BUGÜNLERİN tarihini kim yazacak? Elbette tarihçiler...
Peki, bu tarihin insanlarını kim yazacak?
İnsan olmasa tarih olur mu?
Tarihte sadece darbeler mi, seçimler mi, Milli Güvenlik Kurulu toplantıları mı, her gün gazetelerde okuduğumuz, televizyonlarda seyrettiğimiz olaylar mı olacak?
Ya bunların dışındaki insanlar, olaylar?
Bunları kim yazacak?
Valiler yazacak, kaymakamlar yazacak, hâkimler, savcılar, doktorlar, polisler yazacak, askerler yazacak, mimarlar, mühendisler, gazeteciler yazacak?
Nerede yazacaklar?
Anılarında; çok az da olsa yazmaya başladılar.
* * *
MUSTAFA PEÇEN, “Bir Cumhuriyet Savcısının Gözüyle Anadolu”‘yu yazmış, “Ahlat Unundan Ekmek” diyerek... (x)
Mustafa Peçen, 1956 yılında Konya’nın Hadim ilçesine atanmış, neredeyse, günü gününe not tutmuş, anlattıkları ilginç olaylar ve olayların içindeki insanlar.
* * *
BİR orman köyünde dumandan iki kişi zehirlenmiş, ölmüş; savcı köye gitmiş, olayın geçtiği köy evi öylesine yoksul ki, bacası bile tahtadan yapılmış...
Savcı anlatıyor:
“Evi incelerken salonun bir duvarının dibinde, yere yatay olarak uzatılmış 40 cm kadar çapında, yaklaşık üç metre kadar boyunda ve üzerinde sıra ile 4 veya 7 tane insan kafası konabilecek büyüklükte kentik bulunan yağlı ve adeta siyah renk almış durumda bir büyük direk gördüm. Bunun ne olduğunu sorduğumda, gayet rahatlıkla yastık olduğunu söylediler ve anlattılar. Geceleri soğuktan korunmak için ocağa kütükleri atarlar ve ayaklarını ocak tarafına gelecek şekilde yastık dedikleri direğe uzatıp, aile fertlerinin her biri kafasını direkteki bir oyuğa koyarak uyurlarmış. İşte böyle bir uyuma anında rüzgâr sebebiyle ocak bacasının çekmemesi üzerine karbonmonoksit zehirlenmesi sonucu aile fertlerinden ikisi ölmüştü. Biz de bu işin tahkikatına gelmiştik. Tabii burada en büyük suçlu cehalet ve sefaletti.”
1950’li 1960’lı yıllarda Anadolu’da insanlar böyle yaşıyor ve Ankara’da demokrasi kavgası yapılıyordu; bitmeyen kavga, hâlâ sürüyor...
* * *
BİR muhtar evliyken, yeniden evlenmek istiyor.
Nasıl olacak?
Eee, muhtar bu, devletin mührü elinde, bir ölüm belgesi hazırlar, ihtiyar heyeti üyelerinin adlarını yazıp kendisi de mühürler, karısı ölmüştür!
Eee, ölenle ölünmez ya, ikinci defa evlenir, hem de resmi nikâh kıyarak...
Aradan yıllar geçer, bir miras davası yüzünden ilk kadın mahkemeye gider, hâkim şaşırır:
“Hanım sen ölmüşsün!”
Muhtarın foyası meydana çıkar, ikinci nikâhın iptali için dava açılır. Muhtar bu defa, nüfus kaydında öldürdüğü ilk karısından boşanmak için dava açar.
Sonra ne olur?
Dava zamanaşımına girer, muhtar ceza almadan kurtarır.
Nâzım Hikmet “Memleketimden İnsan Manzaraları”nı boşuna mı yazmıştır?
—————
(x) Ezgi Kitabevi
Yaşam / Yazar Yazısı
İnsan manzaraları
03 Temmuz 2009
Yazarın Diğer Yazıları
- Bayram, Bektaşi ve izi...
- Kılıçdaroğlu rüzgârı v...
- KİMDİR BU HANEFİ AVCI...
- Osmanlı’yla kıyaslama...
- Başbakan’a dair...
- Her şey kokuyor...
- Başbakan da dertliymiş...
- Gerekli tedbirler...
- Taraf ve bitaraf...
- Politikada nükte...
- “Simonlar”ın Haliç’te ...
- Arka Sokaklar, TV’de f...
- Çok hızlı gelişme!!!
- Evlat acısı
- Anayasa böyle tartışıl...
- Semih...
- İlk cunta
- Hedef Yargı (2)
- SAKIN ŞAŞIRMAYIN!
- Komşunuz “Sakine’den h...
Yasam Kategorisi Yazarları
Diğer Yazarlar
Taha AkyolHangisi hain?
Melih AşıkKaset zaferi!
Aslı AydıntaşbaşNeden herkes bir bir ‘Hayır’a dönüyor?
Fikret BilaBahçeli neye hayır diyor?
Mehmet Ali BirandABD ve İsrail, PKK konusunda çok dikkatliler
Hasan Cemal‘Yetmez ama evet’in bazı gerekçeleri...
Güneri CıvaoğluOyların türküsü
Can DündarBir şarkı, bir gol, bir smaç
Mehveş EvinU2’yu yuh-tu yapmak
Kadri Gürsel‘Evet’, yeni anayasaya ‘hayır’ demektir
Doğan HeperBu bayram, milat olmalı
Semih İdizYarım jest, jest değildir
Metin MünirYaprakları solduran, kuşları susturan adam
Derya SazakSon düzlük
Devrim SevimayPAKET İÇİN 2 UZMANDAN FARKLI BAKIŞ
Güngör UrasÇarşı-pazar bayram coşkusunu yaşayamadı
Serpil YılmazGündoğan’da kitap kurtlarına rastladık
Yazarlarda ara
Foto Galeri
En yeni fotoğraf galerileri ...
Haberin Etiketleri

