş gibi bir yerde karşısına çıkın. Sıcacık selamlaşın ve keyfinizin ne kadar yerinde olduğunu cıvıldaya cıvıldaya anlatmaya başlayın... "Bak, ne de mutluyum, sen mutsuzsun değil mi" der gibi...
Aman ne de keyiflisiniz, ne de şahanesiniz diye anlattınız ya, şimdi de ona sorun, nasılmış diye... İşinden gücünden bahsederse, "Hayatında bir değişiklik yok yani..." diye burun kıvırın ama çok da göze batmasın. "Hadi bir kahve içelim" diye de bir kafeye oturmayı önerin. Ama çok da vaktiniz yokmuş, şöyle 10 dakika falan ancak oturabilirmişsiniz gibi... Size doyamasın yani ya da fazla konuşmanıza engel olmak için kendinize bir sınırlama diye koyun bunu. Yoksa adamın boynuna atılıverecek haliniz yok herhalde. Tutun azıcık kendinizi!
Terk etmiş sevgilisi hakkında soru sormayın. O konuya girmek "değerinizi düşürür". Bir ilişkiniz olup olmadığını sorarsa da cevabı yuvarlayın; "Aman, hiç o konulara girme" deyin gülerek... Canı ne isterse onu anlasın. Sevgiliniz olmadığını anlamak işine gelecektir.
Onu unutamadığınızı düşünmekten başka bir isteği yok şimdi onun.
Bu arada önünüzdeki hafta bir yere davet ediverin. Çok da zor değil yani, gerisi size kalıyor. Adam hazır. 10 dakika sonra yanından kalkmamazlık etmeyin sakın, yoksa davetinize gelmez vallahi!
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Bu "eski sevgiliyi geri getirme numarası"ndan başınız dik çıkmak istiyorsanız, onunla sadece bir kere görüşün ve bir daha aradığında başınızdan savın. Adamın sahiden size bir merakı olsaydı terk etmezdi. Birbirinize göre değilsiniz yani, bu kadar! Şimdi de egosu için yara bandı ya da teselli ikramiyesi olacak haliniz yok herhalde! Gönderin gitsin. Üzüntüsü ikiye katlansın, iki kere terk edilmiş olsun. Hem de ikinci terk eden, yani siz, eskiden onun istemediği biriydiniz... Adamcağızı artık kimse istemiyor...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Eski sevgilinizle ancak intikam için muhatap olabilirsiniz. Adamla evlenecek değilsiniz ya? Hadi canım!
İyi oyunlar herkese...

Biraz da istatistik
Tartışma başlatmak için en iyi bahane hangisidir?
Sen çok değiştinYüzde 31.82
Sen beni artık sevmiyorsunYüzde 21.82
Telefonu neden açmadın?Yüzde 19.09
O yanındaki kimdi?Yüzde 14.55
O arayan kimdi?Yüzde 10.91
Kilo mu aldın sen?Yüzde 1.81


1 soru 1 cevap
Erkek: Seni çok özlemişim...
Kadın: Hay Allah! Beni üzme böyle konuşup da...

Öptüm sizi
Meral Karadağ... Güneş gazetesinde "Kadının Fendi" diye bir köşe yazıyor. Geçen hafta büyüler müyüler diye bir döktürmüş ki, okuyan büyücüye gitmiş kadar olur yani! Bir de benim kitabımı ("Aşk Büyüsü") referans göstermiş ama pek de ihtiyacı yok gibi görünüyor. Üfürüklü üfürüklü öptüm efendim... Bir büyü yapabilir miyim size?
Helin Avşar da güya büyü peşindeymiş... Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül'e büyü falan yapıyormuş... Büyü yapan yapana zaten. Elini sallasan büyücü tarif eden birine çarpıyor. Helin Avşar'a baktığım zaman büyülere değil ama kocaya ihtiyacı var gibi koşturup duruyor işte. Kızım, azıcık akıllı olsana... "Benden ala büyü mü var" diye akıllı uslu salınsana. Çaktırma yani merakını... Koca öyle bulunmaz! Kurbağa öpme boş yere...


ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!

"Bir kız olarak kendime yakıştıramıyorum!"
Hoşlandığım bir çocuk var. Sadece uzaktan tanıyorum. Çok soğuk birine benziyor. Bir şekilde ondan hoşlandığım kulağına gitmiş ama kim olduğumu bilmiyor. "Benden hoşlanıyorsa gelsin benimle konuşsun" demiş. Sizce ilk adımı atmalı mıyım? Bunu bir kız olarak kendime yakıştıramıyorum. Ne yapmalıyım? Bana bir akıl verirseniz
A. K.

* * *

İlk adımı atmanın birçok yolu vardır. İnsan adım atsa da atmamış gibi görünebilir. Ona aynen şöyle haber gönderin: "Çok istiyorsa o gelip tanışsın benimle!" Eğer ilgisini çekmek istiyorsanız, en kısa yolu budur...


"Eski sevgiliyi geri getirme" dersi
1) Önemli olan eskisinden çok farklı ve neşeli görünmektir. Herkes bunu bilir. Zaten o yüzden de hemen alışverişe ve kuaföre koşulur. Ama zamanlama yanlış. Bunu hemen yapmamak lazım, yoksa inandırıcı olmaz. Önce biraz (bir ay kadar) ortadan kaybolun ki sizin yeni halinizi gördüğünde bir işe yarasın.
2) İlk karşılaşma mutlaka tesadüfi (numaradan tesadüfi tabii) olsun.
3) Sakın üstüne düşmeyin! Sakın özlemiş gibi yapmayın! İşte, normal olun. Numaradan tabii...
Dikkat: Fazla bir şey ummayın!
O sahiden de "eski" sevgili...

www.ilhanuckan.com

CUMARTESİ
"Türkiye'de modelsen hayata eksi 2'den başlıyorsun"
Nişantaşı caz dinliyor
Bağdat'tan barış şarkıları
Atina'daki elçilerimiz
2005'te herkes çalışkan olacak
"Bu kitap benim değil 16 kişinin kitabı"
Kasetli, CD'li büyüsün ninni!
"Arkadaşlarımı kobay olarak kullanıyorum"
Ressamlar ve plakları
Şubata soğuk giriş
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI
Girdaplar-2 / Kariyer veya koltuk
YENİ ALBÜMLER
YENİ ÜRÜNLER





Donatella Piatti
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2005 Milliyet