Demir eksikliği tüm dünyada en sık görülen besinsel eksikliktir. Günümüzde  dünya nüfusunun dörtte birinde demir eksikliği bulunmaktadır. Başta çocuklar, üreme çağındaki kadınlar ve yaşlılar olmak üzere her yaşta görülebilir.

Vücuttaki demir  depoları  diğer elementlerin depolarına  göre  çok daha az olduğu için  besinlerle yeterince demir alınmaz ise eksiklik belirtileri hemen ve bariz bir şekilde ortaya çıkar.

Demir eksikliğinin en sık görülen belirtileri  çabuk  yorulma, halsizlik, iştahsızlık, huzursuzluk, sinirlilik, saçlarda dökülme ve  demir eksikliği anemisidir.  Aneminin  başlamış  olması demir eksikliğinin  ileri seviyeyelere ulaştığını gösterir.  

 

Demir Eksikliği Anemisi

Ülkemizde en sık  görülen anemi demir eksikliğidir.  Demir eksikliği anemisi  tek başına  bir hastalık değil  ,  demir eksikliğine neden olan diğer  hastalıkların  bir  belirtisidir.

 Vücuttaki demirin %70’i  hemoglobin yapımında kullanılır.  Hemoglobin ise kandaki eritrositlerin içinde bulunan ve başlıca görevi dokulara oksijen taşımak olan bir moleküldür. Dolayısı ile  demir eksikliğinde    yeterince hemoglobin yapılamaz ve  eritrosit içindeki hemoglobin miktarı   ve kandaki eritrositlerin (kırmızı kan hücreleri)  sayısı azalır.  Sonuçta  dokulara   yeterince oksijen taşınamaz ve eksiklik derecesine göre anemi belirtileri ortaya çıkar.

 

İleri Dönem Demir Eksikliği Anemisinde  Öğrenme Güçlüğü Ve Unutkanlık Bile Oluşabilir.

Anemik hastalarda  genel demir eksikliği belirtilerine ilaveten  solukluk, halsizlik , kronik  yorgunluk , nefes darlığı , tırnak bozuklukları, toprak yeme isteği ,  huzursuz bacak, kalp hızında artma  gibi belirtiler  görülür.  İleri dönem demir eksikliği anemisinde ise  hem çocuklarda hem de  erişkinlerde  dikkat eksikliği  ve algılama bozuklukları ortaya çıkar. Bu çocuklarda öğrenme güçlüğü vardır   ve okul başarıları azalır. Hatta anemik çocuklar oyun oynarken bile tutuk ve yavaştırlar.  Yetişkinlerde ise  unutkanlık,  huzursuzluk, gerginlik ve depresif bir ruh hali vardır, çalışma performansları olumsuz etkilenir.  

 

Demir Eksikliği Anemisinde Tanı İçin Basit Kan Testleri Yeterli Olmaktadır.

Ayrıntılı bir öykü ve muayene sonrasında  tanı  için aşağıdaki   kan  testleri yapılır.  

 -Kan  hücrelerinin sayısını  ve içindeki hemoglobin miktarını gösteren  tam kan tetkiki (hemogram)

- Kan hücrelerinin mikroskop altında  incelendiği yapılan periferik yayma 

- Serumda   demir, demir bağlama kapasitesi ,  transferrin saturasyonu ve  ferritin  düzeylerinin  ölçümü.  

 

Serum  Ferritininin Azalması Demir Eksikliğinin En Güçlü Göstergesidir.

Demir eksikliği anemisinde  kandaki  demir ve hemoglobin konsantrasyonu azalmış,   total demir bağlama kapasitesi artmış olarak bulunur.  Ayrıca demir depolarının miktarını gösteren ferritin  miktarı  azalmıştır.   Serum  ferritininin azalması  demir eksikliğini gösteren en güçlü testtir.    

Tüm bu testlerle demir eksikliği anemisinin varlığı kesinleştirilir . Bundan sonra  ise demir eksikliğine neden olan  hastalığın bulunmasına yönelik   testler yapılmalıdır.

 

Demir Eksikliğinde  Öncelikle  Besinler İle Eksik Olan Demirin Yerine Konulması  Gerekir.

Besinlerle günlük alınması gereken demir miktarı 8-18 mg’dır . Eksiklik saptanmışsa  ve/veya kayıp fazla ise  bu miktarın arttırılması gereklidir. Gebelik döneminde günlük  demir ihtiyacı 27 mg’a kadar  çıkabilir.

En fazla demir içeren gıdalar ;  et ve et  ürünleri, karaciğer,  kuru fasülye,  nohut, mercimek, yumurtanın sarısı tavuk ve deniz ürünleridir.    

 

Yeteri Demir Alımı  Kadar  Yeterli Demir  Emiliminin Sağlanmasıda  Önemlidir.

Gıdalarla alınan demirin ancak yüzde 10-15   kadarı  emilebilir.  Neyse ki hayvansal gıdalar ile alınan demirin emilimi  diğerlerine göre   daha  fazladır.  Ama   en  fazla demir  içeren  dana karaciğerinin bile  100 gramında sadece   8,8 mg demir vardır ve bunun en fazla yüzde 15’inin emilebildiği de  bir gerçektir.

 

C  Vitamini   Demirin Sindirim  Kanalından  Emilimini Arttırır.

Emilimi arttırmak için   et ve et ürünleri   bol sebze ve yeşillikler ile tüketilmelidir.  Ayrıca baklagilleri  ve sebzeleri et ile pişirmek,   yumurtayı portakal suyu ile tüketmek  emilimi   arttıracaktır.   Yine emilimin maksimum düzeyde olması için  emilimi engelleyen süt ve süt ürünlerinin, çayın  ana öğünlerde  değil ara öğünlerde  alınması, mayalı ekmek tüketilmesi önerilir.

 

Demir eksikliği tanısı konduktan sonra yeni beslenme planına ilaveten  hemen  demir destek tedavisine  başlanır.

Bunun için ağızdan veya damar yolu ile verilen   demir ilaçları kullanılır.   

Demir Eksikliği Oluşumunu  Önlemek İçin Bebeklere  İlk 6 ay Sadece Anne Sütü Verilmelidir.

İlk 6 ay sadece anne sütü verilmeli,   6 .aydan sonra ise mutlaka demirden zengin ek gıdalar başlanmalıdır.  Bunlara ilaveten   4-12 ay arasındaki her bebeğe ve  3. ayını bitirmiş gebe kadınlara   mutlaka  demir desteği verilmeli  ve  takibi sağlanmalıdır.  Bir yaşına dek inek sütü alımı engellenmeli, bir yaşından sonra ise inek sütü demirden zenginleştirilmiş formulalar ile  verilmelidir.

Demir Tedavisi  Devam Ederken Mutlaka  Eksikliğe Sebep Olan Asıl Hastalık  Bulunmalıdır.

Bunun için  her yaş grubunda  özeliklede  çocuk ve yaşlılarda   sindirim sisteminde emilim bozukluğu yapan hastalıklar ,   üreme çağındaki kadınlarda ise  aşırı  vaginal  kanama ve buna  sebep olan hastalıklar  araştırılmalıdır.  Yaşlılarda ve erişkin  erkeklerde ise dışkı ile kronik  kan kayıplarına sebep   olabilen  mide-bağırsak hastalıkları  araştırılmalıdır.  Altta yatan hastalık bulunduktan sonra bu tedavi edilir ve yeniden eksiklik oluşmaması için demirden zengin diyete ve  idame dozunda tedaviye devam edilmelidir.   

Sağlıkla Kalın..