Mutlu olmak için hepimiz değişmek istiyoruz. Kendimizde yapacağımız değişikliklerle mutlu olmanın yollarını arıyoruz. Bunun için önemli adımlar atıyoruz. Değişim için çabalasak hatta değiştiğimize inansak da bir an geliyor ve aslında hala mutsuz olduğumuzu fark ediyoruz. Bir türlü istediğimiz mutluluğa sahip olamıyoruz. İşte o an kendinize şu soruyu sorun: Değiştim mi gerçekten?

Her an her şey değişimdeyken biz neden kendimizi değiştiremiyoruz. Mutsuzum, her şey beni buluyor, kendimi makine gibi hissediyorum, işimi sevmiyorum ama mecburum gibi söylenmeler hayatımızın merkezinde yer alıyor. Karşımıza çıkan fırsatları beğenmediğimiz, değerlendiremediğimiz hatta karşımıza hiç fırsat çıkmadığını sandığımız bu an değişim isteğinin oluştuğu andır.

Saçımızın rengini değiştiriyoruz, tarzımızı değiştiriyoruz kendimizde değişiklikler yapıyoruz. Ama bu, gerçek değişim midir? Bu sizi nereye kadar mutlu eder?

Dönüşüm yolcuğu farkında olmakla başlar. Değişimi yürekten istemek gerek, yapabileceğinize, başaracağınıza inanmak, ama en önemlisi eyleme geçmek gerek. Evren eylemi sever, düşünceler yeterli değildir.

O halde değişime içten başlamalıyız. İçten değişim “kabul” ile başlar; önce kendimizi iyi ve kötü yönlerimizle olduğumuz gibi kabul edelim.

Değişmek için mucizeyi beklemeyin kendi mucizenizi keşfedin. İçinizdeki mucizeyi dışarıya çıkararak hayatınıza yeni bir yön verebilir gerçek bir değişim sağlayabilirsiniz. Hayata doğru konumlanmak için değişimi içten dışa yapılması gerekiyor. Bir sonraki yazımda içten dışa değişime giden yolu sizinle paylaşacağım.

Yaşamın şifresini çözme hazzını hissettiğinizde değiştiğinizi fark edeceksiniz. Ancak ruhun sonsuz olduğu bir evrende ben tamamım diyemeyiz. Yol bitmiyor, süreklilik önemli…