"Eyvah, dün akşam ne yaptım ben? İki pizza, iki dilim pasta, iki paket de çikolata yedim. Neden? Çünkü yeme atağı geldi yine..." Bu cümlelerin zihinde tanımlaması nasıldır acaba bir bakalım; "yeme atağı" diye bir şey var, sanki birisi, dışarıdan birisi, ufukta görünüyor ve üstünüze üstünüze geliyor. Sizde kontrol yok, o gelişi kabul ediyorsunuz. Geliyor ve yeme işlemini size yaptırıyor, sonra da gidiyor. Sizde kalan ne? Önce rahatlama, sonra bir iki kilo ve arkasından pişmanlık... :(

Ben bu yeme atağını kanatlı bir ejderhaya benzetiyorum, ufuktan görünüyor, "dikkat ejderha geliyor" çıkar şimdi kılıcını ve kes başını... İlla bir atak gelsin istiyorsan yürüyüş atağını, spor atağını çağır. :) Hoş gelsin, kabul et, at kendini dışarıya ya da spor salonuna. Hiç değilse atak bir işe yarasın. Bu atağın sonunda terler, toksinlerini atarsın, beyninde sağ ve sol lobu dengeler, mutluluk hormonuyla gülümsersin ve 300-500 gram da verirsin.

Her zaman "sorunlarınızı dile getiriş şeklinize bakın, size zihninizde neler olup bittiğini açıklar" diyorum. İşte bu da onlardan biri. Duygusal dalgalanmalar sonuncunda yeme atağınız oluyorsa ve siz bunu "yeme atağı geldi" diye dile getiriyorsanız, atağa güç verirsiniz, atağı beslersiniz ve atağın hep gelmesini kabul edersiniz. Sanki bunu değiştirmek sizin elinizde değilmiş gibi düşünürsünüz ve atağa teslim olursunuz. Çünkü her söyleminiz kuvvetli bir telkindir.

Eğer sizin de böyle ataklarınız varsa ilk adım olarak atağınızı somut bir şeye benzetin, sonra da onu nasıl ve ne ile öldüreceğinize karar verin. Ve kendinize atak öldükten sonra yapacak faydalı bir şey bulun.

Sevgi ve sağlıkla ilerleyin...

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu 

www.arzubiyiklioglu.com