Her geçen gün artan nüfusu, trafiği ve stresiyle şehirlerden kaçma isteği artıyor. İstanbul gibi büyük şehirlerde müstakil hayat sunan alternatifler ekonomik olarak tercihleri zorlarken var olan evlerin ise konfor ve bakım sorunu müstakil evlerde yaşamı zorlaştırıyor. İşte tam bu noktada çözüm olarak yaşam alanlarını mimari stil ve tarzların ölçeklerinden faydalanarak kendimizi ait hissettiğimiz, arzu ettiğimiz hayatı oluşturma gayretine giriyoruz. Bir nevi vegan mekanlar oluşturuyoruz. Veganlığın temelinde nasıl çevreyi korumak, hayvanlara duyulan saygı ve sağlıklı beslenme söz konusuysa vegan mekanlarda çevreye duyarlı, ekolojik yapıları ile doğal ürünler kullanılan, kişinin kendini ait hissettiği, sağlıklı mekanlar olarak tanımlayarak ilişki kurabiliriz.

Genelde country, İskandinav gibi mimari stillerin içinde hayata geçirilen doğal yaşamlara günümüzde ciddi eklemeler yaparak daha üst düzey alanlar yaratmak mümkün. Ekolojik yapılarıyla gelişen malzeme zenginliği bu konuda hem kimyasallardan arınmış özgün yaşam alanları yaratmak için yardımcı oluyor hem de  sağlık konusunda her geçen gün artan endişelerimiz için iyi bir yol göstericisi vazifesi görüyor.

Yaşam alanlarımızı doğal öğelerle nasıl tasarlayabiliriz? Bu konuda çok fazla detaya dikkat etmek gerekiyor. İç mekanlarda öncelikli olarak duvarlar önemlidir. Duvarlarda sentetik kimyasal içerikli boya veya kaplamalardan kaçınmamız gerekiyor. Aynı zamanda yalıtım özelliği olan doğal taşlar, duvarlar için harika çözümleme araçları. Duvar kağıtları konusunda çok titiz bir seçim yapılması gerekiyor. Özel bambulardan yapılmış veya doğal malzemelerden üretilmiş kağıtlar dışında tercihler yapmamak, yine önemli adımlardan biri.

Zeminlerde masif parke, doğal taş veya ham ağaç kullanmak estetik olarak algımıza hitap ederken aynı zamanda doğal yaşam alanımız için uygun malzemeler olacaktır. Evin her alanında kullanılabilecek bu zemin malzemelerin zengin bir çeşitliliği olduğu için her zevk ve tarz için uygun olur.

Banyo, mutfak gibi alanlarda kullanılan lavabo veya  küvet gibi ekipmanları,  doğal taş, ahşap veya seramiklerden tercih etmek yine önemli bir ayrıntı.

Yaşam alanlarında kullandığımız mobilyaları masif ahşaplardan seçerken kullanılan tekstil ürünlerinin suni boya içermeyen, kimyasallardan arınmış ekolojik olmasına dikkat etmemiz gereklidir. Alanlardaki tüm tekstil ürünleri, koltuk kumaşı, sandalye, halı, perde, her ürünün doğal malzemelerden yapılmış olduğundan emin olmamız, vegan dostu alanlar için en önemli adımlardandır.

Eğer mekanlarda, duvar kullanmadan bölme ihtiyacı hissediyorsanız canlı duvar dediğimiz masif ahşapla hazırlanan iskeletlere çiçekler yerleştirebilirsiniz. Betonarme veya ekolojik olmayan bir seperatör, ayıraç kullanmaktan kurtulmuş olursunuz.

Doğal yaşam, doğada gözlemlediğimiz her şeydir. Doğada gördüğümüz her rengi, her dokuyu, sesi yaşam alanlarına maksimum ölçekte taşıyabilme sanatıyla vegan dostu yaşam alanları yaratmak mümkün.

Hepinize sağlık, huzur dolu bir hafta diliyorum.

Sevgilerimle

İç mimar Meral Akçay