22.04.2009 01:31 | Son Güncelleme:

Doğu Perinçek’in itirazına cevap

Ergenekon savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın, İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in iddianameyle ilgili yaptığı 10 konuya ilişkin itiraza cevap verdi

Doğu Perinçek’in itirazına cevap

Savcılar, Tuncay Güney’in ifadelerinin 16 sayfalık özetinden yararlandıklarını açıkladılar
İtiraz: Tuncay Güney mülâkatında yer almamasına rağmen, iddianamede mülâkata gönderme yapılarak “Ergenekon Yeniden Yapılanma Temel Belgesi’ni Doğu Perinçek, Suphi Karaman, Hasan Yalçın, Deniz Bilge, Erol Bilbilik Bilecik’te hazırladılar” deniyor.
Cevap: Ergenekon dokümanının Veli Küçük’ün Bilecik ilinde görev yaptığı dönemde hazırlandığı yer almakta ise de, özet çalışmasında yer aldığı şekil ile belgenin Bilecik’te hazırlandığı (yazıldığı) belirtilmemiştir.
İtiraz: İddianamenin 1415 ve devamı sayfalarında Perinçek’in, Veli Küçük’e “arz ederim” sözcükleriyle biten bir mektup yolladığı iddiası yer alıyor. Dava dosyasındaki mektup incelendiğinde böyle bir ifadenin olmadığı ortaya çıkmıştı.
Cevap: Sanığın hukuki durumunun değerlendirildiği bölümde, bu iddia yer almayarak, hukuki bir sonuç bağlanmamıştır.
İtiraz: Savcılar iddianamenin 280. sayfasında “Doğu Perinçek’in, PKK kurucusu ve PKK’nın ikinci lideri olduğunu” iddia etmişlerdi. Perinçek bu iddiayı daha önce verilmiş mahkeme kararları ve Milli Savunma Bakanlığı’nın resmi yazılarıyla çürüttü.
Cevap: Sanığın hukuki durumunun değerlendirildiği bölümde, bu iddia yer almayarak, hukuki bir sonuç bağlanmamıştır.

“PKK mektupları” suçlaması
İtiraz: İddianamede Perinçek’in Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarıldığı ve Türkiye’ye getirildiği dönemde, TSK ile PKK arasında görüşmeler örgütlediği ve toplantılar düzenlediği iddia edildi. Oysa Perinçek, o dönemde Haymana Cezaevi’nde tutukluydu. 
Cevap: Öcalan’ın avukatı ile yapılan görüşmelerde bizzat hazır bulunduğu kabul ve iddiası yer almayarak, mülâkatın bu kısmına hukuki bir sonuç bağlanmamıştır.
İtiraz: Perinçek iddianamede sahteliği kesinleşmiş ve iftira oldukları mahkeme kararları ile belirlenmiş mektuplarla da suçlandı. 
Cevap: Mektupların PKK tarafından Perinçek’e gönderildiği iddia edilmemiştir. Hukuki durumun değerlendirildiği bölümde mektupların gerçek olduğu kabul ve iddiası yer almayarak, bu mektuplara hukuki bir sonuç bağlanmamıştır. 
İtiraz: Ergenekon savcıları “Ulusal Kanal’ı Ergenekon örgütü kurdu” dedi. Ancak ticaret sicili ve RTÜK kayıtlarıyla Ulusal Kanal’ın kuruluş tarihinin 15 Aralık 1994 olduğu sabit. İddianamede Ergenekon’un 1999 yılında kurulduğu iddia ediliyor. 
Cevap: Ergenekon 1999 öncesinde kuruldu.

 

Hukuki sonuca bağlanmadıysa iddianameye niçin konmuştur?
Perinçek, savcıların cevabıyla ilgili olarak, “Suçlamalar çöktü ve savcılar ‘hukuki sonucu olmayan’ bir psikolojik savaş yürüttüklerini kabul ettiler. Bu iftiralar hukuki sonuca bağlanmadı ise iddianameye niçin konmuştur? Hukuki sonucu yoksa Mahkeme niçin bu iftiraları çürüten kanıtları topluyor? İş olsun diye mi?
İddianameler, hukuki sonuca bağlanmayan iftira metinleri midir? Aslında bu mazeret, savcıların bu iddianameyi psikolojik savaş kastıyla imzaladıklarını kanıtlayan bir itiraftır. Hukuki sonuca bağlanmadığına göre, bu psikolojik savaş malzemelerinin yargılama makamlarını ilgilendirmediği açıktır” dedi.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0
EtiketlerErgenekon