Siyaset
13.10.2017 - 11:19 | Son Güncelleme: 13.10.2017-15:21

Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan canlı yayında duyurdu!

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda İdlib operasyonu ile ilgili konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,"Bir gece ansızın gelebiliriz' dedik, bu gece silahlı kuvvetlerimiz operasyonunu başlattı"diye konuştu.

Konuşmasında AB'yi de eleştiren ve resti çeken Erdoğan, "AB'deki serbest dolaşım hakkımızı sürekli erteliyor ve bizleri oyalıyorlar. Biz minderden kaçmayacağız, siz kaçacaksınız. Açıklamayı yapın bitsin bu iş" dedi.

AK Partili bazı belediye başkanlarının istifa ettirileceği iddialarıyla ilgili de konuşan Erdoğan, "Kritik gördüğümüz bir takım yerlerde mevcut isimlerin çekilmesi konusundaki kararımızı adım adım hayata geçiriyoruz" şeklinde konuştu.

Sitene Ekle
Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan canlı yayında duyurdu!

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,  partisinin genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl  Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Parti teşkilatına değişimle ilgili "Davada olay zaman zaman makam mevki değişikliğini gerektirebilir. Bundan dolayı da kimse üzülmemeli. Kime ne zaman hangi mevkide görev düşeceği belli olmaz"diyen Erdoğan, İdlib opersayonu ile ilgili ise "Bir gece ansızın gelebiliriz dedik ve bu gece geldik"dedi. ?

AB'ye rest çeken ve ABD ile yaşanan vize krizi ile ilgili  "Tüm teamüller ve diplomatik kurallar yok sayılarak vize başvuruları askıya alındı" diyen  Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle: Türkiye'yi, FETÖ ve PKK gibi terör örgütleri ile köşeye sıkıştıramayanlar kendileri doğrudan araya girmeye başladılar. AB'deki serbest dolaşım hakkımızı sürekli erteliyor ve bizleri oyalıyorlar. Bunun için göçmenlerin Avrupa'ya yönelmesini engellemek amacıyla kendilerinin önerdiği yardımlar yapılmıyor. Tüm teamüller ve diplomatik kurallar yok sayılarak ABD'ye vize başvuruları askıya alınıyor. 

DEAŞ'a karşı en ciddi mücadeleyi yürüten Türkiye'yi terör örgütleri ile yan yana göstermenin yolları aranıyor. Ekonomimizle ilgili olumsuz spekülasyonlar üretiliyor. Gezi olayları sırasında bir kesim çerden çöpten bahanelerle sokaklarda olay çıkarmaya başladığında milletimiz oyunu gördü ve ona göre pozisyon aldı. 17-25 Aralık'ta milletimiz bize her zamankinden çok daha fazlasıyla sahip çıktı. 7 Haziran'dan sonra hiçbir parti tek başına iktidara gelemeyince kimlerin eski Türkiye hayali ile yerinde duramadığını yine en iyi milletimiz gördü. 1 Kasım'da durumu düzeltti. 

NAMERT KAÇAR, MERT DİRENİR

PKK terör örgütünü tekrar devreye soktular. Aynı dönemde DEAŞ terör örgütünün de canlı bomba saldırıları artmaya başladı. Bu örgütün ipini elinde tutanların hedef olarak ülkemizi gösterdiği anlaşılıyordu. 

15 Temmuz gecesi yeni bir hamle yaptılar. Bu defa bambaşka bir manzara ortaya çıktı. Milletimiz tarihinde ilk defa darbecilere karşı fiilen mukavemet gösterdi. Biz de milletimizle birlikte darbecilerin karşısına dikilerek bu teşebbüsün akamete uğratılmasını sağladık. Hemen arkasından Fırat Kalkanı ile bizi durduramayacakları mesajını darbenin arkasındaki güçlere verdik. 

Türkiye'ye siyasi, sosyal, diplomatik, askeri, ekonomik, tüm alanlarda diz çöktüremeyenler yeni oyunlarla karşımıza çıkıyor. "Namert kaçar, mert direnir" diyoruz. Biz sadece direnmekle kalmıyoruz, kendi oyun planımızı adım adım uyguluyoruz. Savunmamızı güçlendirirken taarruzu da ihmal etmiyoruz. 

AB'YE RESTİ ÇEKTİ: AÇIKLAMAYI YAPIN BİTİRELİM BU İŞİ

Türkiye'yi batı ve dünyadan tecrit için ellerinden geleni yapanlar beyhude uğraşıyorlar. AB serbest dolaşım hakkı vermedi de ne oldu? Dünya başımıza mı yıkıldı? Hala oyalıyorlar. Bu minderden biz değil siz kaçacaksınız. Eğer dürüstseniz yapın açıklamanızı. Açıklamayı yapın bitirelim işi. Bizim size ihtiyacımız yok. Karşılıklı bir ihtiyaç formülü var. 

İran'da, Ukrayna'da, Sırbistan'daydım. Bu salı da Polonya'ya gidiyoruz. Eşi benzeri olmayan ev sahipliği için sayın Vuçiç'e, Sırbistan halkına ve Sancak'taki tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.

Müttefik dediğimiz kimi devletlerin ülkemize karşı sergiledikleri iki yüzlü tutumdan biz çok rahatsızız. Arkamızdan oynadıkları oyunların çirkinliği artık gizlenemez hale gelmiştir. Artık bu mızrak bu çuvala sığmıyor. Bize demokrasi dersi, hukuk devleti dersi, hak ve örgürlükler dersi verenlerin işlerine gelmediğinde bu kavramlardan ne kadar kolay vazgeçebildiklerini açık ve net görüyoruz. 

'BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ' DEDİK, SİLAHLI KUVVETLERİMİZ OPERASYONU BAŞLATTI

Terör örgütüne parasız olarak bu kadar silahı vermenin gayesi ne olabilir. Burada soru işaretleri oluşmuyor mu? Bir Astana süreci başlattık. Rusya, Türkiye ve İran üçlü olarak karara vardık. "İşte, 'Bir gece  ansızın gelebiliriz' dedik ve bu gece bildiğiniz gibi Silahlı Kuvvetlerimiz,  Özgür Suriye Ordusu ile İdlib'le ilgili şu anda operasyonunu başlattı.

Kimse bize bunu niye böyle yaptınız diyemez. Sınırı olan biziz. Bu ülkede değil, ülkenin dışında da Kılıçdaroğlullarının sayısı çok fazla. Bir taraftan sınır ötesine çıkılmasına "evet" diyeceksin. Aynı konuşmada "Suriye'de ölenlerin sorumlusu Erdoğan'dır" diyeceksin. Yanında taşıdığı adamların her biri bir alem. Çanakkale'de hepsi, siz burada eğitime geldiniz, kendilerinin eğitime ihtiyacı var. İçmeyin de daha sonra için. Burası şehadet makamlarının oluştuğu yer. 

KUZEY IRAK'IN BU HALE GELMESİNİN FAİLLERİ BELLİ

Biz bu hassas noktada İdlib'de, oradaki kardeşlerimizin de izzetini korumanın, mağduriyetini gidermenin gayreti içindeyiz. Şu anda Afrin'de, Kürt, Türkmen vatandaşlarımız, bunun yanında da PYD ve YPG var. Bu mücadelenin altında o da var. O rejimden biz herhangi bir şey bekleyemeyiz. O rejimin böyle bir derdi yok. Strateji uygun bir şekilde devam ediyor, temennim odur ki kısa zamanda bu biter. Bununla beraber bir Irak süreci de var. Kuzey Irak'ın da bu hale gelmesinin failleri bellidir. Onları da gündeme getiririz, onları da gün yüzüne çıkarırız. 

BİZ KILIÇDAROĞLU ZİHNİYETİ TAŞIMIYORUZ

Bu ülkede değil, ülkenin dışında da Kılıçdaroğlullarının sayısı çok fazla. Bir taraftan sınır ötesine çıkılmasına "evet" diyeceksin. Aynı konuşmada "Suriye'de ölenlerin sorumlusu Erdoğan'dır" diyeceksin. Yanında taşıdığı adamların her biri bir alem. Çanakkale'de hepsi, siz burada eğitime geldiniz, kendilerinin eğitime ihtiyacı var. İçmeyin de daha sonra için. Burası şehadet makamlarının oluştuğu yer. Tel Afer, 400 bin Türkmenin olduğu yer. Bu insanların hepsi, 10 bini hariç, buradan kaçtı. 100 bini bize sığındılar. Aynı şey Sincar için geçerli. Tuzhurmatu'da Türkmenler var. Bütün bunlarla da biz ilgilenmek durumundayız. "Bize ne ya" diyemeyiz. 

Biz Kılıçdaroğlu  zihniyeti taşımıyoruz, bunu böyle bilelim. Onların böyle bir derdi yok. Onlar  varsınlar Esed'in yanına gitsinler, onunla dertleşsinler ama biz farklıyız ve  İdlib'deki her şehidin hesabını benim vereceğimi söyleyecek kadar gafil, cahil  olan bu insanlarla konuşacak bir şeyimiz yok.

ASLA ETNİK MİLLİYETÇİLİK YAPMAYACAĞIZ"

Biz asla etnik milliyetçilik yapmayacağız. Biz bu noktada, ırkçılık noktasında asla böyle bir yaklaşım içinde olmayacağız. Tüm etnik unsurlar, birbirimizi yaradandan ötürü seveceğiz. 

Siz sadece bir etnik yapının bu ülkede egemenliği için çalışıyorsunuz, buna müsaade etmeyeceğiz. Zira biz tek vatan diyoruz, 780 bin kilometrekarede herhangi bir yeni unsur oluşturmanın gayretine girenlere de müsaade etmeyeceğiz. Varsın gelsin sizin milletvekilleriniz teröristleri o dağlardan tepelerden toplasınlar. 

KOMİK ANAMUHALEFETİMİZ  VAR

En anakronik ana muhalefet partisine sahibiz. Tüm kadroları, yabancı devletlerden terör örgütlerine kadar tüm aktörlerin yanındadır. Hemen hesap yapmışlar, "50 milyar zarara girdik krizde" diye. Sözde adalet yürüyüşü yapıyorlar, terör örgütü mensupları ve onlarla beraber olanlarla birlikte. Başımıza adeta, FETÖ'nün şakirti, PKK'nın yoldaşı, AB'nin 5. kolu kesildiler. 

Ey Amerika. 400 dönüm arazide böyle bir kişi besliyorsun ondan sonra da belge istiyorsun. Al sana belge. Zaten gönderdiğin bir büyükelçi var ki adeta Amerika'yı yönetiyor. Kendine göre bize bunların belgeleri verilmedi diyor. Bunun belgesini sana Dışişleri Bakanlığı vermez, yargı verir. 4'ünden beri kimse görüşme talebinde bulunmadı. Dünyaya da yalan söylüyorlar. Elbette biz ülkemizde kendini sosyal demokrat hisseden herkese saygı duyduk, duyuyoruz. 

"BEN ECEVİT'İN ANLAYIŞINA SATAŞIYORUM"

Bugünkü CHP ile kitaplarda okuduğumuz bazıları arasında irtibat görmüyorum. Diyor ki, "Ecevit'e sataşma". Ben Ecevit'in anlayışına sataşıyorum. Ben bu milletin temsilcilerinin, Amerika'nın başkanının tırabzana oturup kendisinin de el pençe divan durmasını kabul edemiyorum. 

TALİMATI VERDİM: KONUŞTURULMAYACAK

Bakın şimdi Çanakkale'nin Belediye Başkanı ciddi bir terbiyesizlik yaptı. Hani bunların kadınlara saygısı vardı? Seçilmiş bir meclis üyesini sesini kes, çık konuşma... Sen bunu nasıl dersin? Sen bunu mu yaptın? 18 Mart geliyor. Ben şimdiden talimatı verdim. Bu belediye başkanını 18 Mart'ta Çanakkale törenlerinde konuşturmayacaksınız. Oradaki düzenlemenin faili hükümettir. Havalimanına gelip karşılama bizi. Önce demokrasi terbiyesini bilmen lazım! Kalkıp da orada bir hanımefendiye sen bu şekilde saygısızlık yaparsan, onu salondan kovarsan, kusura bakma biz de sizi kovulması gereken yerden kovarız.

MÜFTÜLERE NİKAH KIYMA YETKİSİ 

Bunlar milleti tanımadıkları gibi kanun da bilmiyorlar. Şu anda nikahları kim kıyıyor. Bir kamu görevlisi olan belediye başkanı veya onun yetki verdiği nikah memuru. Bizim vatandaşlarımızın kahir ekseriyeti, resmi nikah kıydığı zaman onunla yetinmiyor, hocaya gidiyor, kayıt dışı bir nikah da orada kıyıyor. Bu gerçekleri göz önüne almak lazım. "Laikliğe aykırı" diyor. Batıda kilise bu işi yapıyor. Onları da örnek gösterirken bunu kendime zul addediyorum. İsteseniz de istemeseniz de bu Meclis'ten geçecek. Senin memurlarının lafını o Anadolu'daki kız dinlemez ama bir hocaefendinin lafını Anadolu'daki kız da erkek de dinler. Bu tasarı isteseniz de istemeseniz de Meclis'ten geçecek. Çocuk yaşta evililikleri engelleyecek bir adımdır.

Buradaki ben inanıyorum bu iş çok daha idael şekle dönüşecek. Kıyılan nikahlarıyla ilgili belgeler nüfusu müdürlüğüne gönderiyor. Batı ülkelerinde din adamlarının nikah kıymasından rahatsız olan birni duydunuz mu? Batıda laikliği zedelemeyen niçin Türkiye’de zedelesin.Eyvallah yani burada illa filanca caminin imamına git, filanca müftüye git. Orada nikahın kıyılsın diye bir şey yok. İstersen bekle belediyeyi, ne zaman tarih veriyorsa orada kıydırırsın. Buradaki rahatsızlığın tek sebebi nikahı kıyacak kişinin din görevlisi olmasıdır. Asıl niyetlerini ifade edemedikleri için de bu değişiklikle çocuklara nikah kıyılacağı gibi akıllara ziyan tamamı hezeyan iftiraları dile getirmekten çekinmiyorlar. Nikahı müftü değil de, tapu müdürü, mal müdür, orman şefi veya başka bir kamu görevlisi kıyacak olsa bunların hiçbir itirazı olmazdı. 

BELEDİYELERDEKİ DEĞİŞİM: ADIM ADIM HAYATA GEÇİRİYORUZ

Biz tembel olamayız, çok çalışacağız. Herkesin ağzına geleni söylemeye hakkı olabilir ama bizim yok. Herkesin milleti umursamadan bildiğini okumaya hakkı olabilir, bizim yok. Hesapsız kitapsız işlere kalkışmaya hakları olabilir ama bizim yok. İster ekonomisi ile ilgili ister iç siyasetle, isterse başka herhangi bir konu ile ilgili olsun tüm işlerimiz de bu kriterlere uygun davranmazsak işlerimizi sıkıntıya sokarız.  

Bir kısım arkadaşlarım görevlerine devam ediyor. Değişim ihtiyacı olan yerlerde bugüne kadar hizmet etmiş arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bizim bu kardeşlerimizle, yollarımızı kaybettik diye bir şey kesinlikle anlaşılmamalı. Biz buna sıradan, diğer partiler gibi bakmayacağız. Davada olay zaman zaman makam mevki değişikliğini gerektirebilir. Bundan dolayı da kimse üzülmemeli. Kime ne zaman hangi mevkide görev düşeceği belli olmaz. Belediyelerde de şimdiden bir takım düzenlemeler yapmaya başladık. Kritik gördüğümüz bir takım yerlerde mevcut isimlerin çekilmesi konusundaki kararımızı adım adım hayata geçiriyoruz. 

BİRBİRİMİZLE UĞRAŞMAYALIM

Biz sadece gördüğümüz fotoğraf karşısındaki üzüntümüzü paylaşıyoruz. AK Parti iktidara geldiğinden beri ana muhalefetin vaatleriyle değil kendi kendisiyle yarışan bir parti olmuştur. 2019’da rehavete kapılmamak için başarı çıtası için sürekli yükselttik. Zorlu bir imtihan bizi bekliyor. Sadece kendimiz ve partimiz için değil. Ülkemizin ve milletimizin geleceği için de bu imtihana sıkı şekilde hazırlanmamız şart. Hep birlikte çok çalışacağız. Ben sizlere güveniyorum. Ama birbirimizle lütfen uğraşmayalım. Bu partinin bir yönetim kadrosu var. Ve bu yönetimle taban arasındaki ilişkileri hep birlikte güçlendirmemiz lazım. Burada el ele vereceğiz. İnşallah bu işi en ideal noktaya taşıyacağız. Bir defa nefsi olduğumuz sürece başaramayız. Hesabi değil hasbi olacağız ki neticeye varalım.

 


Bilgi Yarışması"Sarı Zeybek" belgeseliyle tüm ülkenin beğenisini kazanan gazeteci-yazar kimdir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
    "Şifo Mehmet" olarak bilinen eski BJK futbolcusunun tam adı nedir?

    ©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
    İlginizi ÇekebilirX