RSS
03.01.2009 - 19:07

Nice yıllara Bloody Mary!

Sitene Ekle
Mehmet Yalçın Şişedeki balıkmyalcin@tnn.net Tüm Yazıları »

Dünyada ilk kez bir kokteylin yaş günü kutlandı. 75’inci yaşına giren Bloody Mary, sadece bu kutlamayı değil, daha bile yüceltilmeyi hak eden muhteşem bir lezzet


Eylül ayının başlarında, dünyanın en değerli şarabı Romanee-Conti’nin mahzeninde şarabın üreticisi Aubert de Villaine ile bir grup şarabı tadarken, şişelerin önceden açılıp biraz içilmiş olduğunu fark etmiştim. Burgonya şarapçılığının saygın duayeni, her biri müzayedelerde kapışılan çok değerli şişelere bakıp “Şarapları dün bir tadım için açmıştık. Dijon Belediye Başkanı ve diğer bazı yetkililer buradaydı, onlara tattırmıştık” diye açıkladıktan sonra eklemişti: “Burgonya şaraplarının UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesine alınması girişimleri var, onlarla ilgili ziyaret ettiler, fikrimi aldılar...”
Şimdiye dek daha çok kasabaları, semtleri ve tarih... bölgeleri bu listeye alan Unesco’nun bu girişimi kulağıma çok keyifli gelmişti. Geçtiğimiz ay dünyanın en popüler kokteyli Bloody Mary’nin 75’inci yaş gününün kutlandığını duyunca, bu anekdot aklıma geldi. “UNESCO’nun şarabın dışında bu listeye alacağı başka lezzetler varsa, Bloody Mary mutlaka başlarında olmalı” diye düşünmeden edemedim...
Gerçekten de, yeryüzünde kokteyl denilen karışımların ilk yapılmaya başlandığı 1800’lerden bu yana, belki on binlerce kokteyl icat edildi, denendi. Bunlardan kitaplara girenlerin sayısı bile binleri buldu... Ancak dünyanın dört bir köşesinde bilinmek, tanınmak, yıllar boyu aralıksız ısmarlanmak şerefi, sadece üçüne ait oldu: Cin-tonik, Dry Martini, Bloody Mary...
Kokteyllerin bu büyük klasiklerinden cin-tonik, fazlaca yalın bir karışım, sadece cin, tonik ve limonun birlikteliğinden oluşuyor ve bir maharet gerektirmiyor. Dry Martini de çok sade, sek vermut ve cine bazen bir yeşil zeytin, bazen de limon kabuğu eşlik ediyor.
Ama Bloody Mary öyle mi? Domates suyu, limon suyu, votka, Worchester sosu, tabasco sos, karabiber, tuz, kimi tariflerde kereviz tuzu... Yarım düzineyi bulan bu malzeme, ortaya öyle bir karışım çıkarıyor ki, bir kokteyli geçiyor, adeta bir “sıvı yemek”, bir tür besleyici çorba oluyor. Diğer klasik kokteyllerden farklı olarak, barmenlik sanatını aşıyor, aşçılık sanatının inceliklerinden dahi rol çalıyor. 

Aslında tarihi 1920’lere, Paris’e doğru uzanıyor
Bunlardan dolayıdır ki, Bloody Mary bence dünyanın en iyi kokteyli. Issız adada tek kokteyl hakkım olsa, tercihim o.
Bu yüzden de, 75’inci yaş gününü coşkuyla kutluyorum, o varken diğer kokteyllerin yaş günlerini ise doğrusu merak bile etmiyorum...
Bloody Mary’nin 75’inci yılı, icat edildiği New York’ta geçenlerde kutlandı. Times Meydanı’nda gösteriler yapıldı, hatta bazı barlar kokteyli 75 yıl önceki fiyatı olan
99 sentten sundular. Doğum tarihi olarak da, 1933 yılını esas aldılar.

Bence kokteylin en önemli unsuru Worchester sosu
Gerçi Bloody Mary’nin tarihi daha da eskilere gidiyor, 1920’lere uzanıyor. 20’ler Paris’inin ünlü gece kulüplerinden Harry’s New York Bar’ının barmeni Fernand Petiot, bir akşam dostlarıyla birlikte Rus lokantasında yemek yiyor, yemekte bol bol da votka içiliyor. Petiot ve arkadaşları geç saatte bara dönünce, fazla çarpmasın diye aynı içkiyle devam etmek istiyorlar. Ortada restorandaki gibi füme balıklar, havyarlar olmadığından votkayı sek içmek zor. Petiot votkayı hafifletmek üzere karıştıracak bir şeyler arıyor. Ve eline bar tezgâhının arkasındaki domates suyu sürahisi geçiyor... Domates suyu ile votkanın adeta birbirleri için yaratılmış oldukları, orada o akşam keşfediliyor...
Kanlı Meri’nin adına gelince, bu egzotik ismi de o akşam barda bulunan Amerikalı şarkıcı Roy Barton koyuyor. Mary, Barton’un Amerika’da bıraktığı için hasret kaldığı nişanlısının adı...
Fransa’da pek tutulmayan içki, barmen Petiot 1933’te New York’taki St. Regis otelinin barına transfer olunca burada bir kez daha görücüye çıkıyor ve çok beğeniliyor. Petiot, o yıllarda Fransa’da bilinmeyen acı Lousiana biberlerinden yapılan tabasco sosu burada keşfediyor ve kokteyline katarak son rötuşu yapıyor. Acılı-ekşili-tuzlu kokteyl, böylece mükemmelleşiyor ve bir efsane oluyor...
Şimdiye dek milyonlarca kez ısmarlanmış olan bu kokteylin en önemli unsuru, bence Worchester sosu. Çürümüş hamsilerden sızan kara su ile yapılan bu çok ağır lezzetli sosun birkaç damlası, Bloody Mary’nin lezzetini doruğa çıkarıyor, tadını damakta bıraktırıyor ve ikincisini ısmarlatıyor... Uçaklarda hosteslerden istediğiniz bloody Mary’den istediğiniz lezzeti alamamanız, havayollarının genelde tembellik ve özensizlik edip Worchester sosu bulundurmaması yüzünden...
Bloody Mary’nin en güzel içildiği yer ise, ironik ama, Paris’in bulvar kahveleri. Buralarda kokteyli ısmarladığınızda, önünüze hazırlanarak değil, bir tepsi içinde malzeme olarak geliyor. Ortada bir uzun içki bardağında yarıya yakın sek votka, yanında açılmamış bir şişe domates suyu, soslar, tuz ve biberler, limon dilimleri ve bir kâse de buz... Ölçekleri arzunuza göre ayarlıyor, ardından afiyetle yudumluyorsunuz.
Fransızlar, vaktinde kıymetini bilmedikleri bu dünyanın en güzel kokteylinden, böyle özür diliyorlar...
Nice yıllara Bloody Mary... Sadece milyonlarca insanın damağını milyonlarca kez tatlandırdığın için değil, hakkında bu kadar yazı yazdırıp konuşturabildiğin için de... 

Bloody Mary nasıl yapılır?
Kokteyli icat eden barmen Fernand Petiot, 1964’te bir gazeteye kendi orijinal tarifini vermiş. Bugün pek çok barmen ufak değişiklikler yapsa da, Petiot’nun tarifi şöyle:
Şeykırın dibine dört atım tuz, iki atım karabiber, iki atım acı kırmızıbiber ve biraz da Worchester sosu serpilir. Bir damla limon suyu eklenir ve şeykır kırık buzla doldurulduktan sonra iki ölçek votka ve iki ölçek koyu domates suyu ile doldurulur. İyice çalkalandıktan sonra long drink bardağına süzülür.
Uluslararası Barmenler Birliği’nin resmi tarifi ise şöyle:
Bir long drink bardağına 4,5 cl. votka, 6 cl. domates suyu, 1,5 cl. de limon suyu eklenir. Birer damla Worchester sosu ile tabasco sosu, tuz ve biber konduktan sonra bardak küp buzlarla doldurulur. Bir karıştırıcı ile hafifçe karıştırılır ve kereviz tuzu serpilerek sunulur. Arzuya göre limon dilimi de eklenebilir.

©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.