Dar kanal hastalığı uzun yıllar boyunca yavaşça ilerleyebilen bir hastalıktır ve bel fıtığı ile kolay karıştırılabildiğinden dolayı teşhisi gecikebilmektedir. Hastalar durumun farkında olmadıkları için çok ilerleyen yaş gruplarında dar omurga kanalı tedavisi olmak zorunda kalabilirler. Omurga kanal darlığı bulunduğu bölgeye bağlı olarak bel ve bacak bölgesinde ağrıya, kramplara ve uyuşmaya neden olur. Hastalık ilerledikçe yürüme bozuma ve yürüme süresinde kısalmada oldukça sık görülmektedir. Bazı dar kanal hastalarında idrar ve dışkı kaçırma, cinsel fonksiyonların bozulması da görülebilmektedir. Boyun bölgesinde meydana gelen omurga kanal darlığı kolları da etkiler. Doğru teşhisi koymak için hastaların omurga kanal çaplarına bakılmalı ve dar kanal hastalığının ne durumda olduğu doğru bir şekilde teşhis edilmelidir. Bu teşhisi yaparken ayrıca efektif kanal alanı da göz önünde bulundurulmalıdır. Dar omurga kanalı sessiz bir şekilde ilerleyerek oldukça ileri yaşlarda kendini gösterebilen bir hastalıktır. Bu durumda ilerleyen yaşlarda vidalama gibi uzun süren ameliyatların yerine daha kısa süren Mikroteknikle İnternal Dekompresyon gibi bir ameliyat tercih edilmelidir. Ayrıca bu ameliyat yönteminde hastaların daha kısa sürede normal günlük yaşantılarına dönebilmeleri de büyük bir avantajdır.  Dar kanal hastalığı için ameliyat kararı uzman hekimler tarafından verilmeli ve gerekli tetkikler detaylı bir şekilde yapılmalıdır. Genellikle ilerleyen yaşlarda görülen bu rahatsızlık çeşitli nedenlere bağlı olarak genç yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Dar kanal hastalığı büyük ilerleme yaşanmayan ve çok geç kalınmayan durumlarda tamamen tedavi edilebilir ve hastalar çok kısa bir sürede tekrardan standart yaşam kalitesine ulaşabilirler. Bu nedenle teşhis ve tedavi süreçleri oldukça önemlidir.

Dar kanal tedavisi ve ameliyat yöntemi

Dar kanal hastalığı yüzünden yürüme mesafesi giderek kısalan, ayakta kalmakta güçlük çeken ve sadece öne eğik duruş pozisyonu ile hareket edebilen hastalar için dışardan yapılan cerrahi dışı müdahalelerin, fizik tedavinin ve çeşitli ilaç uygulamalarının yetersiz kalacağı bilinmelidir. Bazı durumlarda hastanın normal yani sağlıklı haline dönmesi için geç kalınmış olsa da cerrahi müdahale ile hastanın daha da kötüleşmesini engellemek için kaçınılmazdır. Dar omurilik kanalı belirli bir seviyede sona eren ve öylece bekleyen bir hastalık olmadığından, her geçen gün daha da kötüye gider ve hangi aşamada olursa olsun tedavi edilmelidir. Spinal stenoz yani dar kanal olarak bilinen rahatsızlığın tedavi yöntemlerinin hastaya net olarak söylenmemesi bu alanda tedavi ihtiyacı olan insanların kararlarını olumsuz olarak etkilemektedir. İnsanlar genel olarak bilmedikleri tedavilerden çekinirler. Ancak tedavi uygulanacak ya da ameliyat edilecek bölge omurga olduğu zaman çok daha fazla soru işaretine sahip olurlar. Bu nedenle hastalar iyi aydınlatılmalı ve dar kanal hastalığı için geliştirilen yeni ameliyat teknikleri ve tedaviler mutlaka hastalara aktarılmalı, doğru bir şekilde bilgilendirme yapılmalıdır. Günümüzde uygulanmakta olan Mikroteknikle İnternal Dekompresyon tekniği ile dar kanal hastalığı kolayca tedavi edilmektedir. Mikroteknikle İnternal Dekompresyon yöntemi omurga kanal darlığı tedavisinde uygulanan eski yöntemlere göre oldukça etkili ve daha avantajlı bir tedavi şeklidir. Hastaların herhangi bir şekilde vida ya da protez ile uğraşmaması hem ameliyat sürecinin hem de iyileşme sürecinin daha rahat atlatılmasını sağlar. Bu gerçekler kendilerine anlatıldığın, dar kanal hastalığı olan kişiler daha kolay bir şekilde ameliyata karar verirler.

Nöroşirurji Uzmanı

Doç. Dr. Ahmet Yıldızhan

www.ahmetyildizhan.net