GündemRSS
16.02.2013 - 02:30 | Son Güncelleme: 16.02.2013-0:14

Dink ailesinin avukatları ‘yeni tanık’ta temkinli

Hrant Dink’in katili Samast’ın yargılandığı dosyaya dilekçe göndererek tanıklık yapmak isteyen Tokat Cezaevi’nde tutuklu bulunan M.A. için ailenin avukatlarından Çetin, “İfadelerinden sonra değerlendirme yapabileceğiz” dedi

Sitene Ekle

ESRA ALUS İstanbul

Cinayet suçundan tutuklu bulunduğu Tokat Cezaevi’nden Ogün Samast’ın yargılandığı İstanbul 2. Çocuk Mahkemesi’ne mektup gönderen M.A, özetle şöyle dedi:
“2006 yılı 6. ayında 1. Ordu’da ve İstanbul Jandarma’da görevli iki rütbeli tarafından uçakla Trabzon’a gönderildim. Devlet görevlilerinin vasıtasıyla Erhan Tuncel’le görüştüm. Erhan’la bir suikast yapılacağı ama suikastın kime yapılacağı kesin olmamakla ilgili görüşme yaptık. Sonra Ardeşen’e giderek başka şahıslarla görüştük. Erhan, Ardeşen Emniyeti’nde çeşitli kişilerle görüştü. Daha sonra İstanbul’a döndük. Büyükada’daki Aya Yorgi Kilisesi’ne gittik. Dink’ten önce ilk hedef misyonerlik yaptığı istihbaratını aldığımız
Aya Yorgi papazıydı.
 Keşif yaptık, fotoğraf çektik. Eylemden sonra kaçılabilecek tahmini yerleri gözden geçirdik. Erhan bu işi 23 Nisan veya 29 Ekim’de yapmamız gerektiğini söyledi. O tarihte adada ayin yapıldığını, cemaatin orada olacağını, kaçmanın kolay olacağını söyledi. Erhan, Trabzon’da vurulan ‘Papaz Santoro’yu’ kastederek, ‘Onu da biz gömdük’ dedi.  Dink suikastını Erhan ve ben yapacaktık.  O dönem jandarma istihbaratçısıydım. Suikasttan sonra Erhan ve beni istihbaratçılar alarak onların eşliğinde önce Artvin’e, Gürcistan’a, Gürcistan’dan Rusya’ya geçiş yapacaktık. Olay yeri delilleri, telefon kayıtları (sinyalleri) ve kamera kayıtları yok edilecek ve ulaşılamayacaktı.  Erhan’ın verdiği ve Dink’i vuracağım silahla başka bir cinayet işledim.”

‘Dediklerini görelim’
Dink ailesinin avukatları şöyle konuştu:
-  Fetiye Çetin: Bu yeni tanık en azından ‘Benim can güvenliğimi sağlayın, benim anlatacağım şeyler var’ diyor.  İfadelerinden sonra ancak bir değerlendirme yapabileceğiz.
-  Bahri Belen: Bu beyanlar henüz elimde değil.  ‘Bu şunu kanıtlıyor’ deme imkanım yok. Bu beyanları gördükten sonra ancak yorum yapabiliriz.
-  Hakan Bakırcıoğlu: Ortaya çıkan tanıklığın sonuna kadar araştırılması gerekir.
-  Kemal Aytaç: Bilgi ve belgeden bahsediliyor. Biz hiçbirisini görmedik.

 

‘Behçet Oktay’ı ben öldürdüm’
Gazeteport ise Tokat Cezaevinde “adam öldürme” suçundan tutuklu bulunan M.A.’nın, daha önce de Özel Harekat Dairesi Başkanı Behçet Oktay’ı öldürdüğünü söylediğini yazdı. Tokat Cezaevi’nde yatan ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na mektup gönderen tutuklu, Oktay’ı “Başkalarının azmettirmesi sonucu kendisinin öldürdüğünü” öne sürdü. Savcılıkta ifadesi alınan kişinin, iddiaları inandırıcı bulunmadı ve takipsizlik kararı verildi. Haberde, aynı kişinin bu kez Hrant Dink’in öldürülmesi olayına karıştığına yönelik savcılığa bir mektup yazdığı bildirildi.

 

‘Dava açacağım’
M.A.’nın ifadelerinde “Birlikte suikast yapacaktık” dediği Erhan Tuncel, bu kişiyi tanımadığını ve bahsi geçen tarihlerde İstanbul’da olmadığını savundu. Tuncel, Dink davasının ciddiyetten uzak olduğunu iddia ederek, “Bahsedilen şahıs dinleneceğine şu anda tespitli 24 tane kamu görevlisi var, onlar Dink cinayeti hakkında herkesten daha fazla bilgiye sahip; onlar dinlensin” dedi. Tuncel, bu kişilerin daha önceden DDK, Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından tespitli olduğunu söyledi. Mahkemeye buna benzer onlarca ifade geldiğini belirten Tuncel, hepsinin arkasının boş çıktığını öne sürdü. Tuncel, M.A.’ya hakkında iftira attığı gerekçesiyle dava açacağını belirtti.
ARİF BALKAN İstanbul
 
 

‘Kozmik oda’ talebi
Dink Ailesi’nin avukatları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir dilekçe vererek, 2009 yılında Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) Ankara Bölge Başkanlığı’nda (kozmik odada) yapılan aramalarda Dink cinayetine ilişkin belge varsa ele geçirilen belgelerin istenilmesini de talep etti. Avukatlar dilekçede, basında 2009 yılında Ankara Çukurambar semtinde Bülent Arınç’a yönelik suikast iddiaları üzerine Genelkurmay STK’da yapılan aramalarda savcılığın, MİT’in Meclis’e gönderdiği ihbar mektubunda anlatılanlara benzer bilgilere ulaştığı öğrenildi iddialarının yer aldığını kaydetti. Bu nedenlerle, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılarak, STK arşivlerinde yapılan incelemelerde ve yürütülen soruşturmada Hrant Dink cinayetine dair bilgilere ulaşılması durumunda bu bilgilerin istenilmesine karar verilmesi talep edildi.

 

‘Vurana 1,5 milyon $’
M.A, Hrant Dink cinayeti için 1,5 milyon dolar para ödülünün konulduğunu anlatıyor. Balyoz darbe planına ilişkin bilgisi olduğunu da ima eden M.A., mektubunda, “1. Ordu’da yapılan darbe seminerini anlatacağım. Yapılan suikaste karşılık verilecek olan 1,5 milyon doları kimlerin vereceğini anlatacağım. Daha doğrusu Ergenekon terör örgütünün Karadeniz yapılanmasını anlatacağım” diyor. M.A., Hrant Dink cinayetinin Kaos eylem planının parçası olduğunu ileri sürerek, “Bunu Ergenekon davası patladıktan sonra anlayabildim. Bize vatanperver, vatansever bu ülkeye gönül vermiş kişiler gibi görünen kişilerin aslında hain olduklarını sonradan gördüm. Ben ve benim gibilerin kullanıldığını sonradan anladım” diyor.
 


En son çıkan oyunları mı merak ediyorsunuz? Oyun tutkunları buraya!

Yorum Yazın
Gönder
Detaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
Günün İş Fırsatları
Tüm İlanlar desteği ile
Jimnastikte atlamayı kolaylaştıran, bir ucu sabit, öteki ucu esneyen sıçrama tahtasının adı nedir?
©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.