Yaktığından daha az enerji al ve kilo ver;kilo vermenin en nihai ve basit denklemi gibi söylenen bu söz aslında tamamen YANLIŞ!

Yediğim her şeyin kalorisini sayayım, az kalori alayım hemen zayıflayayım düşüncesi en yaygın efsanelerden. Ancak bu kadar basit ilerlemiyor vücudumuzun döngüsü. Yediğiniz besinin karbonhidrat, protein ve yağ oranları devreye giriyor bu noktada.

Düşünün ki eşit kalorilerde tavuk ve pasta yediniz. Pastadan karbonhidrat, yağ almışken tavuk yediğinizde protein ağırlıklı bir enerji almış oluyorsunuz. Tavuktan aldığınız proteinlerin termik etkisini varsayarsak kısa sürede vücut yakmaya başlıyor, ancak aynı durum pasta için geçerli olmuyor ve alınan enerjinin bir kısmı yağ olarak depolanıyor.

Gerçek şu ki bireylerin kalori alımının sayısal değeri, vücut bileşenini etkileyen tak faktör değildir. Aslında dikkat edilmesi gereken en az 4 faktör bulunmaktadır;

1. Alınan Besinin Termik Etkisi
Besinin termik etkisi sindirilme,emilme ve özümsenme aşamalarında ihtiyaç duyulan enerji miktarının yanı sıra gıda sindirildiğinde merkezi sinir sisteminin metabolizma üzerindeki uyrarıcı etkisi sonucu harcanan enerjiyi ölçer. Üç makrobesin arasında (karbonhidrat, protein, yağ) protein en yüksek termik etkiye sahip olandır.

2. Alınan Besinin Lif Içeriği
Kimyasal yapısından dolayı lif bir karbonhidrat olarak sınıflandırılır, ancak diğer karbonhidratlardan farklı olarak lif kısmen sindirilemeyen bir gıdadır. 1 gram lif 4 kalori olsa da bu kaloriler sindirilmeyecek ve vücutta emilmeyecektir. Dolayısıyla 300kalorilik barbunya(3 te biri liften oluşur) tükettiyseniz yaklaşık 100 kalori sindirim borunuzda sindirilmeden yol alacaktır.

3. Alınan Besinin GlisemikIndeks ve İnsulin Miktarı
İnsülinin temel görevi glikozu(şeker) çizgili kaslara taşımak olsa da diğer pek çok besin bileşenini de gerekli depolama alanlarına taşır, buna yağ da dahildir. Karbonhidrat tüketimi fazla insulin salgılanmasına ve yağlı gıda tüketimi kandaki lipid seviyesinin artmasına sebep olduğu için bu ikili beraber tüketildiğinde yağ Depolanması tetiklenmektedir.

4. Öğünlerin Miktarı, Sıklığı ve Zamanı
Aşırı ve dengesiz öğünler, vücudun bir daha ne zaman gıda alınacağını kestirememesinden dolayı alınan gıdayı depolamaya teşvik eder. Aksine daha az ve sık öğünler yağ kaybında artış ve alınan besinin daha iyi kullanılmasını sağlar. Aynı zamanda yatmadan hemen önce tüketilen fazlaca karbonhidrat insulin salınımını artırır, gecelik yağ yakımını engeller ve uyku sırasında yağ depolanmasını artırır.

Gördüğünüz gibi kişi günlük olarak nispeten daha az kalori tüketebiliyor olabilir, ancak aynı zamanda yağ depolamayı tetikliyor da olabilir.Kötü gıda tercihi, makrobesinleri verimsizce birleştirmek, dengesiz ve düzensiz gıda tüketimi zayıflama sürecince yapılan hatalardan sadece bazıları.

Burda ne kadar kalori aldım yerine hangi besin grubundan ne aldım sorusu sorulmalı. Sağlıklı bir beslenme planında günlük alınan enerjini %50-60'ı karbonhidratlardan, %12-15'i proteinlerden, %25-30'u yağlardan olmalıdır.Bu oranlar sağlandığı sürece sağlıklı bir beslenmeden söz edilebilir ve ancak bu şekilde sağlıklı bir kilo kaybı mümkün olabilir.

Yani gün içinde 1000 kalori aldım diye sevinirken hepsi yağa dönüşebilme potansiyelinde olan besinleri tüketirseniz kilo vermeniz mümkün olmaz, hem de aç kalmış olursunuz. Ancak sağlıklı bir şekilde aldığınız 1500 kalorinin bir kısmı siz daha yerken yakılmaya başlayabilir.

Kalori sadece kalori değildir, unutmayın. Kilo vermek asla az kalori almak değildir, bunu kendinize yapmayın yapanlara da yaptırmayın.