‘’evin içerisine güneş ışığı sızdırmaz,
sizi sabahları güzel uykunuzdan asla
uyandırmaz eve de doktor getirir…’’


Bugün sizler için yine bir zamanlar yaşam alanlarımızda çok enteresan ayrılmaz bir ikili olan eşyayı inceledim.

Türk Dil Kurumunun güncel sözlüğünde birine baktığımızda “Çok ince gözenekli pamuk, ipek veya sentetik dokuma. Diğeri için baktığımızda ise “Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü.” olarak karşımıza çıkıyor. Neyden mi bahsediyorum? Tabi ki Tül ve Perde… Haydi, başlayalım incelemeye o vakit.

Özünde insanoğlunun; insanların evlerini, başka insanların görmesini engellemek için keşfettiği settir. Tabi zamanla değişen teknoloji, tasarım ve medeniyet ile beraber dekorasyonda güçlü unsur oldu.
Aslında tül perde bir nevi ikili mantıktır. Yani ya gösterir ya göstermez seçeneklerinin dışında bir ev eşyasıdır. Hem gösterir hem de göstermez desek yeridir. Bu bağlamda muhteşem bir icat mı desem tasarım mı yoksa buluş mu desek bilemedim. Siz karar verin artık.

Bu ikilinin günlük hayatta normal işlevinden bağımsız olarak öyle çok fonksiyonu vardır ki düşününce “Vayy be!” dedim bende… (Belki bizim kültüre özgüdür…)  Mesela; Kız çocuklarına gelinlik, kedilere (şimdi efendim bu kedilerin ön patilerinde beşerden, arka ayaklarında da dörderden sekiz toplamda on sekiz tırnak bulunur. Kiiii her tırnak jilet keskinliğindedir. İşlemden sonra arkaya bakmadan gidilir.) merdiven gibi çoklu kullanımlara açık bu modeli bir kaç ayda bir yıkamak, yıkayınca koklama seromonisi ayrıca hoştur. Naylonlu olduğu için pamuklular gibi tüm kokuyu içine çekmez, kendi kokusunu da saklar. Ama ütülemek hoş değildir. Ayrıca çok meşakkatlidir. Düşünün Koca 3 x 2 metre tül ve perde salonun ortasında ütü masasının üzerinde tam karşıda TV açık izdivaç programı izlenerek ancak ütüleniyor. Ya da kadın kocasına ‘’ benim bugün tülleri ütüleyeceğim hiç vaktim yok..’ demesinden anlayın ki zorluk ve ne kadar zaman aldığını… Protest evlerde ütülenmemiş klasik modeller, hem protest hem modern evlerde krinkıl bulunur. Şimdi onun da modası geçmiş organze moda, renkleri de güzel ama hem pahalı hem kolay zedeleniyor.

   Birde tül, evin mahrem statüsünü sorgulanır bir yarı açıklık üzerinden yeniden tanımlar. Tül perdeli ev, hem batı gözünde alandır, hem de bazen onu sıyırarak bazen sıyırmadan dışarıya bakan insanların, sokağın bir parçasıdır. Batı ülkelerinde ise pek rastlanmayan perde türüdür. Genelde bu diyarlarda İnsanlar ya hiç perde kullanmaz, ya da dikey(veya stor) perde kullanırlar. Kitle iletişim araçlarından en önemlisi yayıncılık yapan gazetelerin Modayı, trendi teşvik etiğine dair örnekler. Eskiden Tan, Günaydın ve Güneş gazetelerinin verdiği kalıp gipür…

  Aslında dışarıdan bakıldığında içeriyi göstermeyen perde türüdür diyoruz genelde fakat yanılıyoruz! Neden mi? Çünkü geceleri tam tersi işler. Işık açıkken tül perde her ayrıntıyı titizlikle dışarı yansıtır. Tül perdelere güven olmaz derim. Benden demesi.

   Bazense bu ikili insansı huy gibi bizi enteresan zamanlarda “gıcık” da edebiliyor. Veya biz öyle zannediyoruz. Aslında cansız bir nesne kendisi. Rüzgâr vesilesiyle uçuşmaya başladığında bir müddet sonra oturduğunuz yerde elimize, kolumuza, yüzümüze, başımıza veya kullanmakta olduğumuz dizüstü bilgisayara dolanmak suretiyle bizi sıklıkla rahatsız edebilecek şeydir kendisi. Perdeyi de çekersiniz ama o tül perde yine uçuşmanın bir yolunu bulur o pencere kapanana kadar. Ve birde evlilik hazırlıkları sırasında üzerinde en çok düşünülen, kayınvalide, anne, abla gibi ailenin o evrede önemli ve belirleyici efradının her an potansiyellere sebep olabilecek, evlilikten, evden ve pencereden soğutabilen ciddi birde sektörü olup 5500 kadarda çeşidi olan bir eşya ki bu konuyu fazla irdelemeyeyim diyorum.

  Tül, Perde hakkında en popüler olan sağda-solda, konu-komşudan, eşten dosttan en çok işittiklerimiz ise şöyle sıraladım (eksikleri siz de ilave edebilirsiniz);
- Kem gözlerin sizin mahreminizi görmesini engelleyendir.
- Boyutu ise “ahan da” şu kadar değildir! Pencerenin ebatları ve altın oran baz alınarak ayarlanır.
- Bir evin pencerelerinde farklı perdeler takılı ise bilin ki orası öğrenci evidir. Eğer o perdeler  sürekli kapalıysa o öğrenci okula gitmiyordur geceleri takılıp gündüzleri uyuyordur ya da karanlığı çok sevendir.
- Perde ev kadınlarının vazgeçilmez süs veya dekoratif malzemesidir.
-Yeri geldiğinde kanepeden bile pahalıdır…

Anneler genel olarak odada sigara içirmeme sebebini öncelikle perdelerin kokmasını,(haklı olarak) sararmasını, pislik bağlamasını bahane gösterirler sanki o hale gelince insanlar pencereleri taşlayacaklar, bu ev pislik yuvasıdır deyip mimleyecekler. (bunu en çok genç ergen bireylerden işittim)
   
Mizahi pencereden bakacak olursak eğer; Bence en makbul olanı  kalın bir kumaştan yapılmışçasına olandır. Bunlar evin içerisine güneş ışığı sızdırmaz, sizi sabahları güzel uykunuzdan asla uyandırmaz eve de doktor getirir. Bunlarla birlikte bilumum haşere yakalayacağıdır. Genel olarak eve girmeye teşebbüs eden sinek, arı, red dragon gibi hayvanlar bunlara takılır, bu sayede ev sahibi terlik, oda deodorantı ya da” iron blade” ile bu zararlıları imha edebilir.

Son olarak ilk defa perde almayı planladığımızda epey zorlanıyoruz haliyle. Özellikle de sona bırakılmışsa bayağı eğlenceli de oluyor. Evvela bir kere oturma grubuna ve mobilyaya uyacak, hem renk hem de tasarım olarak; sonra kendi içinde uyumlu olacak, fonu tülüne, boncuklar fonuna yakışacak filan; sonra parkelere, duvarlara, pencerelere, halılara hatta tavana avizeye filan da uyumlu olması lazım. Bunca parametreyi düşününce insan iyice sıyırıyor, artık ten uyumuna, kıyafetlerinize, saç/göz renginize hatta dünya barışına katkısına göre perdeyi seçer durumda buluyorsunuz kendinizi.

O Güzel bir günün sizinle olması dileğiyle sağlıcakla kalın. Bizi takip etmeye devam edin