Demet Akbağ 'trafik kazası' travmasını atlattı mı?

Travmalar hayatımızda derin izler bırakıyor. Psikiyatr ve psikologların zaten 'bu yüzden' varlar... Travma denildiğinde aklıma gelen ilk şey Uzay Heparı ve Demet Akbağ elbette...

Demet Akbağ 'trafik kazası' travmasını atlattı mı?

Uzay Heparı'nın vefatı

Uzay Heparı'nın vefatı

90'ların ortasına gidelim. 31 Mayıs 1994'te, Sezen Aksu'yla beraber şahane işler yapan, henüz 24 yaşında olan Uzay Heparı vefat etti. Hem de hafızalarımızdan kolay kolay silinmeyecek bir şekilde.

Akbağ'ın park halindeki aracına çarpmıştı

Akbağ'ın park halindeki aracına çarpmıştı

1994'te yaşanan olayda motosiklet tutkunu olduğu bilinen Uzay Heparı, Demet Akbağ'ın park halindeki arabasına çarpmıştı. Aşırı hızlı gidiyordu ve Akbağ'ın park halindeki aracına çarpması yüzünden 11 gün boyunca yoğun bakımda kalmıştı.

Onu yeterince anlayamadık

Onu yeterince anlayamadık

O döneme dair yayınlanan haberlere ulaşmak mümkün. Demet Akbağ'ın yaşadığı şoku da video platformlarında görebiliyoruz. İşte bu noktada birçoğumuz Uzay Heparı'ya odaklandık. Nedense Demet Akbağ'ın psikolojisiyle sanki yeteri kadar ilgilenemedik.

Lütfiye'siz olmazdı

Lütfiye'siz olmazdı

Demet Akbağ, sanata sarıldı. Uzay Heparı'nın trajik ölümünden Demet Akbağ'ı sorumlu tutanlar bile çıktı. Sustu, kendi içinde yaşadı acısını. Ve kendini sanatla iyileştirdi. 'Bir Demet Tiyatro'yu Lütfiye karakteri olmadan düşünebilir misiniz mesela?

Çeyrek asır sonra ikinci kaza

Çeyrek asır sonra ikinci kaza

Akbağ, yakın zamanda bir acı 'kaza' daha yaşadı. Dile kolay, tam çeyrek asır sonra, bu yılın başlarında... Demet Akbağ'ın eşi Zafer Çika, mart ayında İzmir'in Narlıdere ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Demet Akbağ, bir kez daha 'trafik kazası' travması yaşadı. Hem de belki de tam iyileşmişken.

"Neden ben?" diye düşünmez misiniz?

"Neden ben?" diye düşünmez misiniz?

Kendimi Demet Akbağ'ın yerine koyuyorum. Suçluluk duyguları, "Neden ben?"ler havada uçuşuyor. Neden Demet Akbağ bu iki kazayı yaşadı? Neden Demet Akbağ gibi şahane bir komedi oyuncusunun hayatında bu kadar derin, dramatik acılar var? Matematikteki eksi ve artı olayı mı bu?

Can dostu Yılmaz Erdoğan yanında

Can dostu Yılmaz Erdoğan yanında

Demet Akbağ, güzel bir haberle gündemde. Can dostu Yılmaz Erdoğan sayesinde tekrar sahalara dönüyor. Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ'ın rol alacağı bir tiyatro oyununu, yazar ve yönetmen olarak sahnelemeye hazırlandığını açıklamış.

'Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?' gibi mi olacak?

'Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?' gibi mi olacak?

Hatırlayın, birkaç yıl önce Demet Akbağ 'şaka' programı yapmıştı. Hayata hep 'komedi'den bakan Demet Akbağ'ın yeni projesi hakkında pek bir fikrimiz yok. 1999'daki gibi 'Sen Hiç Ateşböceği Gördün mü?' gibi bir şey mi gelecek? Yoksa sürpriz bir proje mi? Henüz belli değil.

'Kaza süsü' bırakmadan gitmemeli

'Kaza süsü' bırakmadan gitmemeli

Demet Akbağ'ın komedi ile dram arasında gezinip duran hayatına Molatik olmamak imkânsız. Vega'nın şarkısındaki gibi 'Bu Sabahların Bir Anlamı Olmalı'; yani bu hayatın, bu acıların, bu hayata tutunma çabalarının muhakkak bir devamı olmalı.

Hayatındaki talihsiz trafik kazası travmalarını atlatmaya çalışan Demet Akbağ, umarım kendini kendine saklamaz ve bir gün karşımıza tamamen otobiyografik bir eserle bizleri selamlar. Bu dünyaya 'kaza süsü' bırakmadan giderse bizleri çok üzer. Üzmesin. Anlatsın travmasını da iyileşmesini de...

Bu makaleye ifade bırak