YaşamRSS
14 Nisan 2010 - 01:28

Demokratik açılımın simgesi polis copu...

Hasan Pulur Olaylar ve İnsanlarh.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Önce “Kürt açılımı” adını koydular... Sonra baktılar ki hem tepki çekiyor, hem de dar bir açılım, adını değiştirdiler:
“Milli birlik, beraberlik açılımı.”
Bu da bir süre sonra hoşlarına gitmedi, “milli” ya da “birlik” gibi laflar ettiler, bunu da beğenmediler, bazılarında başka şeyleri çağrıştırabilirdi.
Sonunda “demokratik açılım”da karar kıldılar...
* * *
Ellerinde malum adresler, çalmadık kapı bırakmadılar...
Hâlâ da çalıyorlar, ama eskisi gibi, alacaklı misali, zile kuvvetli basamıyorlar.
En büyük destekleyicilerinin “Barış ve Demokrasi Partisi“nin olacağını sanıyorlardı, yani çoğunlukla Kürtlerin desteklediği parti...
Anayasa değişiminin en büyük desteğini onlardan alacaklarını sanıyorlardı, hiç de öyle çıkmadı.
Bırakın bütün lafları, adam soruyor:
“Şu barajı ne yapacaksın?”
Biliyorsunuz, seçimde yüzde 10’un altında oy alan parti milletvekili çıkaramıyor, Meclis’e giremiyor.
BDP’liler de “Biz sizin payandanız değiliz” deyip çıktılar.
* * *
Bunlar kızsanız da, kabul etmeseniz de siyasetin gereğidir, olur böyle şeyler.
Ama öyle şeyler oluyor ki, hiç yakışmıyor.
Hele “demokratik açılım” diye yola çıktıysanız...
Pazar günü, Ankara’daki gösterilerde polisin çocukları nasıl dayaktan geçirdiğini görmüş olmalısınız..
Yükseköğretime Geçiş Sınavı yapılıyor, yaşları 15 ile en fazla 20 olması gereken, çoğu liseli çocuklar, gösteri düzenlemişler.
Niçin?
“Paralı öğrenime karşıyız!” diyorlar.
Diyemezler mi?
Niye demesinler?
Gösteri yasadışıymış, olabilir. Bu gösteriyi dağıtmanın başka yolu yok mu?
Hani bir laf var, orantısız güç kullanmak...
Bundan daha orantısız olabilir mi?
* * *
Bu “demokratik açılım”ın düzenleyicisi, koordinatörü kim?
İçişleri Bakanı Beşir Atalay!
Liseli gençleri, kız erkek demeden coplayanlar kim?
Polisler!
Polisler kime bağlı?
Jandarma olsa, asker olsa bir şeyler söyleyebilirsiniz de...
Ama bu nedir?
Bu da mı derin devletin marifeti, ya da darbe planlarını hazırlayanların mı?
İşte size “demokratik açılım”ın bir perdesi, iyi seyirler.
* * *
Bir gencin “Parasız öğrenim istiyoruz!” demesinin demokratik olmayan yanı nedir?
Üstelik Fethiye’deki olaydan sonra...
Oğlunun dershane parasını ödeyemeyen anne, cezaevine gönderiliyor, oğlu annesinin bu haline dayanamıyor intihar ediyor.
Buna karşı çıkanları da “parasız eğitim” dedikleri için dövüyorlar, hırpalıyorlar, yerlerde sürüklüyorlar.
“Demokratik açılım” hayranları ne olur anlayın...
Son pişmanlıklar hep para etmedi, yazık oluyor.
* * *
DİPNOT: Ahmet Türk’e yapılan saldırıyı elbette kınıyoruz, şiddet nereden gelirse gelsin, kime saldırılsa saldırılsın, anlamı değişmez. Şiddet şiddettir.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Dünya klasikleri arasında yer alan 'Çanlar kimin için çalıyor?'adlı eserin yazarı kimdir?
Markapon
©Copyright 2010