EKONOMİ - SON DAKİKA
güncellenme zamanı 15.02 | 16.12.2008

Yılmaz: İşsizlik oranında bir miktar daha artış olabilir

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, "Büyüme düşecek, işsizlik oranında da bir miktar daha artış olabilir" dedi.
Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, 2009 yılı para ve kur politikasını anlattığı basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yılmaz, IMF ile yürütülen görüşmelere ilişkin bir soruya verdiği yanıtta, teknik düzeyde süren çalışmaların belli bir aşamaya geldiğini ve yapılan çalışmaların niyet mektubuna dönüştürülmesinin ise yeni yılın başından itibaren ilgililerle görüşüleceğini söyledi. Merkez Bankası’nın da bu konudaki görevini yaptığını ve yapmaya devam edeceğini belirten Yılmaz, büyüme ile ilgili soruya verdiği yanıtta ise, dünya ekonomilerinde ortaya çıkan gelişmelerin büyümeyle ilgili olarak daha önce söylenenlerin gerçekleşmesinin bayağı zor olduğunu gösterdiğini bildirdi. Türkiye’de dün açıklanan büyüme ve işsizlik rakamlarını da değerlendiren Yılmaz, "Büyümenin düşeceğini, işsizlik oranlarında da bir miktar daha artış olabileceğini düşündüğünü" kaydetti. Yılmaz, uluslararası piyasalarda yaşanan olumsuzlukların Türk ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin artacağını bildirdi. Yılmaz, bazı etkilerin şiddetinin de önümüzdeki dönemde daha da artacağına işaret etti.
Yapılması gerekenin, varolanı korumak için her türlü tedbiri almak olduğunu belirten Yılmaz, Merkez Bankası olarak gerekli tedbirleri aldıklarını ve almaya devam edeceklerini söyledi. Türkiye’den yabancı para çıkışının ise günlük konjonktüre bağlı olarak değiştiğini söyleyen Merkez Bankası Başkanı, ödemeler dengesi raporu açıklandığında son çeyrek itibariyle bu rakamın ortaya çıkacağını söyledi.
Enflasyon hedeflerinin tekrar revize edilip edilmeyeceğine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Yılmaz, Merkez Bankası’nın bunu bir kere yaptığını ve ne gibi bir kredibilite sorununa yol açtığını gördüklerini söyledi. Merkez Bankalarının mümkün olduğu kadar önlerine koydukları hedefleri değiştirmemelerinin esas olduğunu anlatan Yılmaz, bunun Merkez Bankası’nın toplumun diğer kesimleriyle yaptığı toplumsal bir sözleşme olduğunu bildirdi. Buna rağmen, Merkez Bankası farklı davranırsa insanların aldatılmış olacağını ve bunun güven kaybına yol açacağını belirten Yılmaz, "Elimizdeki veriler, iç ve dış talep koşulları, uluslararası emtia ve gıda fiyatları, önümüzdeki dönemde dezenflasyon sürecine önemli katkı sağlayacak" dedi.

12 MİLYAR DOLARLIK İŞÇİ DÖVİZİ
İşçi dövizlerinin reel sektöre kaynak olarak kullandırılmasına ilişkin bir soru üzerine de Durmuş Yılmaz, işçi dövizleriyle ilgili 12 milyar dolar tutarında bilançolarında bir stok bulunduğunu ve çeşitli şekillerde bu paranın kullanıldığını anlattı. Bugün itibariyle bu paranın Merkez Bankası’nın yükümlülüğü olduğunu belirten Yılmaz, yeni gelen taze fon olmadığını, birikmiş bir Merkez Bankası yükümlülüğü olduğunu anımsattı.
Bu paraya 300 binin üstünde müşteri bulunduğunu ve bu paranın söylenildiği gibi kullanılması için bu 300 bin kişiden muvafakat almaları gerektiğini belirten Yılmaz, bu muvafakat alınıp söz konusu kaynağın bir bankaya aktarıldığının düşünülmesi halinde ise bunun Merkez Bankası rezervinin 12 milyar dolar azalacağı anlamı taşıyacağını bildirdi.
Bu rezervin azalmasının uluslararası çerçevede birtakım hesapların yapılmasını gerekli kıldığını kaydeden Yılmaz, bunun da getireceği birtakım olumsuzluklar olduğuna işaret etti. Bunun, Merkez Bankası’nın rezervlerinden belli bir miktarını bir yere aktararak, kredi olarak kullanıldırmaya benzetilebileceğini söyleyen Yılmaz, işçi dövizlerinin yeni bir kaynak olmadığını tersine bir borç olduğunu anlattı. İşçi dövizlerinin Merkez Bankası bilançosundan çıkarılmasının, Banka kaynaklarından bir yerlere kredi verilmesi arasında bir fark bulunmadığını belirten Yılmaz, bunun olumsuz etkileri olduğunu kaydetti.
Dezenflasyon sürecinde maliye politikalarının son derece önemli olduğunu da belirten Yılmaz, hükümetin maliye politikasının, ortaya koydukları enflasyon hedefiyle uyumlu ve tutarlı olması gerektiğini belirtti. Yılmaz, Merkez Bankası kanununda bir değişikliğin hükümet ve kendileri açısından söz konusu olmadığını tekrarladı.

"CARİ AÇIK DARALACAK"
Fiyat istikrarının orta ve uzun vadede ekonominin en temel girdisi olduğunu belirten Yılmaz, fiyat istikrarının kamu malı olduğunu da kaydetti. Merkez Bankası’na, fiyat istikrarına eşit düzeyde yeni bir görev verilmesinin söz konusu olmaması gerektiğini söyleyen Yılmaz, Bankanın fiyat istikrarını sağlayarak büyümeye gerekli katkıyı sağladığını anlattı.
1995-2007 yılı arasında gerek reel gerek mali ve gerekse kamu kesiminin borç döndürme oranının 2001 krizi dahil olmak üzere yüzde 100’ün altına düşmediğini söyleyen Yılmaz, bazı dönemlerde yüzde 200’ü gördüğünü bildirdi. Bu yılın Eylül ayında reel sektörün yüzde 180 oranında borç çevirdiğini belirten Yılmaz, "Mevcut konjonktür çerçevesinde cari açık daralacak. Dolayısıyla ithalat, ihracatta bir daralma olacak. Ama ithalattaki daralma ihracattakinden daha fazla olacak. Bu çerçeveden baktığınız zaman Türkiye’nin finansman ihtiyacı, basında okuduğumuz, yazdığımız kadar kesinlikle yüksek olmayacak" dedi.
Diğer ülke merkez bankalarına tanındığı gibi Merkez Bankası’na da bir swap imkanı tanınması halinde elbette bunun iyi olacağını söyleyen Yılmaz, kendilerin şu ana kadar böyle bir girişimlerinin olmadığını söyledi. Yılmaz, böyle bir şeyi uluslararası platformlarda dillendirmediklerini kaydetti.
Reel sektörü doğrudan fonlamak için Exim kredisiyle ilgili bir düzenleme yaptıklarını da hatırlatan Yılmaz, reel sektöre katkılarının bu olduğunu bildirdi.



    Psp 3000
    Karne Zamanı Hediye Zamanı
    Maximuma özel peşin fiyatına 12 taksit
    Swatch Çocuk Saati
    Karne Zamanı Çoçuğunuzu Sevindirin
    World e özel peşin fiyatına 6 taksit