29 Ekim Cumhuriyet Bayramın da, Adana Sevgi Evlerin'de, küçük dostlarımızla beraberdik. Öncesinde fazla hazırlık yapamadan gerçekleştirdik bu etkinliği ama yine de çok başarılı ve dişe dokunur tamamlandı.

JCI Adana başrolünde gerçekleştirilen bu etkinlikte, herkesin emeği ve desteği oldu. Kulüp başkanından, eski ve yeni üyelere kadar, küçük küçük başlayıp çığ gibi büyüyen destekle, küçük arkadaşlarımıza yemekler yapıldı, hediyeler verildi, en önemlisi onların kalbine dokunularak onlarla beraber eğlenildi.

 

Öncelikle Sevgi Evlerini Tanıyalım,

17 Ekim 2009 tarihinde hizmete açılan Adana Sevgi Evleri, 210 kişi kapasitelidir. 21 villa tipi evden oluşarak, 0-6 yaş grubu 6 ev, 7-12 yaş grubu 10 ev, 13-18 yaş grubu 5 ev (genç kızlar) olarak hizmet vermektedirler.

Çocukların sağlıklı gelişimi ancak bir aile yanında mümkün olabileceği ilkesinden hareketle korunmaya muhtaç çocukların öncelikle öz ailesi yanında bakımı, bu mümkün değilse, Koruyucu Aile, Evlat Edindirme, Ayni Nakdi Yardım hizmetinden yararlandırılması ilkesini benimsemişlerdir.

 

Cumhuriyet Bayramı ve Sevgi Evleri,

Evet, bu özel günde orada onlarla beraber olmak ayrı bir güzeldi, eksiksizce hazırlanmıştı her şey. Cumhuriyetin bizden sonraki sahipleriyle, Atatürk’ün bizlere emaneti miniklerle şarkılar söylendi, dans edildi, sohbet edildi. Yalan yok onlar kadar bizde eğlendik…

Biz Neden Oradaydık?

Kurum üzerine düşen her şeyi yapıyordu aslında, tabi yapabildiği kadar. Türkiye de o kadar çok yardıma muhtaç çocuk varmış ki, konunun içine girince anlıyorsun. Devlet, kurum anca bu kadar yapabiliyor.

Bizde ufak bir destek sağladık sadece. Belki deniz de kumdu, ama bir çocuğun bile kalbine dokunabildiysek ne mutlu bizlere...

Belirttiğim gibi kurum üzerine düşeni aslan gibi yapıyordu, miniklerin eksik olduğu tek şey, gerçek sevgiydi… Sanırım bu yuvanın adı da bu yüzden “sevgi evleri”…

Berivan, Ahmet, Mehmet… Her isim, her renkten çocuk var,

İsimler değişiyor, renkler değişiyor, hikâyelerinin başlangıcı değişiyor ama sonuç hep aynı.

Sohbet ettik biraz, bedenleri küçük ama yürekleri büyük arkadaşlarla. Arkadaşlarla diyorum çünkü çocuklar o kadar duvarsız ki, beş dakika içinde arkadaş olabiliyorsun hepsiyle.

Hikâyelerini onlardan dinlemek biraz acı gelse de, paylaştık beraber acılarını.

Kiminin annesi ışık olmuş, babası başka bir kadınla evlenmiş ve kendisini oraya bırakmış. Bazılarının annesi babası yok. Kiminin var ama yok. Yani hep bir “yok” var işin içinde.

Sizlerde elinizden geldiği kadar destek verebilirsiniz. Bunun için ne bir derneğe üye olmanız gerekiyor nede çok zengin olmanız. Prosedür gereği bazı izinleri alarak elinizden geldiğince yardım edebilirsiniz. Ulaşabilmeniz için internet siteleri, adresleri, telefonları var.

Unutmayalım bir çocuğa dokunabilmek, dünyaya dokunabilmek…

İyi haftalar…