Doğa Rutkay'ın minnettarlığı: Bazı şeyleri unuttuk galiba

İlişki yaşarken artık birbirimize teşekkür etmeyi unuttuk sanki. Teşekkür etmiyor, minnet duymuyor, vefa ve sorumluluk hissetmiyor gibiyiz. Doğa Rutkay, eşine duyduğu minnettarlığı çok güzel ifade etti. Herkes artık sevdiğine onu ne kadar sevdiğini ve ona neler borçlu olduğunu söyleyebilir mi lütfen? 
 

Doğa Rutkay'ın minnettarlığı: Bazı şeyleri unuttuk galiba

İlişkilerde ortak payda

İlişkilerde ortak payda

Ne yazık ki, birbirimize karşı beslediğimiz duyguları usul usul, farkına varmadan kaybediyoruz.

Tüm ilişkilerin temelini oluşturması gereken bu duygular, nedense bizi terk etti.

Kendimizi ve duygularımızı ifade etmekte zorlanıyoruz.

O duygular içimizde olsa bile, ifade etmiyoruz.
 

Başaramadığımız şey ne?

Başaramadığımız şey ne?

Sevgiyi ifade etmek artık daha kolay.

Mesela Münir Nurettin Selçuk'un vaktiyle "Desem ki ben seni pek çok.../ Hayır kızar bilirim/ Tereddütüm acaba hiddetinden az mı elim?" dediği, insanlarının sevgilerini ifade etmek isterken bile çektiği çileyi anlattığı zor dönemleri atlattık.

Artık "Seni seviyorum" cümlesi bir çırpıda, üzerine düşünülmeden söyleniyor.

Hatta belki de çabuk tüketiliyor.

Fakat sevgiden sonra gelen tüm güzel şeyleri ifade etmekte tereddütlerimiz var.

Örneğin, teşekkür, takdir, övgü ve minnet yavaş yavaş gündemimizden çıktı.

Teşekkür etmeyi unuttuk

Teşekkür etmeyi unuttuk

İşyerinde ve sosyal hayatta üstlendiğimiz roller icabı teşekkür etsek ve karşımızdakine üstünkörü takdir sunsak bile, eve gelip kapıyı kapattıktan sonra sevdiğimiz kişiye teşekkür etmiyoruz.

Su istiyoruz mesela, su geliyor, içiyoruz ve bitiyor.

"Teşekkürler" kelimesi, rafta kullanılmayı bekliyor.

Minnettarlık sözlükte mi kaldı?

Minnettarlık sözlükte mi kaldı?

Bu yüzden eşlerin birbirine minnet duyguları da azaldı.

Minnet duymuyor, birbirleri için yapılan şeylere karşı minnettar kalmıyorlar.

"O zaten benim eşim, yapmak zorunda" diye düşünülüyor.

Yok ya, bu kadar kolay mı cidden?

İlişkilerde her şey 'görev' midir?

İlişkilerde her şey 'görev' midir?

Bir ilişkide tarafların birbiri için sarfettiği çaba, ortaya koyduğu tüm emek 'görevden' mi ibaret?

Öyleyse, sevgi bunun neresinde?

Sevgi uğruna birlikte yürürken, nasıl oldu da kendimizi 'ilişki bir görevler bütünüdür' algısının içine hapsettik?

Doğa Rutkay ne dedi?

Doğa Rutkay ne dedi?

Tüm bu soruların nedeni, uzun zamandır duymadığımız cinsten bir açıklama yapan Doğa Rutkay.

Doğa Hanım, eşi Kerimcan Kamal'dan bahsederken şöyle diyor: 

"İşin içinden çıkamayacağımı düşündüğüm her anda sakin tavrı için bir ömür kendisine minnettar olacağım. O olmasaydı hiçbir an olmazdı."

Ne kadar ince, ne kadar açıkça teşekkür ediyor...

Şunları söylemeyi, birbirimizi övmeyi ve takdir etmeyi unutmasaydık, ne güzel olurdu sahiden...

"Her şey onun sayesinde"

"Her şey onun sayesinde"

Sahip olduğumuz her şey birbirimizin sayesinde ve bunu ifade edebilmek kadar güzel bir şey yok.

Birlikte günler, haftalar, aylar, yıllar geçirdiğiniz insan sayesinde şu anki halinize ulaştınız.

O olmasaydı, başka bir şey olacaktınız elbette.

Öyleyse, birbirimizin emeklerini ve yardımlarını unutmadan yaşamak gerek.

Eşlerin birbirini takdir edebilmesi

Eşlerin birbirini takdir edebilmesi

Tekrar birbirimizi takdir edebilmemiz, tekrar birbirimizi övebilmemiz lazım.

Bildiğimiz ve özlediğimiz o ilişki tanımlarına ancak bu şekilde geri döneceğiz.

Takdir edin, teşekkür edin, minnettar kalın; sizden hiçbir şey eksilmeyecek, ilişkiniz ise tekrar tanımlanacak.


andac.uzel@demirorenmedya.com

Bu makaleye ifade bırak