15.12.2018 15:26 | Son Güncelleme:
AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan net mesaj: Bedelini ağır öderler

Denizli'deki toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat'ın doğusuna yapılacak olan harekatla ilgili, "Teröristlerin açtıkları çukurları onlara mezar edeceğiz" dedi.

31 Mart yerel seçimlerine Cumhur İttifakı ile girildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim MHP ile azami müştereklerimiz var" açıklamasını yaptı.

Gezi olaylarında ve 15 Temmuz'da herkesin dersini aldığını söyleyen Erdoğan, "Şimdi yine bunların hazırlığı içindeler. Boşuna bekliyorsunuz. Bu yollara tevessül ettiğinizde bedelini çok ağır ödetiriz" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İzmir'in  su sorununu da biz Devlet Su İşleri olarak çözdük. Baraj yapmak büyükşehir  belediyelerinin görevidir ama yapamadılar, biz yaptık ve şimdi inşallah İzmir'i  de alacağız, ona hazırlanıyoruz, inşallah bir Denizli'li ile de İzmir'i  alacağız." dedi.

Erdoğan, 15 Temmuz Delikliçınar Meydanı'ndaki toplu açılış töreninde  Denizlililere hitap etti.

Konuşmasına, "6 aylık aranın ardından yeniden sizlerle bir aradayım.  Bu kadar kısa bir sürenin içinde hasret gidermenin memnuniyeti içindeyim. Böylece  bu yıl içinde 3'üncü defa Denizli'li kardeşlerimle buluşmuş oluyorum." sözleriyle  başlayan Erdoğan, bugüne kadar Türkiye'de gelmiş geçmiş tüm cumhurbaşkanları ve  başbakanlar arasında ülkenin şehirlerini kendisi kadar çok ziyaret eden,  vatandaşlarla çok sık iç içe olan bir başka kişinin bulunmayacağını söyledi.

Erdoğan, milletin iradesinin üzerinde irade tanımadıklarını  belirterek, "Çünkü biz, içinizden çıktık ve sizinle beraberiz. Bu millete efendi  olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Bunu da bir şeref payesi olarak görüyoruz.  Milletimizden, sizden aldığımız enerjiyle güçle çalıştığımız için bu kadar  zamanda bunca büyük hizmetlere, yatırımlara, gelişmelere imza attık. Kendi sırça  köşklerinde siyaset yaptığını sananlar, milletin ne istediğini, ne düşündüğünü,  ne yaşadığını bilemezler." ifadesini kullandı.

40 yıldır siyaset yolunda milletle yürüdüklerini dile getiren Erdoğan,  Allah nefes verdiği sürece aynı şekilde bu yolda yürüyeceklerini, bundan taviz  vermeyeceklerini bildirdi.

Erdoğan, Denizli'ye elleri boş gelmediklerini, çeşitli bakanlıkların,  büyükşehir belediyesinin, ilçe belediyelerinin tamamladığı yatırımların resmi  açılışını yapacaklarını söyledi.

Bugün, toplam yatırım bedeli yaklaşık 1 milyar 349 milyon lira olan  275 kalem eseri hizmete açacaklarını belirten  Erdoğan, "Milli Eğitim  Bakanlığımız 7 okulu, TOKİ 126 konutu ve bir ticaret merkezini, Orman Bölge  Müdürlüğü 13 ayrı yatırımı tamamladı. Büyükşehir Belediyemiz 135 eseri hizmete  sundu." dedi.

Erdoğan, 13 ilçe belediyesi tarafından yapılan yatırımları hizmete  açacaklarını ifade ederek, ilgili kurumları ve belediyeleri Denizli'ye  kazandırdıkları bu hizmetler için kutladı.

"İnşallah İzmir'i de alacağız, ona hazırlanıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin alameti farikasının "hizmet"  olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

"Belediyecilik AK Parti'nin işidir, CHP filan bu işten anlamaz. Ben  İstanbul'u kimden aldım? CHP'den aldım. İstanbul'da CHP'den belediyeyi aldığımız  zaman İstanbul susuzdu, çöp dağları vardı, hava kirliliği maalesef tavan  yapmıştı. O susuzluğun olduğu İstanbul'a 180 kilometreden dağları delerek su  getirdik. 2040'a kadar İstanbul'un su sorununu çözdük. Bitti mi? Hayır. Bundan  sonra da oldukça yine çözmeye devam."

İstanbul'a su getirdiklerini yineleyen Erdoğan, "Anadolu bir taraf,  Avrupa bir taraf. Çift yönlü çalıştık. İşi sağlama alalım dedik. Boğazın altından  da karşılıklı deplase ettik. Olur ya bir tarafta sıkıntı olursa, öbür tarafa  oradan bu suyu verebilelim. İstanbul'da artık su sorunu yok, biz buyuz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İzmir'de bile susuzluk vardı, İzmir'in su  sorununu da biz Devlet Su İşleri olarak çözdük. Baraj yapmak büyükşehir  belediyelerinin görevidir ama yapamadılar, biz yaptık ve şimdi inşallah İzmir'i  de alacağız, ona hazırlanıyoruz, inşallah bir Denizli'li ile de İzmir'i alacağız.  Onun için hep birlikte gayret göstereceğiz." diye konuştu.

"Bay Kemal, haberin var mı senin bundan? Sen önce bunun hesabını  ver"

İstanbul'da çöp dağlarının yükseldiğini, Ümraniye Belediyesinde çöp  depolama alanında patlama yaşandığını ve 39 vatandaşın öldüğünü hatırlatan  Erdoğan, şunları kaydetti:

"CHP'li belediyeydi ama hafıza-i beşer nisyan ile maluldür. Herkes  bunu unuttu. Kimse bunun hesabını sormuyor. Bay Kemal, haberin var mı senin  bundan? Sen önce bunun hesabını ver. Hava kirliliği almış başını gidiyor,  gazeteler maske dağıtıyordu. 50 bin haneye doğal gaz gelmişti. Orada belediye  başkanlığım sürecinde 1 milyon 250 bin eve doğal gaz bağlattım. Bir anda  İstanbul'un hava kirliliği temize dönüştü.

CHP demek çöp demektir, CHP demek susuzluk demektir, CHP demek hava  kirliliği demektir, CHP demek yolsuzluk demektir, CHP demek yasaklar demektir.  İşte biz bunları kaldırdık, daha iyi olacak şimdi inşallah. Önümüzde iyi günler  var. Kurulduğumuz günden beri hem merkezi yönetimde hem mahalli idarelerde  Cumhuriyet tarihimizin tamamında yapılanların 3 katı, 5 katı, 10 katı hizmetler  kazandırdık."

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bay Kemal,  bak terörle mücadelede neler  yapıyoruz? Gördün mü? Duydun mu? Bak Sincar'a  girdik mi? Girdik, Karacak'a girdik mi? Girdik. Uçaklarımız o PKK teröristlerine  oraları mezar yaptı mı? İftihar etmen lazım. Unutma bay Kemal, o kol kola  gezdiğin terör örgütlerinin mensupları var ya, onların açtıkları çukurları  kendilerine mezar edeceğiz, mezar. Sen kimlerin yanında yer alacağını hala  öğrenemedin. Sen onlarla beraber yola devam et, biz milletimizle beraber bu yola  devam ediyoruz." dedi. 

Erdoğan, 15 Temmuz Delikliçınar Meydanı'ndaki toplu açılış töreninde  yaptığı konuşmada, göreve geldiklerinde ancak kendisinin başbakan olmadığı  dönemde Aydın ve Denizli arasındaki yolun kötü olduğunun söylendiğini belirterek,  "Yol yok, sıkıntı büyük ve ben Aydın'da, Denizli'de bir söz verdim. Sadece Genel  Başkanım. Başbakan değilim... 'Süratle, yanılmıyorsam 105 kilometre bir yol,  bölünmüş yol, bunu yapalım' dedim. Söz verdik. Bir yıl içerisinde Aydın-Denizli  bölünmüş yolunu yaptık. İşte biz buyuz. Söz veririz, yaparız." diye konuştu.

Erdoğan, şehirleri merkezlerinden en ücra köşelerine kadar baştan sona  alt yapı ve üst yapı yatırımlarıyla donattıklarını ifade etti. Eski Denizli  Belediye Başkanı Nihat Zeybekci'yi işaret eden Erdoğan, "Şu Denizli'nin ne kadar  alt geçidi, köprülü kavşağı varsa hepsi onun döneminde, yapılmış parklar,  bahçeler varsa onun döneminde yapılmış eserlerdir." dedi.

31 Mart 2019'da yapılacak yerel seçime değinen Erdoğan, alandakilere,  "Şimdi önümüzde ne var? 3,5 ay var. Şimdi 3,5 ay sonra gençler evelallah  sandıkları patlatıyor muyuz? Sandıklardan inşallah AK Parti'yi en güçlü şekilde  çıkartıyor muyuz? Kapı kapı dolaşıyor muyuz? Bu işi gençler bitirir. Zaten 'AK  Parti' demek, 'gençlik' demektir." diye seslendi.

"Bunların işi gücü okey ıstakasını koyacak, tuğlaları dizecek"

"Dev proje" olarak nitelendirdiği millet bahçeleri ve millet  kıraathanelerini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Unutmayın, 'iki dev proje' dedim. Bunlardan birisi neydi? Millet  bahçeleri. Başlattık mı millet bahçelerini? Başlattık. İşte şurada daha bir ay  olmadı. İstanbul'da 5 önemli millet bahçesinin açılışını yaptık. Toplam alan 1,5  milyon metrekare. Açılışını yaptık ve oralar muhteşem oldu. Bir de ne demiştim?  Yine bir söz, 'millet kıraathaneleri' dedim. Şu anda muhteşem millet  kıraathaneleri açıyoruz. İçinde kek, simit, çay, kahve hepsi ücretsiz olarak  gençlere ikram ediliyor. Fakat bu CHP ne dedi? 'Bu AK Parti kumarhane açıyor.'  Yakışmıyor ama 'dervişin zikri neyse, fikri de odur' derler ama o derviş değil  bunlar. Bunlar farklı. Ne dedik? Kumarhane. Çünkü bunların işi gücü okey  ıstakasını koyacak, tuğlaları dizecek. Yaptıkları iş bu. Peki kıraathane ne?  Kıraathane okuma evi, okuma yeri. Manasını bilmiyor. Şimdi bu kıraathanelerde  gençlerimiz gelecek, derslerini çalışacak ve oralardaki binlerce kitabın  içerisinden alıp, kitabını okuyacak. Belki evine götürecek, evinde okuyacak.  Ondan sonra teslim edecek. Ama çayını da kahvesini de simidini de kekini de orada  bulacaktır. Bu nedir biliyor musunuz? Bu bir lütuf değil, devletin milletiyle  kaynaşması demektir."

"Biz milletimizle beraber bu yola devam ediyoruz"

Eğitimden sağlığa, spordan sosyal güvenliğe kadar her alanda hayatına  dokunmadık hiçbir vatandaş bırakmadıklarını vurgulayan Erdoğan, Türkiye büyüdükçe  insanların hayallerinin de büyüdüğünü, daha düne kadar sadece hayatını idame  ettirme mücadelesi veren insanların, bugün işinde kariyer, evinde konfor, aldığı  hizmetlerde kalite hedefiyle yarıştığını söyledi.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." dediklerini hatırlatan Erdoğan, bu  ilkelerine uygun şekilde ülkenin tüm kaynaklarını milletin emrine verdiklerini  kaydetti.

Geçmişte bir avuç mutlu azınlığın sahip olduğu imkanlara bugün her  vatandaşın ulaşabildiğine dikkati çeken Erdoğan, "Sorunlar, sıkıntılar, eksikler  yok mu? Elbette var. Ama sahip olduklarımıza baktığımızda gerçekten hep birlikte  Rabb'imize her gün binlerce defa hamdetmemiz gereken bir seviyede bulunuyoruz."  dedi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

"İnşallah her geçen yıl ülkemizi daha ileriye götürecek, milletimizin  hayat şartlarını daha da yükselteceğiz. Türkiye'nin yükselişi herkes tarafından  görülüyor ve kabul ediliyor. Sadece ana muhalefet partisi bu gerçeklere kör,  sağır ve laldir. Geçmişteki 14 seçimde olduğu gibi 31 Mart için de tek bir  projeleri var. O da AK Parti'ye ve Tayyip Erdoğan'a saldırmak, iftira atmak,  çamur atmaktır. Bunun için terör örgütleriyle iş birliği yapmaktan darbe  çığırtkanlığına, ülkede kaos çıkartma çağrısından Türkiye'yi dünyaya şikayet  etmeye kadar her türlü rezilliği sergilemekten geri durmuyorlar. Bay Kemal, bak  terörle mücadelede neler yapıyoruz? Gördün mü? Duydun mu? Bak Sincar'a girdik mi?  Girdik, Karacak'a girdik mi? Girdik. Uçaklarımız o PKK teröristlerine oraları  mezar yaptı mı? İftihar etmen lazım, iftihar etmen lazım. Unutma bay Kemal, o kol  kola gezdiğin terör örgütlerinin mensupları var ya onların açtıkları çukurları  kendilerine mezar edeceğiz, mezar. Sen kimlerin yanında yer alacağını hala  öğrenemedin. Sen onlarla beraber yola devam et, biz milletimizle beraber bu yola  devam ediyoruz."

"Adaletin gereği ne ise onun bedelini ödeyecek"

"Bir gece ansızın gelebiliriz." dediklerini anımsatan Erdoğan, "Geldik  mi? Geldik. Zeytin Dalı operasyonunu yaptık mı? Yaptık. Afrin'i yaptık mı?  Yaptık. Sincar'ı yaptık mı? Onu da yaptık. Nerede bir sıkıntı varsa, orada biz  olacağız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

Çıkmışlar, parlamentoda bize akıl veriyorlar. Diyorlar ki, 'işte böyle  böyle arkadaşlarımızı vurdular.' Ya sizin arkadaşlarınız değil mi vatandaşımızı  birbirine kırdıran. Benim Kürt kardeşlerimi sokağa dökenler bunlar değil miydi?  Şimdi bir tanesi içeride yatıyor. Diyorlar ki, 'böyle böyle bu kadar zamandır  içeride, çıkması lazım.' Adaletin gereği ne ise onun bedelini ödeyecek. Bölücü  terör örgütünün başıyla ilgili yaptıkları ortada, hale bak. Hala durdukları yok.  PKK'sı, PYD'si, YPG'si, FETÖ'sü bunların hepsi aynı. Bütün bunlarla beraber  bunlar halkımızı böldüler, parçaladılar. Milletimize göğüslerini gererek ifade  edebilecekleri hiçbir planları, projeleri, hayalleri, hedefleri olmadığı için işi  yüzsüzlüğe vurdular.

Erdoğan, "Vesayetten  ve FETÖ'den arındırdığımız yargı teşkilatımızın itibarının her geçen gün daha da  yükseldiğini görüyoruz. Ülkemiz ve yargımız böylesine bir ölümcül virüsten  temizlenmişken çıkıp yargının güvenilirliğini sorgulamak terör örgütlerinin  değirmenine su taşımaktır. " dedi.

"CHP'nin başındaki zat, bütçe görüşmeleri için çıktığı kürsüde, hepsi  de yalan, yanlış, uydurma olan bir sürü zırvayı peş peşe zırvaladı, yalancı." diyen Erdoğan, "Ben bu zatı muhatap almayacağım ama halkım bazı gerçekleri bilsin  istiyorum." ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun, "Hastanelerde tedavi yapılmıyor, muayene yok."  dediğini aktaran Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun SSK Genel Müdürlüğü dönemindeki  hastanelerin mazi olduğunu belirtti.

Halkın gerçekleri bildiğini, vatandaşların rahatlıkla hastaneye  gittiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öyle senin dönemindeki gibi kuyruklarda  ölenler yok. Hastanenin morguna rehine olarak alınanlar yok. Onlar senin genel  müdürlüğündeydi. İlacını alamıyordu benim vatandaşım ama şimdi ilacını hastanenin  eczanesinden almasına gerek yok, istediği eczaneden gidip ilacını alabiliyor."  diye konuştu.

Şehir hastanelerinin hizmete sunulduğunu anımsatan Erdoğan, böylece  sağlıkta modern bir yapılanmanın getirildiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun yargıya olan güvenin düştüğünü  söylediğini, bunu neye göre, hangi araştırmaya dayanarak söylediğinin de meçhul  olduğunu belirtti.

Avrupa Komisyonu başta olmak üzere, uluslararası kuruluşların  araştırmalarında Türkiye'de yargıya olanın güvenin diğerlerine göre oldukça  yüksek seviyede seyrettiğinin görüldüğünü vurgulayan Erdoğan, ihtiyari  arabuluculuk, ihtiyari tahkim sistemlerinin hayata geçirilmiş olunmasına rağmen,  milletin büyük bölümünün hala anlaşmalarını yargı kanalıyla çözmeyi tercih  ettiğine değindi.

"Adalet sistemi milletin gönlündeki yerini korumaya devam ediyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şayet yargıya güven düşmüş olsaydı, bu tür  yöntemler çok daha revaçta olurdu. Geçmişte, önce vesayet güçleri ardından FETÖ  tarafından yıpratılan adalet sistemimiz, her şeye rağmen milletimizin gönlündeki  müstesna yerini korumaya devam ediyor. Vesayetten ve FETÖ'den arındırdığımız  yargı teşkilatımızın itibarının her geçen gün daha da yükseldiğini görüyoruz,  müşahede ediyoruz. Ülkemiz ve yargımız böylesine bir ölümcül virüsten  temizlenmişken çıkıp yargının güvenilirliğini sorgulamak terör örgütlerinin  değirmenine su taşımaktır. Bunların o gönlündeki yargı, 12 Eylül'ün 'bir sağdan  bir soldan' diyerek, gençleri dar ağacına gönderen, 28 Şubat'ın cuntacılarından  brifing alan hakim ve savcıların yargısıdır. Hiç kusura bakmasınlar, Bay Kemal o  dönem kapandı. Ülkemizde artık adalet sistemi, sadece ve sadece Türk milleti  adına görev yapacaktır. Bu zat Meclis kürsüsüne çıkıyor, 'Türkiye'de bir darbe  varsa o da 20 Temmuz darbesidir' şeklinde sözler edebiliyor. Bu ne büyük bir  gaflet." değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Kılıçdaroğlu'nun  Atatürk Havalimanı'nda tanklara sığındığını, yaklaşık 2 saat sonra Atatürk  Havalimanı'na kendisinin geldiğini ve "Bana haber verselerdi ben de beklerdim."  dediğini aktaran Erdoğan, kendisinin çağrısının ardından vatandaşların meydanlara  döküldüğünü vurguladı.

"Sen korkaksın"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun yaşananları, kahvesini  yudumlayarak televizyonlardan izlediğini belirterek, değerlendirmelerini şöyle  sürdürdü:

"Sen korkaksın, korkak. Sen vatansever değilsin, sende  milliyetperverlik yok. 20 Temmuz'da ne olmuş, onu da söyleyeyim. FETÖ ihanet  çetesinin, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından TBMM 20 Temmuz'da toplanıp  hükümetin ülkede olağanüstü hal ilanı kararını onaylamıştır. Bay Kemal, egemenlik  kayıtsız şartsız milletin değil mi? Bu kararı kim aldı? Millet Meclisi aldı, ne  oldu, işine mi gelmedi? Sana mı soracaktık, sana da sorduk, sen de oradaydın veya  değildin ama kararı alan, kararı veren neresi, TBMM, iş bitmiştir."

Kılıçdaroğlu'nun, kendisinin içinde yer aldığı TBMM'nin iradesini  "darbe" olarak nitelediğine değinen Erdoğan, "Bu ne anlayıştır? Bunların  demokrasiye, milli iradeye, milletin ve onun temsilcilerinin tercihlerine saygısı  işte bu kadar." dedi.

Tek parti döneminin faşist uygulamalarını, askeri darbeleri her  fırsatta özlemle yad edenlerin Meclis kararına darbe demesi kadar tabii bir şey  olamayacağını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

"Çünkü demokrasi ve milli iradenin üstünlüğü bunların fıtratına  terstir. CHP'de böyle bir şey yok. Onlar bu işten anlamaz. Onlar darbecilerle  beraber. FETÖ'ye terör örgütü diyemeyenler, bölücü örgütün güdümündeki partiyle  koyun koyuna seçime gidenler elbette Meclis kararına 'darbe' diyecek. Şimdi bak  31 Mart'a da terör örgütüyle koyun koyuna gidiyorlar. Şimdi bunların  koalisyonunda ne var, aynı zamanda bir de malum terör örgütünün beslemesi olan  parti var. Biz MHP ile bir Cumhur İttifakı oluşturduk ve seçime gidiyoruz. Bizim  MHP ile azami müştereklerimiz var, onun için de Cumhur İttifakı'nı oluşturduk.  İnşallah 31 Mart'ta Cumhur İttifakı'nın zaferini hep birlikte yaşayacağız."

Kılıçdaroğlu'nun, Türkiye'nin cinayeti işleyenlerin ellerini kollarını  sallaya sallaya kaçmasına göz yumduğunu söylediğine dikkati çeken Erdoğan,  "Azıcık, aklı, mantığı, izanı, vicdanı olan bir insan bu sözleri etmeye utanır  ama maalesef bunlarda hiçbiri yok. Olayın en başından en sonuna kadar nasıl  gerçekleştiğini defalarca anlattık. Parlamentoda grup toplantısında tüm dünyaya  seslendim. Türkçe, İngilizce, Arapça yayın, 3 dilde yayın yaptık ki dünya bunu  duysun, bunu yaptık." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun kalbinin mühürlendiğini, bunları duymadığını ve  görmediğini vurgulayan Erdoğan, yargı, emniyet ve istihbarat birimlerinin  cinayetle ilgili bilgi ve belgeleri adeta iğneyle kuyu kazar gibi günlerce,  haftalarca uğraşarak büyük emeklerle ortaya çıkardığına işaret etti. Erdoğan,  "Amerika'dan geldiler, dinlettik. Suudi Arabistan'dan geldiler, dinlettik.  Fransa'dan, İngiltere'den geldiler, dinlettik. İstedikleri bilgiyi isteyenlere  verdik. Kanada'dan, verdik. Niye? Hakikat ortaya çıksın. Adalet yerini bulsun."  ifadelerini kullandı.

İstanbul'da İslam İşbirliği Teşkilatı Anayasa Mahkemesi Başkanları  Zirvesi'nde ve Kudüs Zirvesi'nde de konuyu anlattığını anımsatan Erdoğan,  dünyanın bunu iyice dinlemesi gerektiğini söyledi.

Sonunda ABD Senatosunun kararını verdiğine ve bunun arkasında kimin  olduğunu söylediğine dikkati çeken Erdoğan'ın sözleri, alandakileri gençlerin,  "Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek" dizelerinin yer aldığı "Samanyolu"  şarkısını söylemesiyle kesildi.

Erdoğan, "Maşallah, gençler iyi hazırlanmış. Benim gençliğim olarak,  milletim olarak sizler de biz de bir şarkısınız." diyerek konuşmasına devam etti.

"Hala takip ediyoruz, kovalıyoruz, kovalayacağız"

Cemal Kaşıkçı cinayetinde katillerin Türkiye'yi terk ettiği saatlerde  daha olayın tam olarak ne olduğunun bilinmediğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam  etti:

"Eğer bu konunun peşini sıkı bir şekilde takip etmemiş olsaydık,  cinayetin ortaya çıkması da neredeyse tamamen aydınlatılması da mümkün  olmayacaktı. Ne oldu, şimdi 22 kişiyi gözaltına aldılar. Ama hala takip ediyoruz,  kovalıyoruz, kovalayacağız. Dünyanın tamamının gördüğü ve takdir ettiği bir  hususu, bay Kemal görmüyorsa bu da kendi meselesidir. Ülkemizi karalamaya yargı,  emniyet ve istihbarat birimlerimize çamur atmaya kalkan bu zata milletimiz hak  ettiği cevabı sandıkta 31 Mart'ta bir kez daha verecektir."

CHP'nin başındaki kişinin terör örgütleriyle birlikte olduğunu ve  onlara sıcak mesajlar gönderdiğini ifade eden Erdoğan, "Bütün bunlar karşısında  biz, terör örgütleriyle mücadelemizi Gabar'da, Cudi'de hiç aralık vermeksizin  devam ettiriyoruz ve devam ettireceğiz." dedi.

Kılıçdaroğlu'nun, gazetecilerin hapiste olduğuna ilişkin söylemlerini  anımsatan Erdoğan, bu kişilerin adlarının gazeteci olduğunu ancak gazetecilik  faaliyeti sebebiyle cezaevinde bulunmadıklarını bildirdi.

Türkiye'deki savcılık ve mahkemelerde takibi yapılan milyonlarca  dosyayı mesleklerine göre ayırt etmenin akıllarına gelmediğini belirten Erdoğan,  "Buna rağmen iddianın gerisindeki gerçeklere baktığımızda, mesleğini gazeteci  olarak belirtenlerin bir kısmının terör örgütleriyle ilişkileri, bir kısmının da  adi suçlar sebebiyle cezaevinde bulunduğunu görüyoruz. Cezaevinde olma sebepleri  teker teker ortada olan bu kişileri, 'Türkiye'de gazeteciler cezaevine atılıyor'  yalanına malzeme yapmak, ancak ülkemize ve milletimize husumet meselesi  olabilir." vurgusu yaptı.

"İstihdamı 20 milyondan 29 milyonun üzerine çıkarmayı başardık"

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun  "işsizlik" konusunu diline doladığını  belirterek, "Türkiye'de iş gücü arzının sadece son 10 yılına baktığımızda 23  milyondan 33 milyona çıktığını görürüz. 23 milyonken biz bunları daha da  artırdık, onlara iş verdik. İş gücü arzındaki bu büyük yükselişe karşılık,  istihdamı 20 milyondan 29 milyonun üzerine çıkarmayı başardık. Bir başka ifadeyle  10 yılda 9 milyon vatandaşımıza çalışabileceği bir iş sahası temin ettik." dedi.

Bu başarının 2008 küresel finans krizi, son 5 yıldır yaşanan badireler  ve özellikle geçen aylarda maruz kalınan ekonomik saldırıya rağmen ortaya  konduğunu aktaran Erdoğan, "İşsizlik yok mu, elbette var. Bunlar, mevsimliktir,  zaman zaman azalır zaman zaman tırmanır. Bunun için ne yapmak lazım, yatırım."  diye konuştu.

Yatırım yaptıklarını ve yurt dışı küresel sermayeyi de Türkiye'ye  çekmeye devam ettiklerini anlatan Erdoğan, gerekli olan istikrar, güven ve teşvik  uygulamalarını da yaptıklarının altını çizdi.

"Sen ne yapıyorsun, burası Paris mi?"

CHP'nin muhalefet tarzında, milli ve yerli olmanın yer almadığını dile  getiren Erdoğan, nerede Türkiye aleyhine bir iş, özelikle bir girişim, bir  saldırı, milli çıkarlara yönelik bir sabotaj ve Türkiye'yi karalamaya yönelik bir  kampanya varsa CHP'nin orada olduğunu söyledi.

Erdoğan, Fransa'da sarı yeleklilerin olduğu yerde de CHP'nin  bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"PKK orada. Ne diyorlar? Gezi olayları. Gezi olaylarında bay Kemal  nerede? O da orada. Şimdi yine bunların hazırlığı içerisindeler. Boşuna  bekliyorsunuz. Bu yollara tevessül ettiğiniz zaman bu ülkede bunun bedelini  sizlere çok ağır ödetiriz. Çıkmışlar sokağa davet ediyorlar. Bu ne  terbiyesizliktir. Bir tanesi televizyon ekranından, kendini bilmez, haddini  bilmez, edep yoksunu, fukarası bir tanesi, çıkmış sokağa davet ediyor. Ahlaksıza  bak. Zaten bunlara yargı gereken cevabı verecektir, ben buna inanıyorum. Sen ne  yapıyorsun, burası Paris mi? Gezi olaylarında zaten herkes dersini aldı ve 15  Temmuz'da herkes dersini aldı. Evelallah, bu ülkede bundan sonra bu tür olaylara  girişenler, bunun bedelini ağır öderler. Biz Türkiye'yi bugünlere terör  örgütlerine, CHP'ye rağmen getirdik. 2023 hedeflerimize de bunlara rağmen  ulaşacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun tahrik etmeye çalıştığı bir  başka kesimin de "emekliler" olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'de emeklilere AK  Parti kadar değer veren ve onların hayat seviyelerini AK Parti kadar yükselten  bir başka partinin olmadığını kaydetti.

Emeklilere seslenen Erdoğan, iktidara geldiklerinde ülkede emekli  maaşının 66 lira olduğunu, son düzenleme ile bin liranın altında emekli maaşı  bırakmalarını anlattı.

"66 lira nire, bin lira nire" diyen Erdoğan, bu yıl başlattıkları bir  uygulamayla Ramazan ve Kurban Bayramlarında emeklilere biner lira ikramiye  verdiklerini de anımsattı.

Temmuz ayı itibarıyla en düşük emekli maaşının Emekli Sandığında 2 bin  300 lira, SSK'de bin 840 ila bin 880 lira arası, Bağ-Kur'da bin 400 ila bin 700  lira arası olduğunu belirten Erdoğan, "Bay Kemal, senin bu rakamlardan haberin  var mı? Ama bay Kemal'in kılavuzu karga, ben ne yapayım? Üstelik bu rakamlara  banka promosyonları dahil değildir. Onlar ilave edilince bu tabii daha da  yükseliyor." diye konuştu.

Emekliler dışındaki kesimlerin gelirlerinde de büyük artışlar  yaptıklarını anımsatan Erdoğan, "Mesela engellilerimize ve yaşlılarımıza verilen  maaş neydi biliyor musunuz biz geldiğimizde, 24 liracık." dedi. Erdoğan, bu  maaşları 20-25 kat artırdıklarını ifade etti.

İktidara geldiklerinde üniversite öğrencilerine 45 lira kredi veya  burs verildiğini hatırlatan Erdoğan, yıl başı itibarıyla bunu 500 liraya  yükselttiklerini, master öğrencilerine bin lira, doktora öğrencilerine bin 500  lira burs verildiğini söyledi.

Erdoğan, "Çıkmış, şu yalana bakın ya 'öğrencilerin kalacağı yurt yok'  diyor. Ne vicdansızsın, bu kadar vicdansızlık olmaz. Türkiye'de 2002 yılında 182  bin yatak kapasitesi vardı, şimdi 689 bin oldu. Bunun yanında 214 bin yatak  kapasitesi artışını sağlayacak çalışmalarla ilgili ihale süreçleri de devam  ediyor. Kaldı ki bay Kemal, 75 üniversite ile başladık şu anda 206 üniversite  var. Bir taraftan üniversiteler çoğalıyor, bir diğer taraftan da yurtları  çoğaltıyoruz." vurgusu yaptı.

"Bu sistemi bir tek Bay Kemal'e beğendiremedik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Sağlık Sigortası kapsamının,  vatandaşların yüzde 99'unu kapsadığını belirterek, şöyle konuştu:

"Türkiye'de tek bir vatandaşımızın dahi mağdur olmasına izin  vermeyecek bir Sosyal Güvenlik Sistemi kurduk. Sen SSK'nin başındayken var mıydı  böyle bir şey? Böyle bir şey yapabildiniz mi? Dünyanın dört bir yanından uzmanlar  gelip bu sistemi inceliyor. Bu sistemi herkese beğendirdik ama bir tek bay  Kemal'e beğendiremedik. Tabii bu milletimiz görüyor, bu zatın genel müdürlüğü  dönemindeki SSK günlerini çok iyi biliyor, hastanelerin hallerini çok iyi  biliyor. Herhalde Savaş Ay'ın o görüntülerini biliyorsunuz değil mi? Bununla  yaptığı söyleşiyi falan hatırlıyorsunuz değil mi? O çekilen çileler, aman Yarabbi  hepimizin hafızasında acı bir hatıra olarak duruyor. Bu zatın bir başka kötü  çabası da sürekli şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi istismar etmeye  çalışmasıdır. Gerçi şehit yakınlarımız ve gazilerimiz her fırsatta kendisine  gereken dersi veriyor. Ama bu provokasyonlardan vazgeçmiyor."

Şehit yakınları ve gazilere selamlarını gönderen Erdoğan, Rize'de  şehit edilen Emniyet Müdürü Altuğ Verdi ile Ankara'daki tren kazasında hayatını  kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara şifalar diledi.

"Rakamlar veriyor ama oranlara hiç girmiyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun  bütçeyle, borçlarla ilgili verdiği rakamların kendisinin hala 1990 Türkiyesinde  takılıp kaldığını gösterdiğini belirterek, "Rakamlar veriyor ama oranlara hiç  girmiyor. Niye? Çünkü foyası ortaya çıkacak." dedi.

Ekonomideki gelişmelere dikkati çeken Erdoğan, hane halkı borçluluk  düzeyinin milli gelire oranının diğer gelişmekte olan ülkelerde yüzde 36 iken  Türkiye'de yüzde 16 olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun, borç faizleri konusunda da aynı rakam oyunlarını  yaptığına işaret eden Erdoğan, "Bu zat, elmayla armudu karşılaştırarak kendince  kurnazlık yapıyor. Bizim milletimiz karşısında harbi ve hasbi siyasetçi görmek  istediğini bilmiyor. Hayatını yalan üzerine kuran, yalanları yüzüne vurulduğunda  da pişkince hemen bir başka yalana sarılan siyasetçinin sonu işte bu zatta olduğu  gibi ömür boyu aynı yerde debelenip durmaktır. Kılıçdaroğlu'nun yalanlarını  deşifre etmeye şimdilik ara veriyorum. Eğer çıkıp milletimizden özür dilemezse,  ki hiç zannetmiyorum, daha sonra yine bu yalanları ifşa etmeyi sürdüreceğiz. Biz  kimin ne söylediğine değil kendimizin ne yaptığına bakıyoruz. Ayinesi iştir  kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde. Denizli'ye ne  yaptık? Bizim için önemli olan budur." ifadesini kullandı.

Geçen 16 yılda Denizli'ye 22,5 katrilyon liralık yatırım yaptıklarını  dile getiren Erdoğan, artık bu yatırımları saymaya gerek kalmadığını,  vatandaşların zaten bu yatırımları bildiğini belirtti. Erdoğan, eğitimden  sağlığa, ulaşımdan tarıma, tüm hizmetlerin günlük hayatın her anında bizzat  yaşanıp görüldüğünü söyledi.

"31 Mart 2019 günü bir kez daha hizmet siyasetiyle istismar ve yalan  siyaseti arasında tercihinizi yapacaksınız. Hazır mıyız buna? Kapı kapı dolaşmaya  hazır mıyız? 31 Mart akşamı Cumhur İttifakı olarak inşallah sandıklardan  çıkacağız." diyen Erdoğan, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet vurgusu  yaptı.

Erdoğan, hitabını, alandakilerle "Beraber yürüdük biz bu yollarda"  şarkısının sözlerini söyleyerek tamamladı.

 

 

 

 

 

 

Bu habere ifade bırak
  • 17Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 30Kızgınım
  • 2Üzgünüm
Toplam Oy49