Depresyon, dünya çapında 350 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen bir zihin hastalığıdır ve sosyal, psikolojik ve biyolojik faktörlerden oluşan karmaşık nedenleri vardır. Bu rahatsızlık, düşünceleri, ruh halini, fiziksel sağlığı kötü etkilerken günlük hayata ve işlevselliğe de müdahale edebilir.

Depresyon genellikle stresi ve bununla başa çıkmak için bazı sağlıksız alışkanlıkları da beraber getirir. Sürekli depresyon haline sebep olan bu alışkanlıklar çözüm sunmaktan çok, problemi daha kötü hale getirebilirler.

Olumsuza takılı kalmak
Kafanızda olumsuz şeyleri tekrar tekrar döndürmek alışkanlığı depresyon geliştirme olasılığını dört kat artırır. Bu ister doğal olarak yapınızda olsun, ister sonradan geliştirmiş olun, bu döngüyü kırmak çok önemlidir. Daha sağlıklı ve pozitif düşünce modelleri geliştirmeniz gerekir.

Olumlu şeyleri görmekte zorlanıyorsanız, yazıyla not alarak kendiniz için vurgulayın. Meditasyon ve yoga zihninizi düşünce döngülerinden kurtarmak ve ana odaklanmak için kanıtlanmış yöntemlerdir. Ayrıca mükemmeliyetçilikten ve yüksek beklentilerden vazgeçin. Mükemmel diye bir şey yoktur, her şey ve herkes kusurludur.

Baş etmek için alkol ve ilaç kullanımı
Alkol ve ilaçlar ruh halinde geçici bir iyileşme sağlasalar da, ne kadar bağımlı olursanız, o kadar karşıt etki göstermeye başlarlar. Kimyasallar vücudunuzdan ve beyninizden atıldığında ruh haliniz daha da kötüye gider.

Bu da alkol ve ilaç alma isteğini artırarak kısır bir döngü başlatır. Araştırmalara göre zihin sağlığı problemleri olan kişilerin yarısında alkol ve ilaç problemi de mevcuttur. Günde iki bardağı geçmemek üzere kendinize bir alkol sınırı koyun veya tamamen bırakmayı deneyin.

Kendinizi izole etmek
Başkalarıyla iletişim kurmak doğamızda vardır ve zihinsel sağlığımız için gereklidir. Eğer depresyon halinde insanlarla iç içe olmakta zorlanıyorsanız, gönüllü bir işe girin veya hayır işi yapın. Bu hem daha iyi hissetmenizi sağlayacak hem de insanlarla ister istemez iletişime geçtiğiniz içinsürekli depresyon haline katkıda bulunan izole olma hissini azaltacaktır.

Dua ve meditasyon gibi ruhani yönelimlerin ve çalışmaların da, beynin depresyona karşı koruyan bölümlerini kalınlaştırarak yardımcı olduğu kanıtlanmıştır.

Sosyal medya takıntısı
Ekranlara bakarak vakti harcamak, cihazlardan kronik bir şekilde güncelleme yapmak ve hayatınızı devamlı olarak başkalarıyla kıyaslamak sürekli depresyon haline katkı yapan bir takıntıdır. Bu, aynı zamanda gerçek hayatta kuracağınız sosyal ilişkilerden ve dahil olacağınız ağlardan vakit çalarak kötü ruh halini pekiştirebilir.

Eğer sosyal medyada gördükleriniz, kendiniz ve hayatınız konusunda yetersizlik hislerine sebep oluyorsa, düşünmeden bu alışkanlığınızı bırakın ve gerçek hayattaki ilişkilere odaklanmaya çalışın.

Çok fazla kötü haber izlemek
Artık 24 saat kesintisiz bir haber akışının ortasında yaşıyoruz ve daha dramatik, daha sansasyonel haberler ilgi çektikleri için daha çok karşımıza çıkıyorlar. Ancak bazı kişiler haberleri çok fazla takip ettiği için olumsuz etkilerini yaşıyor olabilir. Araştırmalarda olumsuz haberlere daha çok maruz kalanların, endişe ve mutsuzluk seviyeleri beklendiği gibi daha yüksek çıkmıştır. Ayrıca bu kişilerde kendi endişelerini büyütmek ve felaket haline getirmek yönelimi de daha yüksektir. Haber tüketiminizi azaltın ve haber kaynağınız olarak dramatik olayları büyütenleri değil, ciddi ve makul haberleri veren kaynakları seçin.

Yeterince uyumamak
Çoğumuz için uyku, diğer aktiviteler karşılığında ilk gözden çıkarılandır. Ancak iyi bir gece uykusu ruh halini iyileştirir, stresi azaltır ve beyin sağlığını korur. Bunların hepsi depresyona karşı etkilidir.

Temiz bir uyku için gecede 9 saati ayırmak, tutarlı saatlerde yatıp, kalkmak ve gece geç saatlerde ağır yemeklerden, kafein ve alkol alımından kaçınmak gerekir. Alkol uykunuzu getirse bile alınan uykunun kalitesini azaltır. Eğer uykusuzluk veya uyku apnesi problemleri yaşanıyorsa vakit kaybetmeden doktora danışmak gerekir.

Kötü beslenme tercihleri
Kötü beslenmek sadece fiziksel sağlığınızı olumsuz olarak etkilemez, aynı zamanda sürekli depresyon haline neden olabilir. Örneğin somonda bulunan omega-3 yağlarının depresyon görülme ihtimalini azalttığı kanıtlanmışken, şeker tüketimi depresyon riskini artırır.

Hatta depresyonun en çok görüldüğü ülkeler, şeker tüketiminin en fazla ve balık tüketiminin en az olduğu ülkelerdir. B ve D vitaminlerinin eksikliği de depresyonla ilgili bir unsur olabilir. Bazı diğer araştırmalar ise sebze ve meyve tüketimini daha iyi zihinsel sağlıkla ilişkili bulmuştur.

Hemen Sağlık