17.05.2018 11:20 | Son Güncelleme:
AA

Bakan'dan çok sert Kudüs tepkisi!

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "İsrail katliamı Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne götürülmeli" dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsrail'in  Filistinlileri katletmesine ilişkin "Yarın Cenevre'de İnsan Hakları Konseyi  toplanacak ve burada bağımsız bir soruşturma yapılması için karar çıkacak.  İnsanlığa karşı işlenen bu suçun bağımsız bir komisyon tarafından incelenmesi ve  bu rapor doğrultusunda da İsrail'in artık hukuk önünde de cevap vermesi  gerekiyor." dedi. 

Çavuşoğlu, TRT Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve  soruları yanıtladı.

Gazze'de yaşanan İsrail katliamı konusunda Türkiye olarak bir duruş  sergilediklerini, adım attıklarını ancak bunun tek başına Türkiye'nin meselesi  olmadığını ve sadece Türkiye'nin çabalarının yeterli olmayacağını vurgulayan  Çavuşoğlu, Birleşmiş Milletlerin (BM) rolünün önemine dikkat çekti.

Çavuşoğlu, yaşananlar konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın  sadece İslam dünyasından liderleri değil, aynı zamanda Papa, Rusya Devlet Başkanı  Vladimir Putin ve diğer liderleri de aradığını belirterek, hem Başbakan Binali  Yıldırım hem de kendisinin muhataplarını aradığını söyledi.

Çavuşoğlu, amaçlarının tüm dünyayı bu konu etrafında birleştirmek  olduğunu kaydetti.

Yarın İslam İşbirliği Teşkilatını (İİT) toplayacaklarını ve ayrıca  büyük bir miting yapacaklarını dile getiren Çavuşoğlu, bazı liderlerin de  istemeleri halinde söz konusu mitinge katılacağı bilgisini verdi.

Çavuşoğlu, bugün Kahire'de Arap Ligi Dışişleri Bakanları Toplantısı  olacağını ve cuma günü de Cenevre'de "İnsan Hakları Konseyi"nin toplanacağını  aktararak, bu toplantılarda, ABD ve İsrail'e güçlü mesaj vermek bakımından güçlü  kararların çıkmasının önemine işaret etti.

"Ama sadece yarınla yetinirsek olmaz. Sonraki adım BM Güvenlik  Konseyine bu konuyu gündeme getirmek." diyen Çavuşoğlu, bu çerçevede üyeleri tek  tek aradıklarının altını çizdi.

Sonraki adımın ise Genel Kurul olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, şöyle  devam etti:

"Burada bir karar çıkartmamız lazım. Dün Güney Afrika Dışişleri Bakanı  ile görüştüm ve kendisiyle hem Afrika Birliği hem de BM'de iş birliği yapacağız  ki Filistin konusunda sesini en çok çıkartan bir ülke olarak Filistin acısını en  iyi anlayanlardan. Fakat buralardan karar çıkması önemli değil artık, hesap  verebilirlik önemli. Bunun Uluslararası Ceza Mahkemesine götürülmesi gerekiyor ve  bunu tabii Filistin götürebiliyor, üçüncü bir ülke götüremiyor. Yarın Cenevre'de  İnsan Hakları Konseyi toplanacak ve burada bağımsız bir soruşturma yapılması için  karar çıkacak. İnsanlığa karşı işlenen bu suçun bağımsız bir komisyon tarafından  incelenmesi gerekiyor ve bu rapor doğrultusunda da İsrail'in artık hukuk önünde  de cevap vermesi gerekiyor."

Bakan Çavuşoğlu, AB ile bu konuda yakın iş birliği içinde olduklarını  ve bu çerçevede geçen hafta önemli bir toplantı yaptıklarını hatırlatarak, iş  birliğini devam ettireceklerini vurguladı.

İsrail'in Ankara Büyükelçisi Eitan Naeh'in attığı tweetlerle ortamı  tahrik ettiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, büyükelçinin Türkiye'den ayrıldığı  sırada Dış Hatlar Gidiş Terminali'ni kullandığını ve kendisine gerekli prosedürün  uygulandığını belirtti.

İsrail ile yaşanan gerilim

İsrail'in Gazze'deki katliamının ardından Türkiye'nin Tel Aviv ve  Washington büyükelçilerini kendilerinin istişareler için çağırdığını, İsrail'in  göndermediğini belirten Çavuşoğlu, her iki büyükelçiyle de görüştüğünü söyledi.

Çavuşoğlu, İsrail ile ilişkileri, Mavi Marmara olayından sonra  Türkiye’nin şartlarını yerine getirdiği için normalleştirdiklerini anımsatarak,  "O zamanda biz çok açık ve net bir şekilde söyledik ki, sizin Filistin'de  Gazze'de onların haklarını ihlal eden adımlarınıza sessiz kalacağımız anlamına  gelmez. Eleştirinin tonu, senin orada yaptığın ihlallerin seviyesiyle orantılı.  Daha önceki 3 şartımızı yerine getirdi diye, ilişkilerimizi normalleştirdik diye,  İsrail’in zulmüne göz yumamayız, sessiz kalamayız. Hükümet olarak, devlet olarak,  millet olarak biz buna sessiz kalamayız." diye konuştu.

İsrail’in tavrını siyonist olmayan Musevilerin de eleştirdiğine işaret  eden Dışişleri Bakanı, "En ufak vicdanı olan bir insan hangi dinden olursa olsun  bunu kabullenemez. Musevilerin çoğu da çok ağır bir şekilde eleştiriyorlar. Ve  bize de diyorlar ki; ‘Siz Siyonistlerle Siyonist Musevileri çok iyi ayırt  ediyorsunuz'. Teşekkür ediyorlar Cumhurbaşkanımıza. Biz, Musevilere tarih boyunca  yardım etmişiz. Bizde antisemitizm yok. Biz de İsrail’e tepki var." ifadelerini  kullandı.

 Çavuşoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu kararı yakın çevresiyle tek  başına aldığını belirterek, "Biliyorum ki; bakanlar kurulunda birçok kişi eski  Dışişleri Bakanı (Rex) Tillerson dahil bu adımlara karşıydı. Tillerson'ın  söylediğine göre (taşınma) en az 5-6 yıl sürerdi. Biz de ABD nezdinde tepkimizi  koyuyoruz. ABD’nin yaptığı yanlışa başından beri karşı çıkıyoruz. BM'deki  aldırdığımız karar da ABD’nin aldığı bu yanlış karara karşı alınmış bir karardı."  dedi.

 "ABD'nin güvenilirliği gidiyor"

Çavuşoğlu, ABD'den kendilerine yönelik bu konuda "Ağır yüklenmeyin"  gibi beklentiler olduğunu dile getirerek, "Yanlış adım atacaksın, Ortadoğu barış  sürecini tamamen ortadan kaldıracaksın, ne uğruna? İsrail oradaki kardeşlerimizi  katletti, çok sayıda şehidimiz var. Ne amaçla kime hizmet ediyorsun."  değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin büyükelçiliği taşıma kararını kimle istişare ettiğini de  sorgulayan Çavuşoğlu, "İİT Dönem Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sık sık arıyorsun,  bu adımı atarken doğru olup olmayacağını istişare ettin mi, danıştın mı? Müslüman  ülke liderleriyle görüştü mü? Onu bilmiyoruz. Fikri alınacak bir kişi varsa o da  birinci düzeyde Cumhurbaşkanımızdır. Aynı şekilde Ürdün Kralı Abdullah. Kudüs'ün  hamisi Ürdün'dür. Dolayısıyla bunlarla istişare edildi mi? Ben yaptım ettim  olmaz, güçlüyüm olmaz." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, ABD'nin aynı tutumu İran’ın nükleer programına ilişkin de  sergilediğine dikkati çekerek, "İran konusunda da aynısını yapıyor. 'Ben  istediğim kararı alırım' olmaz. Olmayacak da. Artık bütün dünya sorgulamaya  başladı. Güvenilirlik gidiyor. Ciddi belirsizlik var. Ciddi bir endişe olduğunu  görüyoruz. Herkes bizim kadar dik duramıyor değişik sebeplerden dolayı. O zaman  Türkiye sesini çıkardığında 'Kimse Türkiye niye gür sesini çıkarıyor demesin?'  Biz yanlışın karşısında olmaya devam edeceğiz." dedi.

Yaralıların durumu

Filistin ve Gazze'deki yaralılar için Türkiye'nin her türlü girişimi  yaptığını belirten Bakan Çavuşoğlu, İsrail'i eleştirerek, şunları kaydetti:

"İnsani değerlerden tamamen uzak bir yönetim var. Aynı şekilde  Başbakan Yardımcımız Recep Bey, Dünya Sağlık Örgütünün başkanı kendisinin yakın  arkadaşı, onunla temasa geçti. Tüm çabalarımızı gösteriyoruz. Bu insanlar  Mısır'da da tedavi olsunlar fark etmez. Çok sayıda yaralı var. Bu insanların  Türkiye'de ya da en yakın yerde hastanelere taşınması lazım. Biz bu konuda  hazırız. Buna bile engel çıkaran bir yönetim var. Tamamen insanlıktan uzaklaşmış  bir yönetim var maalesef."

Hakan Atilla davası

Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın ABD'deki  davada 32 ay hapis cezasına mahkum edildiğinin ve savcının talep ettiği cezaya  göre daha az ceza aldığının hatırlatılması üzerine Çavuşoğlu, "Tabii talep edilen  ceza miktarına baktığınız zaman öyle fakat suçsuz insana bir gün de ceza versen  haksızlıktır. Neticede başından beri belli. FETÖ'nün hazırladığı iddianamelerden  yola çıkılarak New York'ta FETÖ motifli bir dava açıldı. FETÖ'ye yakın hakim ve  savcılar bunu başlattı. Jüri niye karar vermekte zorlandı? Kimler baskı yaptı.  Çünkü ortada bir delil yok. Zaten Rıza Sarraf'ın da Hakan Attila ile ilgili  hiçbir suçlaması olmadı. Tamamen siyasi motifli. 32 aya sevinmek doğru değil bana  göre. Suçsuz bir insana 32 ay ceza vermek de hukuka aykırıdır." değerlendirmesini  yaptı.

Çavuşoğlu, söz konusu davanın başka boyutları olabileceğine dair  yorumlara ilişkin de Türkiye'nin hem hukuki boyutta hem de diplomatik alanda  girişimlerini sürdürdüğüne dikkati çekerek, "Haksız süreç var, hakkımızı da bizim  savunmamız lazım." dedi.

"YPG'nin Menbiç'ten çekilmesi önemli"

Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile 4 Haziran'da  yapacakları görüşmedeki gündem maddelerinin ne olacağına dair bir soruya, çalışma  gruplarının konsolosluk ve hukuki konuları sürdürdüğüne işaret ederek, "Bu konuda  bir ön mutabakat var ancak ABD'de dışişleri bakanı değişikliği nedeniyle maalesef  bu onay gerçekleşemedi." yanıtını verdi.

4 Haziran'daki görüşmede, ön mutabakatın onayını yapıp, bir an önce  uygulamaya geçmeyi umduklarını dile getiren Çavuşoğlu, "Burada özellikle YPG'nin  Menbiç'ten çekilmesi önemli. YPG'nin sadece Menbiç'ten çekilmesi yetmez. Şu anda  YPG'nin kontrolündeki tüm bölgelerin istikrara yeniden kavuşturulması önemli.  Buranın güvenliği, kimler yönetecek? Elbette ileride siyasi çözüm olduğu zaman  merkezi yönetime entegre edilecek şekilde olması lazım." diye konuştu.

Çavuşoğlu, ABD-Türkiye ilişkilerini bozan en önemli faktörün ABD'nin  YPG'ye destek vermesi ve hemen Türkiye sınırının az ötesinde bir terör koridoru  oluşturulmasına yardım etmesi olduğunu ifade ederek, "Dolayısıyla bu  ilişkilerimizin normalleştirilmesi için önemli ama sadece bu yol haritası sadece  ilişkilerimizin biraz olsun normalleşmesine vesile olmayacak, Suriye'nin geleceği  için de çok önemli bir adım olacak." yorumunu yaptı.

Suriye'de herhangi bir sonuca doğru gidilip gidilmediği sorusuna  Çavuşoğlu, "Burada en önemli problem, Cenevre sürecinin yeniden  canlandırılamaması. Maalesef Cenevre süreci Astana sayesinde 6 defa toplandı. Ama  herhangi bir somut adım görmedik. Bunun da sebebi belli. Rejim, Cenevre'de  herhangi bir konuyu muhalefetle veya diğerleriyle görüşmek istemiyor." cevabını  verdi.

Çavuşoğlu, Batı ülkelerinin de Cenevre sürecini canlandırmak adına  istenilen kıvamda olmadığına değinerek, "Korkarım Cenevre'de bu iş gelişmezse,  adımlar atılmazsa, başka bir platforma gidebilir. Mesela Astana'ya da gidebilir."  ifadelerini kullandı.

Suriye'de çatışmaların azalmasında Halep'ten bu yana Türkiye'nin  önemli bir rolü olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, ateşkes ihlallerine rağmen bu  ihlallerin sınırlı bir hale geldiğini söyledi.

İdlib'de kurulan 12 gözlem noktası için Genelkurmayı tebrik eden ve  bunların yapılmasının kolay olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, bu gözlem  noktalarını amacının ihlallerin önüne geçmek olduğunu belirtti.

"ABD'nin ciddi bir prestij kaybı var"

ABD'nin İran ile nükleer anlaşmadan geri çekilmesinin sonuçları ve  Türkiye'ye etkileri hakkında bir soruya ilişkin Çavuşoğlu, tek bir ülkenin  yaptırım kararı ile bunun olmayacağını dile getirerek, "ABD'nin tek başına 'ben  yaptırım kararı alıyorum, herkes alsın' demesinden herkes rahatsız, başta AB  olmak üzere." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, ABD'nin dayatmacı yaklaşımları yüzünden diğer ülkelerde  direnç başladığına dikkati çekerek, "ABD'nin uluslararası camia üzerindeki o  istediğini yaptıran anlayışı ile eskiden beri devam eden o nüfuzu ciddi bir  şekilde azalmaya başladı. Ciddi bir prestij kaybı var." ifadelerini kullandı.

Yaklaşan 24 Haziran seçimleri için yurt dışı seçmenlere yönelik  Çavuşoğlu, gurbetçilerin sıkıntılarının çözülmesi için artık elektronik ortamda  oy verme uygulamasına geçilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

 

Bu habere ifade bırak
  • 13Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 2Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy16